Ayrılığın Ayak Sesleri - Cengiz Damar

O seven ve ne istediğini bilen bir kadındı,
nasıl olmuşsa sevdiği erkek ile, aralarında ki nikahı resmi kağıdın üzerinde belgelememişlerdi.

Uzun yıllardır bu şekilde ortak yaşamları mutlu bir şekilde devam ediyordu.
Ailelerine ve arkadaşlarına,sevgimizi,kağıt üzerinde ispat etmemize gerek yok,
biz aşkımızı birbirimizin, kalbinin üzerine imzamızı atarak ispatladık diyorlardı.

Kadın,aşkının kendisine alkollü olarak,açtığı telefonda ki sesinde bir gariplik olduğunu fark etmişti ve saatlerdir onun eve dönmesini içi içini yiyerek bekliyordu.

Bütün ışıkları söndürmüş ve şamdanda ki mum`u yakmıştı,mum`un alevine gözlerini kısmış,pür dikkat bakıyordu.
Alev bu gece şekilden şekle giriyor,bazen bir yılan,bazen bir kartal,bazen de raks eden bir raksa de şeklinde beyninde canlanıyordu.
Son zamanlarda adı konmamış,sevdiği ile arasında soğuk savaşlar yaşıyorlardı.
Kadınsı iç güdüleri onu yanıltmıyorsa,bir rakibi vardı.
Mum`un alevine bakarken kararını tekrar gözden geçirdi.
Evet savaşacaktı,sevdiği için savaşacaktı.
Göze göz,dişe diş karalıydı.

Yıllardır her şeyini vermiş,erkeğini bırakmaya niyeti yoktu.
Rakibi kendi alanına girmiş,oyuna müdahale yapıyordu,sahayı ona bırakıp,soyunma odasına gitmek,bana yakışmaz diye iç geçirdi.
Elindeki şarap dolu bardağı bir dikişte bitirdi,gözbebeklerine şeytani bir bakış oturmuştu.

Koltukta ayaklarını altına toplayıp,gözlerini mum`un gizemli ışığından kurtardı,daha maç yeni başlıyor diye söylendi.
Bu kimdi,acaba tanıdığı birisi miydi? Kim,kim ,kim olabilirdi?!
Haftalardır beynine örümcek gibi oturmuş soruyu tekrar,tekrar sordu…
Aklına şu diyebileceği çevresinden birisi gelmiyordu.
Mum`un alevi küçülmüş ve yalnızca bir nokta gibi görünmeye başlamıştı,telaşla yerinden kalktı.ışıkları açmadan,mutfağa yöneldi,bir gölge gibi yine odasından içeriye süzüldü.

Elinde kokulu yeni bir mum vardı,can çekişen mum`un zayıf ateşinde yeni mum`u yaktı, ve şamdana yerleştirdi. eskisini yavaşça üfleyerek söndürdü.
Canlanan alevden gözlerini alamadan ayakta mum`a baktı,baktı ve aniden karalı adımlarla tekrar mutfağa yöneldi.

Geri döndüğünde agzında bir sigara ve elinde büyük bir bardak dolusu şarap vardı.

Oda da meydan okurcasına gezindi,sigaranın dumanı mumun alevinin,üzerine kara bulut gibi çöktüğünü zevkle seyretti. Ayrılığın ayak sesleri gece yarısına doğru,acımasızca evin kapısını çaldı.

İçerde ki kadın şunu iyi biliyordu,zaman gelmişti…
Gelen gençlik aşkıydı ve uğrunda savaş vereceği kişiydi.
Bir dişi kaplan gibi,Yavaş adımlarla kapıya yöneldi ve kapıyı açarak,sevdiğinin yüzüne sımsıcak baktı…

Bir an göz göze geldiler,aşkı gözlerini hemen ondan kurtarıp başını döndürerek,arkasında ki ve karanlığa saklanan,diyer kadına baktı,hadi gel dedi,nasılsa öğrenecek gerçeği bizden duysun…
Demek onuda getirmiş diye düşündü ve merakla erkeğinin arkasındaki kadına gözlerini dikti.

İçinden bu kardeşime benziyor diye geçirdi,daha dikkatlice baktı ve gördüğünün gerçek olduğunu anlamak için ışığı yaktı ve birden gözlerine kızgın mil çekilmiş gibi kapattı.


Cengiz Damar

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 313
favori
like
share