Doktor Korkusu - Çocuklarda Doktor Korkusu - Doktor Korkusunu Yenmenin Püf Noktası

Doktor korkusu olan çocuğunuza, korkusunu yenmek için yardım edebilirsiniz. Ama öncelikle sabırlı olmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Yavaş yavaş ama dikkatle uygulayacağınız yöntemlerle, bu korkunun aşılmasını sağlayabilirsiniz.

Doktordan korkan çocuğunuzu zorlamayın. Aksine, anlayışla karşılayın ve neler olabileceği konusunda anlayabileceği basit bir dille açıklama yapın.

“Değil doktor görmek, beyaz giysili birini bile görmek istemiyor!” Bu cümleyi duyduğunuzda şaşırmış olabilirsiniz ama pek çok çocukta gelişen doktor korkusunun sık rastlanan yansımalarından biridir. Korku gelişen çocuklar, ne beyaz bir gömlek görmek isterler ne de uzanmalarını istedikleri bir masa…

Bu çocuklarla doktora gitmek adeta küçük çaplı bir savaşa gitmeye benzer. Çocuk huysuzlanır, ağlar, bağırır anne panik halinde yatıştırmaya çalışır. Doktor muayene etmek istedikçe ağlamanın dozu artar… Eve döndüğünüzde çocuğunuz ağlamaktan siz de yorgunluktan bitkin halde bulursunuz kendinizi.

Bu durumda annelerin ilk tepkisi; kendini suçlamaktır. Ne yaptım da böyle oldu? sorusuyla boğuşup dururlar. Oysa çoğu zaman neden annenin tutumu değil, çocuğun belleğine yerleşen ‘acı’ dolu bir hatıradır. İğne olmak, muayene sırasında sert bir müdahale yapılması ya da ‘ne olacak?’ tedirginliğe ikna edici bir yanıt alamamak gibi…

Gelişen bellek, artan korkular
Henüz birkaç aylıkken bebeğinizi doktora götürmenin ne kadar rahat olduğunu hatırlayın. Hiçbir şeyin farkında olmayan, olaylar arasında neden sonuç ilişkisi kuramayan, hafızası henüz gelişmemiş bebeğiniz için doktor kontrolleri, parkta gezintiye çıkmak ya da sevdiğiniz birine yapılan bir ziyaretle eşdeğerdir. Muayene sırasında canı acısa da bunu o anlık yaşayan, birkaç dakika sonra acısını unutup tekrar gülücükler dağıtmaya başlayan bebeğinizin, aylar geçip büyümeye ve hatırlamaya başladıkça davranışları da değişmeye başlar.

Bunun nedeni daha önce yaşadığı deneyimler, ona ürkütücü gelen olaylardır. Ağzına sokulan çubuğun verdiği rahatsızlığı ya da iğne yapılırken ağladığını belleğine yerleştirmiş olan çocuğunuz, bu olumsuz duyguları hayal gücüyle de birleştirerek doktora gitmemek için her türlü ayak diremeyi yapıyor olabilir. Tabi çocuk eğitiminde yapılan bazı yanlışlar da bu korkuları perçinleştirir. “Uslu durmazsan doktor gelir iğne yapar”, “Yemeğini ye, yoksa doktor sana acı ilaçlar verir” gibi sözlerle daha önceden çocuğunuzu “disipline” etmeye çalışırsanız, olası doktor korkusunu artıracaktır. Büyük ihtimalle de vermek istediğiniz “disiplin” de hiçbir işe yaramayacaktır.
Bu korkuyu en aza indirmek, mümkünse hiç yaşatmamak için henüz bebeklik dönemindeyken dikkatli davranmak, çevrenizdekilerin de bu konuda yardımcı olmalarını sağlamak zorundasınız. Çocuğun duygularının ve korkularının mantıklı ve anlaşılır olduğunu kabul etmelisiniz. Çocuğunuzun kendisi için değişik olan her şeye tepki gösterebileceğini, kendisine zarar verileceğini düşünebileceğini bilmelisiniz. Bu tepkiyi de en büyük savunma mekanizması olan bağıra bağıra ağlama ile vermesi de en doğalıdır. Sabırlı ve anlayışlı olun. Ona kızmayın, azarlayarak korkularını artırmayın. Ona sevecen, güven verici sözler söyleyin. Ama asla yalan söylemeyin. Basit bir dille, olacakları ve faydalarını anlatın. Bu tutum, korkularını yenmesi için yapacağınız ilk adımdır.

Korkusunu yenmesi için yapabilecekleriniz

1-Kandırmayın
Çocuğunuz doktordan korkuyorsa, onu götüreceğinizi gizlemek sizin için daha uygun ya da daha az yıpratıcı olabilir. Nereye gittiğinizi söylemeden evden çıkmak, ya da “Parka gidelim” diye yola çıkıp, “Parka giderken bir de doktora gidelim olur mu?” diye bahaneler uydurmak, çocuğunuzda aldatılmışlık duygusu yaratır. Ya da, “iğne canını hiç acıtmaz ki”, “Doktor seninle sadece konuşacak başka bir şey yapmayacak” gibi doğru olmayan sözlerle onu yatıştırmaya çalışmak, kontrol sırasında daha çok hırçınlaşmasından başka işe yaramaz. Sizin için çocuğunuzu üzmemenin bir yolu gibi görünse de bu yöntem başlı başına bir yanlıştır. Hem onun doktor ziyareti için hazırlanmasına zaman bırakmamış, hem de korkusunu arttırmış olursunuz. Doktorun korkulacak bir şey olduğu için gidişin gizlendiğini düşünebilir. Belki de en kötüsü onun size karşı olan güvenini zedelersiniz. Sıkça tekrarlanan bu kandırmalardan sonra size inanmamaya her dışarı çıkışta size kuşku duyup sorunlar çıkarmaya başlayabilir. Bu yüzden doktora gidileceğini çocuğunuzdan gizlemeyin. Merakla nereye gideceğiz diye soran çocuğunuza doğruyu söyleyin. Tepki göstermeye o anda başlasa da bu en iyisidir.

2-Doktorculuk oynayın
Oyun, çocuk için çok önemli gelişim aracıdır. Oyunla hem öğrenir, hem de iç dünyası ile ilgili ipuçları verir. Onu oyun oynarken izlerseniz, korkularını, sevgilerini, kızgınlıklarını, çevresinden görüp öğrendiği veya taklit ettiklerini öğrenebilirsiniz. Çocuğunuza bir şeyler öğretmenin en etkili yolu olan oyuna doktorculuğu da ekleyin. Ona küçük çocuklar için tasarlanmış oyuncak bir doktor çantası alabilirsiniz. Sizinle, büyük kardeşiyle ya da arkadaşlarıyla doktorculuk oynaması için onu teşvik edin. Bu oyunlarda o doktor siz de hasta olun. İğne vursun. Ağzınıza, kulaklarınıza baksın. Hangi aletle ne yapıldığını ona anlatın ve gösterin. Onun bu aletlerle sizi muayene etmesi için cesaretlendirin. Doktor rolünü alan çocuk, kendisini rahatsız eden ve ürküten şeyler üzerinde denetim kurmaktan mutlu olacaktır. Bu oyunlar sırasında mutlu ve keyifli bir hasta portresi çizin ki, çocuğunuza da endişe duyulacak bir şey olmadığı mesajını verebilesiniz. Sıkça oynanan bu oyunlar sayesinde çocuğunuzu, doktor odasında yaşayacakları konusunda hazırlayabilirsiniz. Gerekirse bu oyun çantasını muayeneye de götürebilir, doktorunu kendi aletleri ile muayene etmesi için doktorunuzdan yardım isteyebilirsiniz.

3-Kitaplarla onu bilgilendirin
Çocuğunuzla doktor ve odası hakkında ne kadar çok konuşursanız korkularını yenmesi için o kadar yardımcı olacaktır. Bu konuşmaları basit hikaye kitapları ve fotoğraflarla da destekleyin. Kitapların onun anlayabileceği nitelikte, resimlerin sempatik ve ilgi çekici olmasına dikkat edin. Kitabı okurken, çocuğunuzu rahatlatıcı yorumlar da yapın. Ama konuşmalarınız fazla uzun, sıkıcı olmamalı. Eğlendirici basit örnekler, yaşamında yer alan mini hikayelerle bu konuşmaları zenginleştirebilirsiniz. Üzerinde önemle durulması gereken nokta; doktorun iyi, onu seven ve sağlığını korumak için çalışan biri olduğu ve muayene odasının güvenli ve eğlendirici bir yer olduğunun vurgulanmasıdır.

4-Sorular sorun
Çocuğunuzun sorunlar karşısında duygularını açıklayabilmesi çok önemlidir. Çocuğunuzun nelerden korktuğunu daha iyi anlayabilmek için sorun; “Sence doktor sana ne yapacak?” “Kulağına bakılırken gıdıklanıyor musun?” gibi sorular sorarak onun duygularını anlatmasına yardımcı olun. Korkularını anlatırsa ayıplamayın. Onu onayladığınızı, anladığınızı ama sağlıklı ve mutlu olabilmesi için doktora gitmenin şart olduğunu ona anlatın. Sıkıldığını, canının acıdığını rahatlıkla söyleyebileceğini, bunun yanlış olmadığını bilmesini sağlayın.

5-Kendi korkularınızı kontrol edin
Korku ve kaygı bulaşıcıdır. Çocuğunuz sizdeki tasayı hemen fark edecektir. Sizin doktor ziyaretlerinden korkmadığınızı görmek, çocuğunuzun korkusunu yenmesine yardımcı olacaktır. Sizin neşeli haliniz onu da mutlaka etkileyecektir. İğneden siz de korksanız bile bunu çocuğunuza belli etmeyin. Gözlerinizi kapamak veya “ayy” gibi sesler çıkarmanız onun korkularını tetikler.

6-Doktorla, iğneyle onu korkutmayın
Ne yazık en çok yaptığımız hataların başında çocuğumuzu yapmasını istemediğimiz şeyler konusunda korkutmak geliyor. Bu korkutma araçlarının başında da iğne ve doktor gelir. “şapkanı takmazsan hasta olursun, doktor da sana iğne yapar” “Yaramaz çocuklara iğne yapıyorlar” gibi sözler, çocuğunuzu anlık olarak yapmasını istemediğiniz davranıştan men etse de, içinde doktor korkusu oluşmasına yol açıyor. Yakınlarınızı da bu konu da uyarın. Kendi elinizle çocuğunuzu etkilemeyin.

7-Rahat ortamlar yaratın
Çocuğunuzun normal uyku, yemek, dinlenme ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra doktora götürün. Randevu alarak gitmeye özen gösterin ki, fazla beklemekten çocuğunuz sıkılmasın. Muayene sırasında mutlu ve rahat olması için sevdiği bir oyuncağı veya battaniyeyi de götürebilirsiniz. Sizin kucağınızda kendini daha rahat ve güvende hissediyorsa muayenenin büyük bir kısmını bu şekilde yapması için doktorunuzla işbirliği yapın. Muayene sırasında yapılanları ona anlatın. Rahatlatıcı şeyler söyleyin. Rahat durduğunda onu övün, aferin deyin. Ağlarsa sabırsızlanmayın, panik yapıp kızmayın.

8-Doktorunuzu uyarın
Çocuğunuz doktora gitmemek için çok şiddetli tepkiler veriyorsa önceden doktorunuzu bu durum hakkında bilgilendirin. Ondan da yardım isteyin. Eğer beyaz önlükten rahatsız oluyorsa doktordan önlüğünü çıkarmasını isteyebilirsiniz. Muayene odasında birkaç dakika dolaştırmak ya da ilgi duyduğu bir aleti eline vererek oynamasını sağlayabilirsiniz. Hatta muayene sonrasında doktorun onu sevdiği bir yiyecekle ödüllendirmesini sağlayabilirsiniz.

9-Ödüllendirin
Doktora gittikten sonra onun hoşuna gidecek şeyler planlayın. Bunu ona da söyleyin. Sevdiği bir yere, parka, oyuncak almaya gitmek, hoşlandığı bir yiyeceği almak onu mutlu edecektir. Muayene sırasında ağlasa da, huysuzluk yapsa da bu planı uygulayın. Her muayeneden sonra da yapın ki çocuğunuz için hoş anılar çoğalsın.

10-Çevrenizi denetleyin
Sizin ya da doktorunuzun tutumundan kaynaklanan bir sorun olmayabilir. Ancak çocuğunuz, çevrenizin tutumu ve çevresinde gördüklerinden de etkilenebilir. Örneğin arkadaşlarınızla yaptığınız bir sohbette, doktorla ilgili ‘olumsuz’ konuşmaları dinleyen çocuğunuz hayal gücünün yardımıyla kötü bir yargı edinebilir. Ya da televizyonda doktorların bulunduğu bir sahnenin acı olaylarla dolu olması durumunda da aynı kanı uyanabilir. Bu nedenle çocuğunuzun yanında yapacağınız sohbetlerde dikkatli olmanızda yarar var. Eğer televizyonda böyle bir sahne izliyorsa, onun ilgisini başka bir noktaya çekebilir, durumu açıklayabilir ya da gerekirse komik bir hale getirebilirsiniz.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1138
favori
like
share