Busenin Göz Yaşları 34 Öyküsü - Derin Duygular - Ayhan Sarıkaya - Duygu Seli - Yaşam Hikayeleri - Öykü

Buse'nin içerisinde biriken duygular, birike birike, birden bire kendisini kuşatan, sımsıkı kavrayan zincirleri kırmış,adeta özgürlüğe koşar adım gidiyormuşçasına beyninin içerisinde çağlamaya başlıyordu...Çağlayan duygu seli,bu zamana dek yaşadığı sıkıntıların şiirsel yansıması olarak; mısralar, peşi peşine sıralanıyordu önündeki beyaz kağıda...

Daha önce yazmış olduğu beyaz kağıttaki günlük ve şiirlerinin kaybolup gitmemesi için köyün mini marketinden deterjan almayı bahane ederek, kalın bir defter almayı kafasına koydu. Mini markete daha önceden de iki, üç kez uğramış bir şeyler almıştı. Marketin sahibinin karısıyla tanışmışlar,tatlı sohbetlerde bile bulunmuşlardı.

Marketçi Veli, zaman zaman bankadaki para işlerini halletmek için şehre gittiğinde, marketin işlerini karısı Hüsne çevirirdi. Kırk yaşlarında orta boylu, tipik bir köylü kadınıydı. İş becerisi,konuşmasının inandırıcılığı ile de bütünleşince;içeriye giren müşteri, sıkılmadan aklında olmasa da bir şeyler almak zorunda kalıyordu..."Havada uçan kuşu bile yakalar" havasıyla, cin gibi ticari bir görünüm arz ediyordu,karşısındaki insana...

Buse, konsoldaki aynada kendisini kısa da olsa süzdü. Uzun zamandır, aynayla barışık değildi.Ona bakmak ihtiyacını duymuyordu."İçerimdeki kabusu,yüzüme yansıtacak" diye panikliyordu...

Kenarları işlemeli Amasya yazmasını, saçlarının önü açıkta kalacak şekilde başına örtmüş,uzun kollu siyah buluzu ve siyah etekliği,dolgun vücudunu kavramış,hala genç bir kız gibi alımlı ve çekici duruyordu.Yay gibi uzanan siyah kaşlarının altındaki kömür karası gözleri,ok gibi ileriye doğru fırlıyor;etkili bakışları,kirpiklerinin uzunluğu ile bütünleşiyor,aşağıya doğru uzanan biçimli burnu,dudaklarının kelebek yapısıyla uyumlu bir görünüp arz edip,muhteşem bir yüz profili ortaya koyuyordu...Adeta karanlığı aydınlatan güneş gibi parlıyordu...

Mini marketten içeriye adımını attığında, marketçinin karısı Hüsne ile karşılaştı.

-Selam, Hüsne abla,nasılsın?

-Vay, Buse gelin hoş geldin...

Buse, içinden "adımı unutmamış helal olsun" diye geçirdi...

-Bu aralar hiç gözükmedin Buse gelin?

-Nasıl gözükeyim abla, Selma'nın düğün işleriyle uğraşmaktaydık...

-Ha, evet. Haklısın. Sonunda Selma da muradına erdi.Allah'dan yuvasında mutlu olsun derim...

-Evet, öyle...

Hüsne,
-Buse gelin ayakta durma. Şöyle yanımdaki sandalyede otur.Zaten hamilesin.Sahi ya doğuma ne kadar kaldı,gız...

Buse,gülerek:

-Yirmi gün falan. Diye kısa kesti.

-Hadi hayırlısı olsun.Allah,sağlıklı doğumlar verdikten sonra da analı babalı büyütsün inşallah...
Ya Buse,aklıma ne geldi bak sana ne diyecem.Mesele doğumdan açıldı ya.Komşularımızdan Sabahat'ın gelini Ayşe,geçen günlerde doğumda bebeğini kaybetti,iyi mi?..Doğrusu çok üzüldüm ya...

-Niye ki...Neden öyle oldu?...

-Niye olmasınki;hamileyken bütün işleri yaparsa sonucu bu olur.Çamaşır,odun kesilmesi, yok bir de ahırın işleri.Hayvanların bakımı falan filan yani...Derken kadıncağız yorgunluktan dikkati dağılınca merdivenlerden ayağının kaymasıyla kendini aşağıda buluyo...Sonucu da malum işte.Acile hastaneye kaldırmışlar ama çocuğu kurtaramamışlar...

-Üzüldüm.Hem de çok üzüldüm...

Hüsne,konuşmasına devam ediyordu:

-Ha, Buse gelin,az daha unutuyordum,kulağıma gelen bilgilere göre sen hemşireymişsin.Öyle mi?

-Öyle sayılır.Okuldan ayrılmak zorunda bıraktırılmıştım da...

-Bak ne diyecem,şu bizim kapı komşumuz Emine'ye iğne yapılacakmış da sırf iğne için ilerdeki Soğanlı köyünün sağlık ocağına gitmişler.Zavallı zaten hasta birde yol yorgunluğu olunca tamamen perişan olmuşlar.İşte o zaman aklıma sen gelsin de;acaba rica etsek Buse gelin iğne yapar mı diye...

-Yaparım abla,ne demek.Ebelik bile yaparım...Tamam mı?.Senin kulağın delik olur,böyle konularda.Çekinmeden gelsinler,insanlık ölmedi ya...

-Sağ olasın Buse gelin.

Buse,alacağını az daha unutacaktı neredeyse.Öyle sohbete dalmışlardı ki...

-Abla,alacağımı da az daha unutuyordum.Bana şöyle kalınından düz çizgili defter verebilir misin?...

-Tabi canım,ne demek...Hemen vereyim...

Buse,beyninden çağlayan duygularını yazmak için konsolun üzerindeki defterin birinci sahifesine "Buse'nin Çileleri diye başlık koyduktan sonra ilk şiiri Zulüm ve Kader'i hemen yazdı.Kader'i yazdıktan sonra şiiri mırıldanmaya başlamış ve hüzünlenmişti de..
KADER

Harabeye dönderdin sarayımı,hanımı
Bezdirdin tenimden o tatlı canımı
Çıkarttın karşıma zalim insanı
Tükettin ömrümü zalimsin kader...

Onca gülün içinden
Beni seçtin daha tomurcukken
Hayal aleminde aşkımdan uçarken
Dünyamı zindan ettin,ey kader...



Ayhan Sarıkaya

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 260
favori
like
share