Yağmur - Ali Bulşun - Aşk Hikayeleri

Adam camdaki tıkırtıları duyunca pencereye doğru yaklaştı. Nihayet yağmur başlamıştı. Hemen paltosunu giydi, şemsiyesini aldı ve çıktı; inebildiği kadar hızlı indi merdivenlerden.

Birazdan sokağa çıkacak olan bu adam, her yağmur yağdığında dışarı çıkar ve yağmur dininceye kadar da evine dönmezdi. Asla şemsiyesini açmaz ama her zaman yanına alırdı.

İşte yine yağmur yağıyordu. Bazen hızlı hızlı yürüyor bazen adımlarını yavaşlatıyordu. Sağına soluna hiç bakmıyordu. Sanki yanında biri yürüyormuş gibi çok dikkatliydi. Aslına bakarsanız yanında hep birisi vardı. Yağmurda birlikte yürürlerdi. Her yağmur başladığında adam dışarı çıkar, kadın adamı görür görmez bağlı duran saçlarını çözer ve omuzlarından aşağı doğru bırakırdı; tıpkı genç bir kız gibi. Adamın koluna girip başını omzuna yaslardı. Hep yağmur beklendiği için şık elbiseler giyili, şemsiye açılmamış ama elde, iki aşık gibi yürürlerdi yağmur altında.

Önce sessizce birbirlerini süzerler, biraz bakışırlar ve sonra konuşmaya başlarlardı:

- Ben ilk günkü gibi heyecanlıyım, biliyor musun?

Her şeyi bir bir anlatırdı ta ki yağmur bitinceye kadar. Emin olun, eğer yağmur sonsuza kadar yağsa, adam da durmadan konuşur ve ıslanırdı. Karısına kavuşuncaya kadar yürürdü. Ölünceye kadar yürürdü. Sokaklar da bu ölüme, diğer adıyla kavuşmaya şahit olurlardı. Adamın şemsiyesi yine kapalı olurdu bu vuslat anında.

Yağmur dinmişti. Adam önce etrafına sonra gökyüzüne baktı uzun uzun. Sanki birisini yolcu eder gibi…

-Gördün mü bak. Bu yağmur da söndüremedi yangınımı. Bu şemsiye yine açılmadı.

Yavaşca olduğu yere oturdu, zaten her yeri ıslanmıştı.

-İçimde ki yangını sensizlik büyütüyor, diye inledi adeta. Hangi yağmur bunu söndürebilir. Söyle, ne yapayım? Sen gittiğinden beri açılmadı bu şemsiye, biliyorsun. Eğer bir gün sönerse bu ateş, yani sana kavuşursam, yani ölürsem bir gün, birbirinden hiç ayrılmamış, hiç yalnızlık çekmemiş iki aşık alsın istiyorum bu şemsiyeyi. Açsınlar, ıslanmasınlar yağmurda ve hiç kapatmasınlar; kalplerindeki ateşe su değmesin. Ben sana kavuşayım onlar ayrılmasınlar.

Doğruldu adam oturduğu yerden, ayağa kalktı. Sert bir rüzgar esti. Acıyla yüzünü buruşturdu. Kim bilir belki de bu rüzgar yüreğindeki alevi körüklemişti.


Ali Bulşun

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 336
favori
like
share