hani "iyi ki doğduun" derler, iki el çırparlardı ya bir zamanlar, işte o günlere dönmek istedim bir an..

ben de en az onlar kadar şen olayım, onlarla beraber el çırpayım yine. olmadı, beceremedim..

gece tam 00.00 da mesaj atar ya, ilk ben kutlayım diyenler işte onları beklerken bir kahvem elimde uyumayım diye, söz verdim kendime ne olursa olsun gün senin günündür diye. Kahve gitti başka bir şey geldi elime sonra, olmadı,beceremedim..

klişelişmiş tebriklerden başka bir şeydi benim istediğim, iyi ki doğdun değil de, iyi ki varsın desinlerdi mesela... Ama öyle bir desinler ki tüm hücrelerimde hissedeyim bunu, iliklerime kadar işlesin iyi ki var olduğumu hissetmek..olmadı, beceremedim..

herkes görevini yaptı, iyi ki varsın da dedi bir çoğu biz de içimdeki melankolik, ne istediğini bilmeyen ruhla güzel başladık güne, gidiyordu herşey yolunda. bir an geldi, yetmez oldu bir şeylere bir şeyler. koptu gitti içten görülenle bazı şeyler. bizim melankolik ruhla birbirimize itiraf edemesek de ikimizin de beklediği aynıydı aslında : yalnızlığın farkına varmak ! böyle ansızın karşımıza çıkmaya hakkı var mıydı yalnızlığın ?

olmadı, o da beceremedi...
kendime hediyem : çağan ırmak'tan karanlıktakiler'e gitmekti, gittim, salonda 3 yaşlı teyze o kadar (tatlıydılar ki), 3 çift benim yaşlarımda en arka sırada ve salonun tam ortasında ben vardım... İki kişiyle yapılması gereken şeyleri tek başına yapmak insana zor gelir ya, doğum gününde iki kat zor geldi, uzun zaman olmuştu yalnızlığımı dert etmeyeli...

film başladı ve ilk perde hayatımda karanlıkta kalan kişileri bulmak ve onları düşünmekle geçti, sonra bir şimşek çaktı beynimde ve karanlıktakileri ararken kendimin karanlıkta olduğunu fark ettim, kimin umrundaydım ? beni düşünen, ben ölünce üzülecek kimler vardı? Cevap film arası boyunca boğazımda düğümlendi bir şey yapmalıydım , gittim patlamış mısır aldım , biraz geçer gibi oldu ama geçmedi. Filmin 2. perdesi başlayınca ve Egemen ‘gidelim burdan, ben iyi bir insanım, seni asla üzmem, herkes yalan demiştin ya ben değilim' repliğini söyleyince nerdeyse ağlıyordum, filmin sonuna kadar ve metroda hep bu repliği bana gerçekten söyleyecek insanı beklemekle geçti, hemen gelsin istedim, her an bir yerden çıkacakmış gibi geldi ama çıkmadı belkide oda beceremedi...

filmin cümlesi ‘ölmek kolaydı ama sen vardın ‘ oldu... Sonra düşündüm, ‘sen' var mıydın gerçekten?

Oğuzcan Önver

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 289
favori
like
share