Domuz Gribi - Domuz Gribi Aşısı - Domuz Gribi Aşısı Riskleri

PROF. DR. SERHAT ÜNAL Bağışıklık sistemizayıfa öneririm
DOMUZ gribi binde 1-1.5 öldürüyor. Şu haliyle mevsimsel gribe göre daha az tehlikeli gibi düşünülmemeli. Bir virüsün tehlikesini, ne kadar sıklıkta görüldüğü ve ne kadar çok öldürücü olduğu belirler. Domuz gribi az öldürüyor ama çok sık görülüyor. Virüsün çok hızlı yayılması halinde kısa sürede, başta sağlık çalışanları olmak üzere çok kişiye bulaşmasıyla ciddi iş gücü kaybına, tedavi için ekonomik zarara, eğitim sisteminde aksamalara yol açacaktır. Domuz gribi aşısını da aynı mevsimsel aşı da olduğu gibi, '65 yaş üstü bağışıklık sistemi zayıflamış olanlara, karaciğer, böbrek, kalp yetmezliği çekenlere, kanser tedavisi görenlere' yapılmasını öneriyoruz. Yumurtaya alerjisi olanlar yaptırmamalı. Mevsimsel aşı olanlar aynı zamanda domuz gribi aşısı da yaptırabilirler.

DOÇ. DR. ÖNDER ERGÖNÜL Soğukkanlı olun DSÖ'yü dinleyin
BİR sağlık çalışanı olarak bu aşıyı vurulmam gerekiyorsa vurulurum, hastalarıma da tavsiye ediyorum. Muhtemel bir salgında sağlık çalışanları aktif çalışmak zorunda. Üç günlük iş güç kaybı sıkıntı yaratacağından, bu hizmetlerin aksamaması için aşı olmak isterim. Evet kafa karışıklığı var, ancak soğukkanlı olmayı öneriyorum. Çünkü Dünya Sağlık Örgütü'nü rehber alıyorum. Bu kurumun belirlediği risk gruplarına tavsiye ediyorum. Kamuoyunda DSÖ'ye ve ilaç firmalarına yönelik eleştiriler var. Şu ana kadar gördüğümüz bilimsel verilerin içinde olumsuz bir şey yok. Kahve sohbeti yapar gibi karşı çıkılması kafaları karıştırıyor. Hastalıkla ilgili paniğe yol açacak açıklamalar yapılması da doğru görmüyorum. Bilimsel araştırmaların azlığı ifadesi, kobay olacağız gibi söylemler de yanlış.

PROF. DR. AHMET R. KÜÇÜKUSTA Çok yeni, yan etkileri şüpheli
OTUZ seneden beri uygulanmakta olan grip aşılarının etkinliği bile ciddi şekilde tartışılırken, henüz çok yeni üretilen bir aşının ne derece etkili olacağını bilmek mümkün değil. Her sene olağan gripten 250 bin -500 bin insan ölürken, domuz gribinden bu güne kadar ölen insan sayısı sadece 4 bin 500. Aşının çok kısa sürede üretilmiş olması ve katkı maddeleriyle ilgili yan etki ihtimalleri de hesaba katılmalı. Grip aşısına veya domuz gribi aşısına karşı değilim. Ben gerekliliği, etkinliği kesin olarak bilinmeyen ve yan etkileri konusunda şüpheler olan aşılara karşıyım. Olağan grip aşısını da etkinliği konusundaki kesinliği hakkında emin olmamakla birlikte ağır kalp, şeker, böbrek, KOAH hastalarına, bazı kan hastalığı ve bağışıklık yetersizliği olanlara tavsiye ediyorum.

PROF. DR. MUSTAFA BAKIR Tehlikeyi görmek lazım, yaptırılmalı
BİR hekim olarak kendim de domuz gribi aşısını vurulacağım, çocuklarıma da yaptıracağım. Domuz gribi mevsimsel gribe oranla 5-10 kat daha fazla ölüme yol açıyor. Eğer kronik hastalığı varsa kişide ölüm oranları daha da yükseliyor. Biz Dünya Sağlık Örgütü'nü örnek alıyoruz. DSÖ, daha önce dünya medyasında çıkan haberlerin yanlış olduğunu açıkladı. Karşı çıkanlar önce DSÖ'nün sitesine girip oradaki bilgileri okusun. Sadece antikor geliştiriyor demek yalan söylemektir. Bütün dünyada ülkeler aşıyı harıl harıl yaparken, bunları tartışmak yanlış. Bu aşıda kullanılan adjuvanlar, 50 yıldır çocuklara kullanılan aşılarla benzer maddeler içeriyor. Yakın tehlikeyi görmek lazım. Ben bu yüzden hastalarıma vurulmalarını tavsiye ediyorum.
Türkan Yılmazer

'Termal kameralar' artık önemini yitirdi
TÜRK Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği üyeleri yaptıkları bir toplantıyla domuz gribinden korunma ve yapılması gerekenler konusunda bir rehber belirledi. Buna göre, bu süreçte öncelikle yapılması gerekenler şöyle:

Termal kameralar önemini yitirdi. Artık havalimanlarından kaldırmalı.
Yurtdışından gelenlerin doldurması istenen formlar da tıpkı termal kameralar gibi gereksiz..
Öksürürken ve hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu kapatın. Kullandığınız mendilleri hemen çöpe atın.
Ellerinizi sabunlu suyla yıkayın. Su ve sabun bulamazsanız alkollü temizleyiciler kullanın. 'El hijyeni' uyulması en önemli kontrol önlemlerinden biridir..
Ellerinizi ağız ve buruna götürmeyin. Virüs bu yolla yayılabilir.
Çevrenizdeki hastalardan uzak durun.
Hastalanınca vakit geçirmeden doktora başvurun. Mümkünse okula ve işe gitmeyin.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 570
favori
like
share
ADALI Tarih: 02.11.2009 10:46
Buda Osman DURMUŞ'un fikri



MHP'li vekil Durmuş, kendisini ve ailesine domuz gribi aşığı yaptırmayacağını söyledi. Bir de iddiası var..
Eski Sağlık bakanlarından MHP Milletvekili Osman Durmuş, domuz gribi aşısıyla ilgili ilginç iddialarda bulundu. Durmuş, Türk insanının kobay olarak kullanılacağını, aşı Türkiye'de üretilebilecekken rant için dışarıdan alındığını iddia etti.

MHP'li Osman Durmuş, TBMM'de Afyon Milletvekili Abdülkadir Akcan ve Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'la birlikte gerçekleştirdiği basın toplantısında, domuz gribi aşısıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Durmuş, Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın Şubat ve Mart aylarında grip aşısı yapılmazsa 21 milyon kişinin hastalanacağı ve 5 bin 300 kişinin öleceğini açıkladığını, bunun ise kehanet anlamına geldiğini öne sürdü.

Durmuş, domuz gribi aşısının tehlikeli olmadığını söyledi. Mevsimsel enfeksiyonların daha tehlikeli olduğunu anlatan Durmuş, "Tüm dünyada son bir yılda domuz gribi nedeniyle ölen hasta sayısı 4 bin 500. Domuz gribinin daha hızlı yayıldığı halde mevsimsel gripler kadar korkutucu ve öldürücü değil. Aşının gerekliliği, etkinliği ve hem de öldürücü ve felç edici etkileri bilim çevrelerinde bir isteksizliğe ve karşı çıkışa yol açmıştır. Bakanlığın satın aldığı Smith Klein, Pastör ve Novartis'in aşılarında alüminyum ve skualen maddesinin bulunması ve aşının yumurta aşısı olması, yan etkilerinin yüksek olmasına sebep olmaktadır. Medeni ülkelerde ilaç, aşı üretildikten sonra laboratuarda etkinliği, yan etkileri biyolojik olarak hayvan deneyleri ile güvenirliği test edildikten sonra insan uygulamalarına faz1 ve faz2 geçilir. Aşılarda faz1 uygulama daha çok üçüncü dünya ülkelerinde gönüllüler ve özendirme karşılığı yapılır. Faz2 geri kalmış ülke insanları üzerinde denenir. Türkiye'ye alınan bu aşıların henüz faz1 sonucu yoktur. Yani bizim insanlarımız denek olarak kullanılacak. Bakan Akdağ, açıklamasında Amerika'da gönüllüler üzerinde yapılan bu deneysel testler için, Amerika'da aşılama başladı diyerek yanlış bilgi veriyor. Bu davranışı ahlaki bakımdan sorgulanmalıdır. Ülkemiz insanını üçüncü dünya ülkesi vatandaşı gibi kobay olarak kullandırmak bakana ne gibi bir itibar kazandıracaktır?"

"HASTALIK ABARTILIYOR"

Durmuş, bazı kesimler tarafından domuz gribi tehlikesinin Türkiye'de kasıtlı olarak abartılarak toplumun korkutulmaya çalışıldığını ileri sürdü.

Bunların başında okulların tatil edilmesi ve eğitimin TV'den verilmesi projelerinin geldiğini ifade eden Durmuş, "Vaveylaya gerek yoktur. Bakanlık öğrenciler için zehirli ilaçlama araçları yerine tüm okullarımıza lavabolara sıvı sabunluklar yerleştirmeli. El yıkama, ağız ve gözün korunması ile ilgili hijyenik bilgiler basın yayın yolu ve okullardaki eğitimle öğrencilerimize, halkımıza verilmelidir. Milli Eğitim Bakanı, orta öğretim müfredatına ilk yardım ve sağlık bilgileri dersi koymalıdır." önerilerinde bulundu.

Bakan Akdağ'ın açıkladığı domuz gribi aşısı için ödenecek 500 milyon TL ile 25 hastane yapılabileceğini kaydeden Osman Durmuş, "Paniğe de aşıya da büyük bir ihtiyacımız yoktur. 40 milyon kişi aşılanarak ne fayda umulmaktadır? Bakanın insanları zorla aşı olmaya çağırması ve korkutması ne kadar doğrudur?" değerlendirmesinde bulundu.

Durmuş, kendisinin ve ailesinin gripten koruyucu önlemlerle korunacağını, ancak domuz gribi aşısı olmayacaklarını söyledi.

"ÇOCUKLAR VE HAMİLELER KULLANMASIN"

Durmuş, aşının özellikle bazı risk gruplarında kullanılmasının sakıncalı olduğunu kaydetti. Bunların başında küçük yaştaki çocuklarla hamile kadınların geldiğini aktaran Durmuş, "Bazen yandaş bilim adamları oluyor. Domuz gribi aşısını bazı firmalar 4 yaşına kadar yasaklıyor. 4 yaşına kadar çocukların kullanması yasaksa ben tüm hamilelerin kullanmaması gerekiyor." dedi.

Öte yandan toplantıda konuşan eski bakanlardan Abdülkadir Akcan da Türkiye'nin her yıl 500 milyon TL'lik aşı ithal edeceğini belirterek, bu aşının Türkiye'de de üretilebileceğini iddia etti. Akçan, ülkenin tüccar zihniyetiyle yönetildiğini, buna insan sağlığının bile kurban edildiğini savundu