muğla tarihi bilgileri
Keramos söynecesi

Keramos,Dionysos’la Ariadne’in oğludur.Adını verdiği tüm kentler gibi,günümzde adı Ören olan Kerme Körfezi’ndeki, Keramos’da Antik Çağ’da keramik sanatının merkezlerinden biridir.Bunula ilgili söylence ise şöyledir.

minos la Pasiphae’nin kızı olan Ariadane Girit’te canavar Minotauros’la çarpışamaya gelen Theseus’a gönül verir.canavarın bulunduğu binbir tehlizli mağarada yitmemesi için kız Theseus’a bir yumak iplik verir.Theseus karışık tehlizlerde ilerlerken bu yumağı açıp yere serer.Canavarı öldürdükten sonra yumağı izleyerek geri döner.Ariadne’yi kaçırıp Naksos adasına götürür.Kızı burada bırakıp yitip gider.Tanrı Dionyos adaya gelir.Kızı alıp Olympos’a götürür.Evlenirler.Tanrının düğün armağanı olarak verdiği altın taç,gökteki yıldızlaradan birine dönüşmüştür.İkisinin birleşmesinden Keramos doğar.günümüzde Ören adıyla anılan kentin kurucusu bu Keramos’tur.

Yılanlı kaya söylencesi

Söylenceye göre Orta Asya’dan gelen bir grup Türk,Bodrum’un kuzey doğusuna düşen Mazı bölgesine ulaşır.İyice yorulmuşlardır.Oba önderi konaklama kararı verir.Hazırlıklar başlar.

Oba önderinin uzun yıllar çocuğu olmamıştır.Yıllar sonra bir oğlu dünyaya gelmiş,doğum sırasında karısı sakatlandığından bir daah çocuk olma ihtimali kalmamıştır.Bu yüzden ana baba çocuğun üstüne titrer.gözlerinin önünden ayırmazlar.

Bu çocuk hazırlıklar sırasında kurulmakta olan çadırın yanında oynamaktadır.Bir yılan sinsie süzülüp çocuğu sokar.Mehmet adlı oracıkta ölür.Oba yasa bürünür.Söylenen ağıtlardan yer gök iniler.Ana babanın haykırışları hepsini bastırır.Ama fayda etmez.Çocuğun öldüğü yere çocuk mezarlığı denir.Günümüzde bu köy aynı adla anılır.

Mehmet’in anası bir zaman sonra kendine gelir.Oyalanmak için halı tezgahının başına oturur.bilinçsizce halının üst yanına bir yılan motifi işler,daha sonra halıya boydan boya yılan modifiyle doldurur. Daha sonra dokuduğu halılara da aynı motifi işler.Zamanla motif gelenekselleşir.Günümzde yörede dokunan halılara yılan motifi işlenmesi geleneği böyle başladığı söylenir.

Ölü Deniz’e ilişkin söylence

Balıkçılıkla geçinen bir baba oğul sarp olan kıyılarda büyük bir fırtınaya tutulur.Oğul kayalara yaklaşırlarsa ,bir koya sığınabileceklerini söyler.Karaya yaklaşmaya başlar.Babaysa kayalara çarpmaktan korkmaktadır.Burada koy olamayacağını yineleyip durmaktadır.Aralarında tartışma çıkar.Baba tam kayaya çarpacaklarını sandığı an,bir kürek vuruşuyla oğlunu denize yuvarlar.Dümene geçtiğinde ne görsün deniz dönerek dümdüz bir koyas açılmaktadır.Koya girer ama yıkılmıştır.Oğlunun acısıyla o da canına kıyar.Söylenceye göre Ölüdeniz’in çevresinde insan yüzünü andıran bir kaya vardır.Bu kaya oğlanın taşlaşmış başıdır.Fırtınalı havalarda "buraya gelin" diyerek gemicilere yol göstermektedir.

Sarı ana söylencesi

Sarı Ana Marmaris’te yaşayan Hak katında nazı geçer bir ulu kişidir.İyiliğiyle hoşgörüsüyle herkesin çevresindekilerin sevgisini kazanmıştır.

Günün birinde Kanuni Sultan Süleyman ,Rodos seferi için Marmaris’e gelir."Kentin Ulu’su kimdir.?kimin duasını talep edelim," diye sorar.Sarı Ana’yı söylerler.Yanına varır elini öper.Sarı Ana bir tek sarı ineğiyle bütün orduyu doyurur.Kanuni Sultan Süleyman sorar:"Sarı anam deyiver Rodos’u alacakmıyız?"Sarı Ana’nın yanıtı şöyledir."Ordunda kimsenin yanında haram nesne yoksa zafer senindir." Kanuni meraklanır:"Bunu nasıl anlayacağız,Sarı Anam,bize bildir,"der.Sarı Ana’da "Şimdi armut mevsimidir.Askerlerin torbasına baksınlar.Armut varsa bu,Marmaris bahçelerinden toplanmış haram nesnedir.Ancak benim de bir dileğim var.Torbasındann haram öıkana bir şey yapmayacaksın.Onu gazadan alıkoy.bu ona en büyük cezadır" der.

Kanuni torbaları aratır.birkaçından armut çıkar.Sahiplerini memleketlerine gönderir.Sefere çıkar.Rodos’tan zaferel döndüğünde,Sarı Ana’nın elini öper,gönlünü alır.

Sarı Ana yöre halkının inancına göre balıkçıların ,denizcilerin koruyucusudur.Denizde zor durumda kalanlar ondan medet umarlar oda yardımlarına koşar.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 344
favori
like
share