Pnömokok Aşı Takvimine Girdi - Pnömokok Aşı Takvimi

Çocukların doğumlarından itibaren belli aylarda ama mutlaka yapılması gereken muayenelerinin ayrılmaz bir parçasıdır aşılar. Aşılar sadece çocuğumuzun sağlıklı gelişimi için değil, toplum ve aile sağlığı için de oldukça önemlidir ve ihmal edilmemesi gerekir. 2009 yılına girdiğimiz bugünlerde değişen yenilenen bilgiler ışığında aşıları tekrar işleyelim istedik. Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi Bölüm Başkanı olan aynı zamanda Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanlığı’nı yürüten Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’dan bilgiler aldık.

Aşının içeriğinde ne vardır? Bağışıklık sisteminin güçlenmesine nasıl katkıda bulunur?

Aşılamanın amacı; hastalığa neden olan mikropların tamamının veya bir kısmının zararsız hale getirilerek vücuda verilmesi, bu yolla bağışıklık sisteminin bu mikrobu tanıması ve mikrobun kendisi vücuda girdiğinde onunla savaşmaya hazır hale getirilmesidir. Yani bazı aşılar değişik yöntemlerle zararsız hale getirilmiş mikroplardan, bazıları ölü mikroplardan, bazıları ise mikroptan direk yolla yada modern genetik yöntemlerle elde edilmiş ve bağışıklık sistemini uyarabilme kapasitesine sahip mikrop parçalarından oluşur.

Örneğin; verem aşısı, ağızdan alınan çocuk felci aşısı, kızamık, kızamıkcık, kabakulak ve suçiçeği aşıları zararsız hale getirilmiş canlı mikrop aşılarıdır. Difteri, tetanoz, boğmaca, hepatit B ve pnömokok aşıları mikrop parçalarından oluşur. Hepatit A ve kuduz aşıları ise ölü mikrop aşılarıdır. Genel olarak canlı aşıların riskleri biraz daha fazladır, ancak bağışıklık sistemini daha iyi uyarırlar.

Aşının bağışıklık sistemini ne kadar güçlü uyaracağı mikrobun antijeninin ne oranda uyarıcı olduğu ile yakından ilgilidir. Örneğin doğal enfeksiyonu bir kez geçirmekle ömür boyu bağışıklık kazanılan kızamık, kızamıkcık, kabakulak, suçiçeği, hepatit A ve hepatit B gibi hastalıklarda aşı son derece etkilidir. Oysa birden çok geçirilebilen tifo, kolera gibi birçok hastalığa karşı hala çok etkili aşılar geliştirilememiştir.

Eskiden doğumda yapılan Verem aşısı artık bebek 2. ayının sonuna geldiğinde yapılıyor. Nedeni nedir?

Bu tamamen teknik bir konudur. Aşıların çoğu deri altına veya kas içine yapılırken, verem aşısı deri içine yapılır. Deri altına yapılan verem aşılarında yan etki oranı oldukca yüksektir. Yenidoğan bebeğin derisi çok ince olduğundan, bu dönemde deri içine enjeksiyon yapmak lenf bezi iltihabı gibi yan etkilere neden olur. Bu nedenle verem aşısı derinin daha kalınlaştığı ve enjeksiyonun kolay uygulandığı 2. aya alınmıştır.

Karma aşı olarak bilinen birden fazla aşının aynı anda yapılmasının çocuğun sağlığına etkisi nedir?

Bilindiği gibi ülkemizde aşılama yıllarca 5 aşı ile 7 hastalığa karşı koruma sağlamak şeklinde yürütülmüştür. Son 3 yılda ulusal aşı şemasına eklenen yeni aşılarla kullanılan antijen sayısı 11’e yükselmiş, ayrıca daha önce ağızdan uygulanan çocuk felci aşısının yerini de daha güvenli olan enjeksiyon şeklindeki aşı almıştır. Bu aşıların çoğu aynı yaşlarda uygulanır ve ayrı ayrı yapıldığında çok sayıda enjeksiyon gerekir. Bu hem çocukta rahatsızlıklara, hem de aşılama oranlarının düşmesine neden olur. Dolayısıyla çok sayıda aşının bir enjektör içerisinde, aynı anda uygulanmasının büyük avantajları vardır. Bu aşılar çok titiz çalışmalar sonucu birbirinin etkisini azaltmayacak ve yan etki oranı artmayacak şekilde hazırlanır. Yani farklı aşıların bir enjektörde karıştırılarak uygulanması doğru değildir. Karma aşıların bu amaç için hazırlanmış olmaları gerekir. Ülkemizde rutin aşılamada difteri, tetanoz, boğmaca, Hemofilus influenza tip b (halk arasında menenjit aşısı olarak bilinen aşı) ve enjeksiyon şeklindeki çocuk felci aşısını içeren beşli aşı tek bir enjeksiyon şeklinde uygulanmaktadır. Bunlara hepatit B’nin de eklendiği altılı bir aşı da yurt dışında mevcuttur, ancak az sayıda ülkede kullanılmaktadır.

Hepatit B aşısının doğumdan hemen sonra yapılmasının nedeni nedir?

Ülkemizde insanların yaklaşık % 8’i hepatit B virusunu taşımaktadır. Dolayısıyla çok sayıda kadın anne karnındaki bebeklerine virusu doğum sırasında bulaştırır. Bu yolla bulaşan virusun kansere ve siroza neden olabilen hepatit B hastalığına yol açmasını önlemek için aşının ilk dozu doğumda yapılır.


Sağlık Bakanlığı’nın 2008 yılında sağlık ocaklarında ve devlet hastanelerinde yapılan ücretsiz aşı takvimi aşağıdaki gibiydi. Bu takvim geçerliliğini koruyor mu?

Bu tablo geçerli, ayrıca 2, 4, 6 ve 12. aylarda pnömokok aşısı tabloya eklendi. Yani yeni şema şu şekilde:



doğumda 1.ayın sonunda 2.ayın sonunda 4.ayın sonunda 6.ayın sonunda 12.ay 18-24.ay İÖ 1.sınıfta İÖ 8.sınıfta

Pnömokok aşısı da ücretsiz aşı takvimine girdi mi?

Kaç doz, hangi yaşlarda uygulanacak?

Evet, çocuk tipi, yani konjuge pnömokok aşısı ulusal aşı şemasına girdi. Yani ülkemizdeki doğan her çocuğa ücretsiz olarak Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanmaya başlandı. 2. 4. 6. ve 12. aylarda 4 doz şeklinde uygulanıyor. İkinci ayda başlanmamışsa, uygulama şu şekilde:
- Çocuk 6. ayını doldurmadan gelmişse: En az 2 ay ara ile 3 doz + son dozdan 6-12 ay sonra tekrar (4 doz)
- 6-12 aylık çocuklarda: En az 2 ay ara ile 3 doz
- 12-24 aylık çocuklar: En az 2 ay ara ile 2 doz
- 2-5 yaş: Tek doz (dalak yokluğu, kronik akciğer hastalığı, şeker hastalığı gibi pnömokok enfeksiyonu riskinin arttığı durumlarda en az 2 ay ara ile 2 doz)

Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan aşı takvimi de yukarıdaki gibi midir?

Şua nda Avrupa Birliği üyesi çok sayıda ülkeden daha iyi bir aşı şemasına sahibiz. Gelişmiş Batı Avrupa ülkelerinin bazılarında bizden fazla olarak suçiçeği ve rotavirus aşıları var, ancak birçoğunda bizde uygulanan pnömokok ve beşli kombine aşı yok.

2009 yılında aşı takvimine girmesi planlanan bir aşı var mı?

Ulusal aşı takvimine yeni bir aşının eklenmesi oldukca karmaşık ve çok sayıda verinin ve bilginin değerlendirilmesine dayanan bir işlemdir. Ülkemiz sisteminde bilim adamlarından oluşan “Bağışıklama Danışma Kurulu” bilimsel verileri” (hastalığın sıklığı, ölüm ve sakatlık riskleri, hastalığın ülkeye maliyeti, aşının etkinliği ve güvenilirliği) değerlendirerek aşı takvimine eklenmesi uygun aşıları Sağlık Bakanlığı’na teklif etmekte, Bakanlık da aşıların temin edilebilirlik, uygulanabilirlik durumlarını ve mali kaynakları değerlendirerek, son kararı vermrktedir. Bu değerlendirmeler sonucunda yeni bir aşının gerekliliğine karar verilirse, her an yeni bir aşı programa eklenebilir.

Yan etkisi olan aşı var mıdır? Ya da aşılamaya karşı hassas olan, takip gerektiren çocuklar var mı?

İlaçlarda olduğu gibi, yan etkisi olmayan aşı yoktur. Aşılar da beklenen yarar muhtemel zarardan fazla olduğu için uygulanır. Özellikle canlı aşılar bağışıklık sistemi hastalık veya kullanılan ilaçlar nedeniyle baskılanmış yada az çalışan kişilerde uygulanmamalıdır. Canlı olmayan aşıların riski düşüktür, ancak bu kişilerde etkinliği yeterli olmaz. Gebelere de tetanoz dışındaki aşılar özellikle ilk aylarda uygulanmamalıdır.

Çocuk aşılandıktan sonra ailenin dikkat etmesi gereken noktalar nelerdir?

Aşılama çok dikkat etmeyi gerektirmeyen, güvenli bir uygulamadır. Sadece özellikle beşli karma aşı başta olmak üzere, ateş, uygulanan yerde şişlik, kızarıklık ve ağrı yapabileceğinden, bu açıdan izlemek ve ateş varsa ateş düşürücü bir ilaç vermek, şişlik varsa uygulanan bölgeyi yukarıda tutmak ve alkol kompresyonu yararlı olabilir. Çok nadir görülen daha ağır yan etkilerde bir sağlık merkezine başvurmak gerekir.

Rotavirüs aşısı hakkında bilgi verir misiniz? Sizce özellikle küçük çocukları şiddetli ishalin yaratacağı tehlikelerden korumak için bu aşı mutlaka uygulanmalı mı?

Rotavirus çocuklarda en sık görülen ishal etkenidir. Özellikle kış aylarında ve ağır ishallere neden olur. Ülkemizde de çocukluk çağı ishallerinin % 16-40’ı bu virusa bağlıdır. Yakın zamanda Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana illerinde yürüttüğümüz bir çalışmada hastaneye yatacak kadar ağır çocukluk çağı ishallerinin yarısından çoğunun rotavirusa bağlı olduğunu gözlemledik. Ülkemizde iki farklı aşı mevcuttur. Bunlardan biri iki, diğeri üç doz şeklinde uygulanır. Aşı henüz ülkemizin aşı programında yer almadığından, aileler parasını ödeyerek çocuklarına yaptırabilirler. Henüz bütün çocuklara önermemekle birlikte, uygulanması her çocuğun ortalama 1-2 kez geçirdiği bu hastalıktan % 80-90 oranında korunmak için yararlı olacaktır. Rotavirus aşısında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, aşının ilk dozunun mutlaka çocuk üç ayını doldurmadan uygulanması gerekliliğidir. İlk dozun daha geç uygulanması barsak düğümlenmesi riski açısından güvenli değildir.

Suçiçeği aşısı’nın koruyuculuğu yeterli midir? Bu aşı hakkında da bilgi alabilir miyiz ve ailelere mutlaka yaptırmalarını önerir misiniz?

Suçiçeği aşısı % 98-100 koruyan, çok etkili bir aşıdır. Hastalığın yan etki oranı düşük olduğundan, henüz az sayıda ülkenin ulusal aşı programında yer almaktadır. Mutlaka yapılması gerektiğine karar verildiğinde, diğer aşılarda olduğu gibi, aşı takvimine girecektir. Ancak suçiçeği bilinen en bulaşıcı enfeksiyon olduğundan, çok sık görülür ve oranı düşük de olsa, ciddi komplikasyon sayısı fazladır. Özellikle bağışıklığı yetersiz çocuklarda ağır seyredebilir. Bu nedenle çocukları sağlıklı iken, 24. aydan sonra tekdoz aşı ile aşılamak yararlı olur.

Aşı zamanı geçirilen çocuklarda aşı programına yeniden başlamak gerekli midir?

Hayır. Aşılamada aşı dozunun gerekli zamandan önce yapılması tekrar gerektirirken, geç yapılması aşının etkinliğini azaltmaz. Aradan yıllar geçse bile, aşı programına kaldığı yerden devam edilir.

Sağlam çocuk kontrollerinin önemli bir parçası olan aşı uygulamaları çocuk, aile ve toplum sağlığı açısından neden önemlidir?

Aşılama bir sağlık çalışanının insan sağlığına verebileceği en büyük hizmettir. Çünkü korumak tedavi etmekten daha kolay ve ucuzdur. Ayrıca her çocuğun gereken zamanda sağlık merkezine başvuracağı garanti edilemeyeceğinden ve giderek artan ilaç direnci nedeniyle tedavi giderek güçleştiğinden, aşılama ile koruma avantajlıdır. Aşılamanın tedavi edici ilaçlara karşı en büyük üstünlüğü hastalıkları ortadan kaldırabilmesidir. Örneğin bir zamanlar binlerce insanın ölümüne neden olan çiçek hastalığı aşılama ile rtadan kalkmıştır. Çocuk felci bütün dünyada yok edilmek üzeredir ve kızamık hastalığı da çok düşük rakamlara indirilmiştir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2572
favori
like
share