murakabe ile ilgili hadisler - allahın kulları denetlemesi ile ilgili hadisi şerifler

عَنْ أبِي ذَرٍّ جُنْدُبِ بْنِ جُنَادَةَ ، وأبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ مُعاذِ بْنِ جَبَل رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا ، عنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ، قَالَ : « اِتَّقِ اللَّهَ حَيْثُمَا كُنْتَ وأَتْبِعِ السَّيِّئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا، وخَالِقِ النَّاسَ بخُلُقٍ حَسَنٍ » رَوَاهُ التِّرْمِذِي وقَالَ : حديثٌ حسنٌ .

Ebû Zerr Cündeb İbni Cünâde ve Ebû Abdurrahman Muâz İbni Cebel radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Hazreti Ahmed ü Mahmud u Muhammed Mustafa Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Nerede bulunursan bulun, Allah’tan kork ve hep takva duygusu içinde ol! Bir günaha düşmüşsen, arkasından hemen bir iyilik yap ki, o günahı siliversin. İnsanlarla olan muamelelerinde de güzel ahlâktan hiç ayrılma!”

(Tirmizî, Birr 55)

عن ابنِ عبَّاسٍ ، رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا ، قَالَ : « كُنْتُ خَلْفَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يوْماً فَقَالَ : « يَا غُلامُ إِنِّي أُعَلِّمُكَ كَلِمَاتٍ : « اِحْفَظِ اللَّهَ يَحْفَظْكَ اِحْفَظِ اللَّهَ تَجِدْهُ تُجَاهَكَ ، إِذَا سَأَلْتَ فَاسْأَلِ اللَّهَ ، وَإِذَا اسْتَعَنْتَ فَاسْتَعِنْ بِاللَّهِ ، وَاعْلَمْ : أَنَّ الأُمَّةَ لَوِ اجتَمَعَتْ عَلَى أَنْ يَنْفَعُوكَ بِشَيْءٍ ، لَمْ يَنْفَعُوكَ إِلاَّ بِشَيْءٍ قَدْ كَتَبَهُ اللَّهُ لَكَ ، وإِنِ اجْتَمَعُوا عَلَى أَنْ يَضُرُّوكَ بِشَيْءٍ ، لَمْ يَضُرُّوكَ إِلاَّ بَشَيْءٍ قدْ كَتَبَهُ اللَّهُ عَليْكَ ، رُفِعَتِ الأقْلامُ ، وَجَفَّتِ الصُّحُفُ».

Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhümâ’dan nakledildiğine göre şöyle demiştir:

Bir gün kâinatın yüzü suyu hürmetine yaratıl¬dığı rehberimiz Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in terkisinde bulunuyordum. Bana şöyle buyurdular:

“Ey delikanlı, sana birkaç kelime öğreteyim! Yüce Allah’ın emir ve nehiylerini gözet ki, Allah da seni gözetsin. Allah’ın hakkına riayet et ki, O’nu karşında bulasın. İstediğini sadece Allah’tan iste; yardım dilediğin zaman da sadece O’ndan yardım dile. Kat’iyen bil ki, bütün insanlar toplanıp sana bir yardımda bulunmak isteseler, Allah’ın senin için yazdığının dışında bir yardımda bulunamazlar. Ve yine bütün insanlar sana zarar vermek için bir araya gelseler, Allah’ın senin aleyhine yazdığının ötesinde hiçbir şey yapamazlar. Zira (herşey yazılmış olduğuna göre artık Allah’ın takdirini kayda geçen) kalemler kaldırılmış, sahifeler de kurumuştur.”

(Tirmizî, Kıyâmet 59)

عَنْ أبي هريْرَةَ ، رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ ، عن النبيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ : إِنَّ اللَّهَ تَعَالَى يَغَارُ ، وَغَيْرَةُ اللَّهِ تَعَالَى ، أنْ يَأْتِيَ الْمَرْءُ مَا حَرَّمَ اللَّهُ عَلَيْهِ » مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Cenab-ı Hakk’ın en büyük elçisi olan Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:

Yüce Allah kuluna karşı gayret sahibidir (insanı çok sevdiğinden dolayı kulu ve kulluğu herşeyden önde tutar ve asla onun kötülüğünü istemez). İşte Allah’ın mukad¬des ve münezzeh gayreti, kulun kalkıp da Allah’ın haram kıldığı bir şey yapmasına karşıdır.”

SON CÜMLE ŞÖYLE DE DÜŞÜNÜLEBİLİR: “(Hâl böyleyken) kulun kalkıp da Allah’ın haram kıldığı bir şey yapması, Allah’ın mukad¬des ve münezzeh gayretine dokunur.”

(Buhârî, Nikâh 107; Müslim, Tevbe 36. Ayrıca bk. Tirmizî, Radâ 4)

عَنْ أبي يَعْلَى شَدَّادِ بْن أَوْسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ عن النبيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ : «الكَيِّسُ مَنْ دَانَ نَفْسَهُ ، وَعَمِلَ لِما بَعْدَ الْموْتِ ، وَالْعَاجِزُ مَنْ أَتْبَعَ نَفْسَه هَوَاهَا ، وتمَنَّى عَلَى اللَّهِ الأمَانِيَّ » رَوَاهُ التِّرْمِذِي وقَالَ حديثٌ حَسَنٌ.

Ebû Ya’lâ Şeddâd İbni Evs radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Fahr-i Kâinat Efendi¬miz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:

“Akıllı kimse, sürekli kendi nefsini sorgulayan ve durmadan ölüm ötesi için çabalayandır. Nefsini hevâsının peşinde koşturduğu hâlde buna rağmen Allah Teâlâ’dan beklentileri olan kimseye gelince o zavallının tekidir.”

(Tirmizî, Kıyâmet 25. Ayrıca bk. İbni Mace, Zühd 31)

عَنْ أبي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مِنْ حُسْنِ إِسْلامِ الْمَرْءِ تَرْكُهُ مَالاَ يَعْنِيهِ » حديثٌ حسنٌ رَوَاهُ التِّرْمِذِي وغيرُهُ .

Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Kâinatın İftihar Tablosu Hazreti Ahmed ü Mahmud u Muhammed Mustafa Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:

“Kıvâmında ve kendi iç güzellikleriyle yaşanan Müslümanlık, lüzumsuz bütün duygu, düşünce ve fiillere karşı kapalı olan Müslümanlıktır.”

(Tirmizî, Zühd 11. Ayrıca bk. İbni Mâce, Fiten 12)

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 709
favori
like
share