Çocuklarda Büyüme Geriliği - Çocuklarda Büyüme Geriliği Nedir - Büyüme Geriliği

Çocukların yaşa göre ortalama boyları ve uzama hızları:
İlk yıl içindeki uzama hızı
Yenidoğan ortalama 50 cm doğar
İlk 3 ay 8 cm
İkinci 3 ay 8 cm
Üçüncü 3 ay 4 cm
Dördüncü 3 ay 4 cm
Böylece 1 yaşında ortalama 75 cm’e ulaşır.

Daha sonra

1-2 yaş arası 10-12 cm uzar
2-4 yaş arası yılda 7 cm uzar
4 yaşında ortalama doğum boyunun 2 katına ulaşır.
4 yaşından - ergenliğin ilk belirtilerinin başlamasına kadar geçen sürede yılda 5-6 cm
Ergenlik dönemi yılda 7-12 cm uzar.

BOY VE KİLO GRAFİĞİ

Nasıl kullanılır?
Kilo ve boy grafiğini kullanırken, kız bebekler için pembe çizgileri, erkek bebekler için mavi çizgileri takip etmeniz gerekecek.
Grafikte yatay bölümde bebeğinizin içinde bulunduğu ayı bulup, aynı hizada yukarıya doğru ilerleyerek; sol taraftan da bebeğinizin boy/kilo değerini bulup aynı hizada sağa doğru ilerleyerek, ikisinin çakıştığı noktayı bulun. Bu kesişim noktası bebeğinizin gelişim değerini gösterir.
Alttaki kalın eğriler ortalamanın en düşük değerlerini (3. persentil), üstteki kalın eğriler de ortalamanın en yüksek değerlerini (97. persentil) işaret eder. Kesik çizgiler ise bu ay aralığındaki bebeklerin ortalama değerlerini (50. persentil) gösterir. (Persentiller, belli bir yaş grubundaki kız ve erkek çocuklarının kilo ve boy dağılımını gösterir.)
Büyüme eğrisinde bebeklerin gelişiminin alt ve üstteki kalın çizgilerin (3-97 persentil) arasında olması bebeğin normal geliştiğini gösterir. Bebeğinizin gelişimini doktorunuz ile birlikte takip etmenizi öneririz.
Örneğin; eğer 3 aylık bir kız bebeğin ağırlığı 35. persentile denk geliyorsa, kilosu o yaştaki kız çocuklarının %35’inden fazla, %65'inden ise daha az demektir.

Anne-babaların bebeklerinin cinsiyetinden sonra en çok merak ettikleri ağırlığı ve boyudur. Çoğu “sağlıklı olsun da… ” der ama büyürken diğer yaşıtlarıyla sürekli karşılaştırma yapmaktan da kendini alamaz. Çünkü onlara göre bebeklerinin büyümesi aynı zamanda sağlıklı olduğunun işaretlerini taşır. Peki bu doğru mudur? Standarttan ne kadar sapmayı büyüme geriliği olarak algılamalıyız? Acaba genetik faktörleri hesaba katıyor muyuz? Büyüme geriliğinin erken teşhisinin önemli olması bir tarafa konu hakkında gereksiz endişeler taşımak da yersiz olabilir. Büyüme ve büyüme geriliği hakkında görüşlerine başvurduğumuz uzmanımız Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Tarım çok değerli bilgileri bizimle paylaştı.

A-) BÜYÜME NEDİR?
• BÜYÜME NEDİR VE BÜYÜMENİN EVRELERİ NELERDİR?
Büyüme dinamik bir süreçtir ve anne rahminden başlayıp ergenlikte epifiz hatlarının kapanması ile sona erer. Normal büyüme, yaşa göre uygun standartlarda ve çocuğun genetik potansiyeline uygun büyüme olarak tanımlanabilir. Büyüme her zaman aynı çizgide olmayıp bazen yavaşlama ve hızlanma dönemleri ile merdiven tarzında olabilir. Bu nedenle büyüme hızının değerlendirilmesi için en az 6 aylık süre gerekir. En hızlı büyüme ilkbahar ve yaz aylarında görülür.

Ayrıca ağırlığın izlemi de boyun izlemi kadar önemlidir. Ağırlıktaki değişiklikler boydaki değişikliklerden önce görülebilir ve beslenme yetersizliğine bağlı büyüme geriliğinin habercisi olabilir. Boy ve ağırlıktaki zaman içindeki değişimin izlenmesi sağlıklı yorum yapılabilmesi için çok önemlidir. Büyüme eğrisi üzerinde nerede olduğunuzdan çok oraya nasıl geldiğiniz önemlidir.
Büyümenin evreleri ise anne rahmindeki doğum öncesi dönem, süt çocuğu dönemi (0-2 yaş), okul öncesi (2-6 yaş), okul çocuğu ve ergenlik dönemi (11-18 yaş) olarak sınıflanabilir.

• BÜYÜMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER NELERDİR?

Normal büyümeyi üç temel faktör doğrudan etkiler:

1- Genetik Faktörler: Genler çocuğun ırksal ve ailevi boy potansiyelini ve ergenliğe başlama yaşını belirler.
2- Çevresel (Beslenme): Özellikle doğumdan itibaren ilk iki yıl büyümeyi etkileyen bir faktördür ve ileriki yaşlarda da etkinliğini sürdürür.

3- Hormonal Faktörler: Hipofiz bezinden salgılanan büyüme hormonu başta olmak üzere tiroid hormonları ve cinsiyet hormonları büyümeyi düzenler.
Büyümenin sürdürülebilirliği ise vücuttaki tüm organ sistemlerinin (kalp, akciğerler, böbrek vb) sağlıklı bir biçimde çalışması ile gerçekleşir.

B-) BÜYÜME GERİLİĞİ NEDİR?
Büyüme geriliği çocuğun kendi cinsinden yaşıtlarına göre daha yavaş büyümesi ve/veya boyunun büyüme eğrisi üzerinde ortalamadan 2 standart sapma daha düşük bulunmasıdır. Başka bir deyişle boyun büyüme eğrisi üzerinde 3 persentilin altında olması büyüme geriliği olarak tanımlanır. Buna göre aynı yaş ve cinsteki 100 çocuktan en kısa boylu olan üç çocuk toplumun geri kalanına kıyasla büyüme geriliğine sahiptir.
a- Doğum öncesi büyüme geriliği

• DOĞUM ÖNCESİ BÜYÜME GERİLİĞİ NELERDEN ETKİLENEBİLİR?

Sorunun önlenmesi genellikle tedavi edilmesinden daha kolaydır. Birçok sağlık sorununda olduğu gibi büyüme geriliği de anne karnında başlayabilir. ‘İntrauterin’ büyüme geriliği denen bu durum bebeğe, anneye ve ikisi arasındaki iletişimi sağlayan plasentaya bağlı olabilir.
Anneye ait faktörlerden annenin yaşı, beslenme yetersizliği, sigara ve alkol alışkanlığı, şeker hastalığı, hipertansiyonu, enfeksiyon hastalıkları ve birçok sistemik hastalığı bebekte büyüme ve gelişme geriliğine neden olabilir.
Bebeğe ait faktörler ise bebeğin kromozom kusurları, bazı doğuştan organ yetersizlikleri, sistemik hastalıkları ve iskelet gelişim kusurları gibi geniş bir yelpazeyi kapsar.

• DOĞUM ÖNCESİ BÜYÜME GERİLİĞİ NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Gebelik dönemi bebeğin bütün yaşamını etkileyebilecek sorunlara zemin hazırlayabilir. Bu nedenle annenin ve bebeğin sağlığının çok iyi izlenmesi gerekir. Bebeğin gebelik haftasına göre ulaşması gereken vücut ölçüleri doğum hekimi tarafından ultrasonografi yardımıyla değerlendirilmelidir.

• DOĞUM ÖNCESİ BÜYÜME GERİLİĞİ ANNEYE UYGULANAN TANI TESTLERİNDE TESPİT EDİLEBİLİYOR MU?

Annenin kanında yapılacak hormonal değerlendirme (üçlü test gibi) ile birçok sorunla birlikte büyüme geriliğine de neden olabilecek kromozom kusurları (Down sendromu gibi) saptanabilir. Annenin kan basıncı, kanındaki demir düzeyi ve tiroid hormonları bebeğin sağlığı için çok önemlidir.

• DOĞUM ÖNCESİ BÜYÜME GERİLİĞİ OLAN BEBEKLERİN DOĞDUKTAN SONRA DİĞER YAŞITLARINI YAKALAMA ŞANSI NEDİR?

Bebeğin yakalama şansı doğumdan sonraki bakımın ve özel durumların teşhis ve tedavisine olduğu kadar doğum öncesi büyüme geriliğinin başlama zamanına da bağlıdır. Simetrik büyüme geriliği denen durumda bebeğin boy, ağırlık ve baş çevresi etkilenir ve büyümeyi duraksatan olayın erken gebelik döneminde ortaya çıktığını gösterir. Bu gruptaki bebeklerin yaşıtlarını yakalama şansı daha düşüktür; fakat kesin bir rakam vermek doğru değildir. Asimetrik büyüme geriliği denen grupta ise özellikle bebeğin ağırlığı düşüktür; baş çevresi normaldir. Bu tablo gebeliğin daha geç dönemlerinde ortaya çıkan bir sorunla izah edilebilir ve bebeğin yaşıtlarını yakalama şansı daha yüksektir. Yakalama genellikle ilk iki yaş içinde ve en geç dört yaşına kadar görülmektedir.

• DOĞUM ÖNCESİ BÜYÜME GERİLİĞİNİN TOPLUMDA GÖRÜLME SIKLIĞI NE KADARDIR?

Doğum öncesi büyüme geriliği tanımı da yine 100 çocuktan en kısa 3 çocuğu kapsamaktadır. Ancak, toplumdaki gerçek sıklığı anne adaylarının genel sağlığı ve gebe izleminin kalitesine bağlı olarak normal dağılıma dayanan bu tanımdan daha fazla olabilir.

• ANNE ADAYI, BEBEĞİNİN BÜYÜME GERİLİĞİ YAŞAMAMASI İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİ?

Annenin gebelik boyunca sağlıklı ve dengeli bir beslenme planlamasına ihtiyacı vardır. Toplam enerji gereksiniminin karbonhidrat, yağ ve protein grubundan alınması gerekirken diyetin yeterli vitamin ve mineral içermesi sağlanmalıdır. Annenin tartı alımı doğum hekimi tarafından izlenmeli ve gerekirse diyet uzmanının yardımıyla kontrol altında tutulmalıdır.
Gebelik ile sigara ve alkol kesinlikle yan yana gelmemelidir. Gebeliğinde sigara kullanan annelerde plasenta damarlarında daralma ve yetersizlik gelişebilir. Bu durum bebeğin beslenmesini ve büyümesini olumsuz yönde etkiler. Alkol için, gebelikte tüketilebilecek güvenli bir miktar yoktur. Güvenli davranış hiç alkol almamaktır; çünkü alkol ‘fetal alkol sendromu’ denen büyüme geriliği, baş çevresinde küçüklük ve kalıcı zeka geriliği gibi birçok soruna neden olabilir.
b- Doğum sonrası büyüme geriliği

• DOĞUM SONRASI BÜYÜME GERİLİĞİNDE HANGİ FAKTÖRLER ROL OYNAR?

Büyüme geriliği görülen çocukta öncelikle normal-kısa bir çocuk mu olduğu yoksa büyüme geriliğine neden olan başka bir sorun mu bulunduğu konusuna açıklık getirilmelidir. Normal-kısa grupta iki durum söz konusudur:
1) Konstitusyonel (yapısal) büyüme geriliği: Bu çocuklar buluğ çağına geç girerler, fakat buluğ ile birlikte hızla uzayarak normal erişkin boyunu yakalarlar. Bu şekilde geç boy atma hikayesi genellikle anne ve/veya babada da vardır.
2) Genetik boy kısalığı: Bu çocuklar normal zamanında buluğ çağına girerler ve fakat erişkin boyları kısa kalır.
Normal-kısa çocuklar dışındaki grup ise çocukluk çağının hemen bütün sağlık sorunları ve kronik hastalıklarını kapsamaktadır. Örneğin beslenme ile ilgili sorunlar, sistemik bir hastalık (kronik karaciğer, böbrek, kalp hastalıkları gibi) veya hormon eksiklikleri (tiroid hormonu ve büyüme hormonu gibi) söz konusu olabilir.
Beslenme yetersizliği dünyada ve ülkemizde en sık görülen büyüme geriliği nedenidir. Bu durum tüketilen enerji ve/veya protein yetersizliğine bağlı olabileceği gibi bazı besin öğelerinin (demir, çinko gibi) eksikliği sonucu da görülebilir. Bazen besinlerin bağırsaklardan emilmesini bozan hastalıklar da sorumlu olabilir.
Çocuklarda görülen hemen hemen bütün doğuştan veya kronik hastalıklar büyüme geriliği yapabilir. Örneğin; kromozom hastalıkları (Turner sendromu, Down sendromu), düşük doğum ağırlığı, kemik hastalıkları, metabolik hastalıklar, kronik böbrek, karaciğer, kalp, akciğer hastalıkları, iyi kontrol edilmeyen diyabet, kronik enfeksiyonlar, uzun süreli ilaç kullanımı (özellikle kortizon tedavisi) sayılabilir.
Tiroid hormonlarının ve büyüme hormonunun doğuştan ya da edinsel eksikliği de büyüme geriliği ile kendini gösterebilir.
Büyüme hormonu eksikliği klasik olarak belirgin büyüme geriliği, büyüme hızında yavaşlama, kemik yaşında gerilik ve boy kısalığını açıklayacak başka bir neden yokken büyüme hormonu uyarı testleri ile büyüme hormonu salgılanmasının yetersiz olduğunun gösterilmesi ile teşhis edilir. Genetik kusurlar, yapısal veya doğuştan ve edinsel hipotalamus ve hipofiz hastalıkları nedenler arasında sayılabilir. Kanser tedavisi için kullanılan radyoterapi ve kemoterapi ile travmatik beyin hasarı hipofiz bezinin zarar görmesine yol açmaktadır. Kanser hastalıklarında yaşam süresinin uzaması bu grubun sıklığını da artırmaktadır.
Bununla beraber büyüme hormonu eksikliği olgularının büyük bir kısmının nedeni belli değildir.

• DOĞUM SONRASI BÜYÜME GERİLİĞİ HANGİ YAŞTA AİLELER TARAFINDAN FARK EDİLEBİLİR?

Zamanında doğan bir bebeğin ağırlığı 2500-4000 gram ve boyu 50 + 2 cm’ dir.
Hayatın en hızlı büyüme dönemi ilk yıldır ve bebek doğumdan bir yaşına kadar boyunu yaklaşık %50 artırarak (+25 cm) 1 yaşında 75 cm’ ye ulaşır. Bundan sonra,

2. yılda 12.5 cm
3. yılda 10.0 cm
4. yılda 7.5 cm

Sonraki yıllarda 5.0 cm büyür.

Ergenlik döneminde ise, senelik büyüme hızı kızlarda 8-10 cm, erkeklerde 10-12 cm’ ye çıkar. Belirtilen hızlardan daha yavaş büyüyen çocuklar büyüme eğrisi üzerinde beklenen standartların altında kalır ve büyüme geriliği teşhisi konur.

Büyümenin izlenmesi mutlaka ağırlık ölçümleri de dikkate alınarak yapılmalıdır. Büyümenin normal hızda devam edebilmesi için ilk koşul ağırlık artışının da normal olmasıdır. Normal bir bebek doğum ağırlığını 5. ayda 2 katına, 1 yaşında 3 katına çıkarır. Bundan sonra yılda yaklaşık 2 kg kazanır.

Eğer çocuğunuzun daha önce izlediği çizgiden bir sapma olursa nedeni araştırılmalıdır.

Çocuğun genetik potansiyeli, takip ettiği büyüme çizgisi ile karşılaştırılmalıdır. Büyüme hızında genetik potansiyelinden uzaklaşma erken uyarı olarak değerlendirilmelidir. Aşağıdaki formül, genetik potansiyel ile ilgili bir tahminde bulunmamızı sağlayabilir.

Erkek çocuk için: (Anne boyu + baba boyu +13) ÷ 2
Kız çocuk için: (Anne boyu + baba boyu - 13) ÷ 2

Bu yöntemle hesaplanan hedef boy büyüme eğrisi üzerinde 18 yaş için işaretlenir. Bu nokta çocuğun izlediği büyüme kanalının ulaşacağı nihai boy ile karşılaştırılır. Eğer bu iki nokta arasındaki fark 5 cm’den küçükse, çocuğun büyümesi genetik potansiyeline uygundur. Eğer fark 5 cm’den büyükse, büyüme geriliğinin başka bir nedeni olabileceği düşünülmelidir.
Nihai boyun öngörülmesi için kullanılan bir diğer yöntem kemik yaşının belirlenmesine dayanır. Bu yöntemde sol el ve el bileği grafisi ile saptanan kemik yaşına göre çocuğun erişkin boyunun yüzde kaçına sahip olduğu ve dolayısıyla ulaşacağı son boyu tahmin edilebilir. Bu yöntem normal büyüme hızına sahip olan çocuklar için geçerlidir ve büyüme hızı normal değilse yanıltıcı sonuçlar verebilir.

• TANI NASIL KONUR?
Çocuğunuzun normal sağlık kontrolleri sırasında boy ve ağırlığının ölçülerek kaydedilmesi gerekir. Bu izlem toplum normallerine göre belirlenmiş standart grafikler üzerinde yapılmalıdır. Çocuğun büyümesi bu grafikler üzerinde izlenirken büyüme hızının normal olmasına ve anne-babanın boylarına göre beklenen genetik potansiyeline (hedef boy) uygun olmasına dikkat edilir.
İzlem sırasında boy uzunluğunun yukarıda belirtilen standartların altına düşmesi halinde büyüme geriliği teşhisi konur. Büyüme geriliğinin nedeni ise çok çeşitli faktörlere bağlı olabilir ve çocuğun muayene bulgularına göre araştırılmalıdır.

• DOĞUM SONRASI BÜYÜME GERİLİĞİNİN TOPLUMDA GÖRÜLME SIKLIĞI NE KADARDIR?

Büyüme geriliğinin tanımına göre her 100 çocuğun üçünde toplumdaki aynı yaş ve cinsteki diğer bireylere göre büyüme geriliği vardır. Ancak, bu tanıma uymasa bile, çocuğun anne ve babasının boyuna göre hesaplanan genetik potansiyelinin altındaki bir boya sahip olması önemli bir sağlık sorununun habercisi olabilir.
Büyüme hormonu eksikliğinin toplumdaki sıklığı ise 1:4,000 ile 1:60,000 arasında verilmektedir. Bu rakamların net olarak saptanamamasının bir nedeni de büyüme hormonu eksikliğinin genellikle tam değil, kısmi olmasıdır.

• KULLANILAN ANTİBİYOTİK BENZERİ İLAÇLARIN DOĞUM SONRASI BÜYÜME GERİLİĞİNE ETKİSİ NE KADARDIR?

Antibiyotikler büyüme geriliğine neden olmaz; fakat sık antibiyotik kullanılmasını gerektiren enfeksiyonlar büyüme geriliğine neden olabilir. Uzun süreli ilaç kullanımının büyümeyi engellemesi özellikle kortizon grubundaki ilaçlar için söz konusudur. Ancak, bu ilaçlar bazı sistemik hastalıklarda mutlaka kullanılmalıdır. Bu nedenle aileler bu ilaçları reddetmek yerine olası yan etkilerini hekimleriyle tartışmalıdır. Örneğin astım tedavisinde solunum yoluyla kullanılan bu ilaçlar uygun dozlarda büyüme geriliğine neden olmaz.

C- TEDAVİ OLANAKLARI

• BÜYÜME GERİLİĞİ TEDAVİSİNİN AŞAMALARI NELERDİR? NE KADAR SÜRER?

Büyüme geriliğinin tedavisi nedene yöneliktir. Büyüme geriliğinin nedeni kronik bir hastalıksa, tedavisi de bu hastalığın kontrol altına alınmasına bağlıdır. Olayın nedeni herhangi bir besin öğesi veya hormon eksikliği ise, eksik olan madde yerine konmalıdır.

Büyüme hormonu eksikliğinin tedavisi en iyi sonuç veren tedavilerden biridir. Sentetik büyüme hormonu haftanın 6 veya 7 günü cilt altına yapılan bir enjeksiyonla çocuğa verilmelidir. Her bireye büyüme potansiyelinin tamamına ulaşana kadar tedaviye devam etme hakkı verilmelidir. Tedaviye son verme kararı çocuğun ve ailenin tatminkar bir erişkin boyuna ulaştıklarını düşünmeleri ile verilebilir. Tıbben belirleyici olan ölçüt ise kemiklerde büyümeye izin veren boşlukların (epifiz hatları) kapanmasıdır. Bunun saptanması için hastanın sol el bileğinin filmi çekilerek kemik yaşı belirlenir. Senelik büyüme hızının 2 cm’ nin altına düşmesi de nihai erişkin boyuna ulaşıldığını gösterir. Büyüme hatları kapandıktan sonra tedaviye devam edilmesi doğru değildir; çünkü boy büyümediği halde ellerde ve çenede büyüme nedeniyle orantısızlık görülebilir.

• TEDAVİ AŞAMASINDA EBEVEYNLERE PSİKOLOJİK YA DA MEDİKAL BİR DESTEK GEREKİR Mİ?

Hayır. Büyüme hormonu tedavisi ebeveynler tarafından rahatlıkla uygulanabilir ve ebeveynlerin soruları ve kaygıları Çocuk Endokrinoloji Uzmanı tarafından yanıtlanmalıdır. Bunun dışında psikolojik veya medikal destek gerekmez.

• TEDAVİ AŞAMALARINDA ÇOCUKLAR İÇİN ÖZEL BİR EĞİTİM GEREKİR Mİ?

Tedavinin başlangıcında ebeveynlere ve büyük çocuklara büyüme hormonu tedavisinin uygulanması ile ilgili eğitim verilir. Tedavinin devamı sırasında başka bir özel eğitime gerek yoktur.

• BÜYÜME GERİLİĞİNİN TEDAVİSİNDE ÇIKABİLECEK YAN ETKİLER NELERDİR?

Boy kısalığının toplumsal önyargılar nedeniyle yol açtığı psikososyal sonuçlar kişinin normal gelişmesini etkileyebilir. Büyüme geriliği çocuğun ebeveynleri ve arkadaşlarının tutumlarında değişikliğe neden olabilir ve adaptasyon bozukluklarına yol açabilir.

Bugün kullanılan büyüme hormonu tamamen sentetik yolla elde edilir ve vücudumuzda salgılanan hormonla aynı yapıya sahiptir. Herhangi bir hayvandan elde edilmesi söz konusu değildir. Bu nedenle önemli bir yan etki beklenmez. Ancak tedavi sırasında tiroid bezinde baskılanma ve geçici kan şekeri yükselmeleri olabilir.

BÜYÜME HORMONU TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR? UYGULAMASI ZOR MUDUR?

Büyüme hormonu eksikliği sentetik büyüme hormonu ile tedavi edilir. Bu ilaç DNA tekniği ile elde edilir ve vücudumuzda yapılan büyüme hormonu ile aynı yapıya sahiptir. Herhangi bir hayvansal ürün içermez.
Tedavinin çok pahalı olması nedeniyle sosyal güvence kurumları reçete ile birlikte ilacın uzun süre kullanılması gerektiğine dair rapor istemektedir. Çocuk endokrin uzmanları tarafından düzenlenmesi gereken ve mevcut mevzuata göre altı ayda bir yenilenmesi gereken bu raporda teşhis için gerekli test sonuçları ayrıntılı olarak yazılmalı, takip raporlarında da tedaviye cevap alındığı kanıtlanmalıdır.

Tedavi haftada 6 veya 7 gün, günde bir kez ilacın küçük bir iğne ile cilt altına verilmesi yoluyla yapılır. Enjeksiyon kollar, bacaklar, kalça ve karın cildine enjeksiyon yeri sistemli olarak değiştirilerek uygulanır. Bu işlem için aileye eğitim verilmekte ve tedaviyi aileler evde uygulamaktadır. Büyük çocuklar dilerlerse enjeksiyonu kendi kendilerine yapabilmektedir. Hastanın üç ayda bir çocuk endokrin uzmanı tarafından muayene edilmesi ve gerek duyulursa tedavinin etkinliği ve ilacın yan etkisi ile ilgili tetkikler yapılması gerekir.

• BU TEDAVİ ÇOCUKLARI EĞİTİMLERİNDEN ALIKOYAR MI?

Hayır. Tedavi günde bir kez ve akşam yapılmasını önerdiğimiz enjeksiyondan ibarettir ve çocuğun günlük aktivitesini ve eğitimini hiçbir şekilde etkilemez.

• ÇOCUKLARDA TEDAVİ SIRASINDA PSİKOLOJİK SIKINTILAR OLUR MU?

Böyle bir sıkıntı beklenmez. Aksine büyüme hormonu tedavisi sırasında çocuğun kendini daha iyi hissettiği, yaşam kalitesinin arttığı ve zihinsel faaliyetlerinde de iyileşme olduğu bildirilmektedir.

• BU TEDAVİYİ DESTEKLEYİCİ AKTİVİTELER ÖNERİLİR Mİ? SPOR GİBİ...

Zıplamak suretiyle uzun kemikler üzerinde mekanik bası uygulanmasının büyümeyi hızlandırmak için en uygun spor olduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle büyüme geriliği olan bütün çocuklarda zıplama gerektiren sporlar yapılması önerilir.

• TEDAVİ SONRASI NELERE DİKKAT EKMEK GEREKİR? GERİLEME SÖZ KONUSU OLABİLİR Mİ?

Eğer çocukta büyüme hormonu eksikse tedavi son derecede başarılıdır. Bu durumda çocuğun tedaviden önceki büyüme hızının birkaç kat artması beklenir. Tedavinin başarısı, erken başlanması, anne-babanın boyu ve hormon eksikliğinin derecesi ile ilişkilidir. Büyüme hormonu eksikliği yoksa hormon tedavisi ile genetik potansiyeli değiştirmek mümkün değildir.
Büyüme tamamlandıktan ve tedavi kesildikten bir süre sonra büyüme hormonu testleri tekrarlanmalıdır. Hipofiz bezinin zedelendiği travma veya hastalıklarda tedaviye daha düşük dozda ömür boyu devam edilmelidir. Erişkin hayatta, daha az miktarda da olsa büyüme hormonuna ihtiyaç vardır; çünkü büyüme hormonunun protein, şeker ve yağ metabolizması üzerinde olumlu etkileri vardır. Hastanın çocuk doktorundan erişkin doktoruna devredildiği geçiş döneminde bu durum hatırlanmalı ve tedaviye erişkin yaşamda devam edilmesinin gerekip gerekmediği belirlenmelidir.

• NEREDE BU TEDAVİ YAPTIRILABİLİR VE MASRAFLARI DEVLET KAPSAMINDA MIDIR?

Büyüme hormonu eksikliğinin tanı ve tedavisi Çocuk Endokrinoloji Uzmanı tarafından yürütülmelidir. Teşhis konması için yukarıda belirtilen kriterlere göre düzenlenecek rapor ile ilaç bedeli sosyal güvence kurumları tarafından katkı payı alınmaksızın karşılanmaktadır.

• GENETİK FAKTÖRLERE BAĞLI BÜYÜME GERİLİĞİNDE TEDAVİ İMKANLARI İLERDE OLASI GÖRÜLÜYOR MU?

Genetik bilimi baş döndürücü bir hızla ilerlemektedir. Kök hücre araştırmalarının hızlanması ile büyüme geriliğine neden olan pek çok hastalığın tedavisi de gelecekte mümkün olabilecektir.

• BÜYÜME GERİLİĞİ YAŞAYAN ÇOCUKLARA PSİKOLOJİK DESTEK GEREKİR Mİ? PSİKOLOJİK DESTEK İÇİN ANNE BABA NELER YAPABİLİR?

Büyüme geriliği olan çocuklara rutin olarak psikolojik destek gerekmez. Kısa boylu birçok çocuk bu duruma adaptasyon gösterebilir. Ebeveynler, öğretmenler ve hekimler adaptasyon sorunu olan çocukları desteklemekle yükümlüdürler. Kısa boylu çocuklara uzun boyun her zaman avantajlı olmadığı, kısa boyun da bazı avantajları olabileceği anlatılmalıdır. Ayrıca, kısa boylu olmanın başarılı olmayı engellemediği açıklanmalı ve her alanda kısa boylu bireylerden çok başarılı örnekler verilmelidir. Buna rağmen spesifik uyum kusurları gösteren çocuklar için psikolojik yardım istenebilir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2289
favori
like
share