Bilezikli Bahçe - Hamdi Oruç - Çocuk Hikayeleri - Masallar

Siz hiç ağlayan bahçe gördünüz mü. ben gördüm .
Bir bahar gecesiydi. rüzgarı dinliyordum rüzğarda bir ağlama sesi .Bir bahçenin sesiydi bu .saatlerce dinlemiştim . Telefonun bir ucunda ben bir ucunda bir bahçe farz edin Şöyle diyor…:
-Ben unutulan bir bahçeyim .Unutulan bahçe olmak çok zor .yaşayarak öğrendim bunu her gün çocukları bekliyorum.Yine gelmediler diye her gece sabahlara kadar ağlıyorum.diyor…

İçimden acı hiç eksik olmayacak mı benim.İyi ki kuşlar var.Çobanlar da unuttu beni…Ben çocukları anneleri gibi seven bir bahçeyim.Hani çocuklar nerde…
-Üzülme bir gün geleceğim.dedim.
-Sen kimsin
-Bir çocuk
-Adın ne
-Ali
-Oh oh bir çocuk sesi duydum.Şükür Allaha…


Bundan yirmi yıl önceydi bir keçi çobanı iki çocuğu ile gelmişti. Çocukların isimlerini hatırlıyorum .kız büyüktü adı.Zeynep,Oğlan beş yaşlarında ,bir sümüklü … Meyvelerimden doyasıya yediler .günlerce yediler…

Her yıl meyve verdi ağaçlarım belki bu yıl Zeynep çıkar gelir Yanında da kardeşi Ümidimi yitirmedim hiç tam yirmi yıl geçti .
-Ben sözümü tutarım
-Yılmadan bekleyeceğim seni…seni ve arkadaşlarını
Ormanların içindeyim .Bir bahçeyim ben .Bilezikli bahçe derler namıma
-Bilezikli mi
-Evet
-Bahçelerin bilezikleri olmaz
-Dinle:
Zeynep’in annesinin bileziklerinden daha çok bilezik var kollarımda.ne dediğimi büyüyünce anlayacaksın .
Siz hiç gelmediniz. Görmediniz beni hiç .Kim bilir ne uslu bir çocuksun. Meyvelerimi yerken dalları da kırmayacaksın belki.Aman bir iki dal kırsanız ne olur ki, mutlaka gelin.Ne güzel ağaçlarım var…

Zeynep gelmeyecek anlaşıldı bari siz gelin.Zeynep belki evlenip şehre gelin oldu.Kocası zengindir belki, Belki bizim sümüklü de şimdi ablasının yanında şehirde .Şimdi bana kimseler gelmeyecek.Sümüklü bir gün çocuklarını alır da gelir mi .Keçi çobanı değil ki artık o. Onun çocukları bir şehirli kızdandır…

Zeynep’ten de ümidimi tam yitirmedim .Bakarsın bizim Zeynep ,Zengin kocasına derki:
-Kayakçılık sporu, en güzel bizim köyün ormanında olur
Zengin koca da:
-Ben para kazandıran her işi yaparım .Bir otel oraya.gelsin paralar. Aman benimki de hayal işte. Zeynep fakir bir kocaya gelin mi gitti…Gitmez gitmez…

Bak sana ne anlatacağım bu anlattığımdan bir ders çıkaracak yaşta olup olmadığını bilmiyorum ama bir gün anlatacaklarımdan ders çıkaracağından eminim .Bir kadına yüce Allah yirmi çocuk vermiş. Kadın çocukların gürültüsünden usanmış. Allaha “bunları al” diye yalvarıyormuş. Allah da alıverince başlamışmış ağlamaya.Kırk yıl önceydi Zeynep’in dedesini “al şu çocukları başımdan “ bak dalları kırıyorlar. Ağaçlarıma acı…Daha da getirme demiştim .O kadının durumuna düştüm gördün mü…

-Seni nasıl bulabileceğim unutulan bahçe. Yani bilezikli bahçe .Bilezikli bahçe diyorum sana .Bilezikli bahçe olduğunu anlatacaktın. anlatmadın daha .Arkadaşlarımı da alıp geleceğim sana bir gün . erkek sözü…
-Arkadaşlarını da al gel.Zeynep’i de getir .Unutma Zeynep’i…
-Ben Zeynep’i tanımam ki
……

Gelin çocuklar beni ararsanız bulursunuz. Köyün deresinin kaynağına çıkın .Kıbleye dönün göreceksiniz. Yirmi yıl oldu hiç çocuk sesi duymadım.Şu şehirler yok mu.O hırsızlar çocukları çaldı benden.
Bir sırrımı söyleyeyim size.Bu sırrı kimseye söylemeyin bir Zeynep biliyor.Gezginin biri söylemişti Zeynep’e .dilini tutamayıp.Zeynep babasına sormuştu o an:
-Maden nedir baba
-Altındır.
-Annemin bilezikleri altın mı
-Evet
-Bu bahçenin karnında annemin bileziklerinden varmış .
-Ne ?Annenin bileziklerinden mi… Neresinde…

Adam her yeri kazdı bilezikleri aradı bulamadı. Çocuk rüya görmüş olmalı dedi.
Rüya görmemişti Zeynep …
Bir zaman gerçek olacak bu rüyalar Zeynep.Senin ve benim rüyam.Ne duruyorsun Zeynep çocuklarını al gel.Meyveli ağaçlarıma çıksınlar. Zengin kocan karnımdaki bilezikleri arasın. Bir otel gör ne yakışır şu derenin kıyısına.Şu tepede kayak yapılmaz mı sanıyorsun …Kayak için gittiğin tepelerden nesi eksik. Yoksa fakir birine mi gittin.Ah Zeynep. Gitmezsin gitmezsin…

Ümidimi yitirmeden bekleyeceğim , Zaman her derdin ilacı…Sabır tek seçeneğim. Ümit en güzel ilacım…Haydi .Gel Zeynep …

-Zeynep’i tanımıyorum ki…Ses kesilmişti.
Kafamı kaldırdığımda hayal kurduğumu anlamıştım.Bahçenin konuştuğu da nerde görülmüştü
Bu bahçe nerde diye düşünmeden de edememiştim .

***

Bu hayalin etkisi bende hiç silinmedi.
Bakın bir gün ne oldu : Bizim köyün dağlarından birinde Karşımda güzeller güzeli bir bahçe. İşte dedim unutulan bahçe bu. yani bilezikli bahçe bu.. Bu bahçenin toprağında belki maden var . Zeynep kızın bilezikli bahçesi bu.Gülüyordu bahçe.Nasıl sevinmişti…O bahçeyi bilezikli bahçe kadar sevmiştim.
Neden unuttular ki insanlar bilezikli bahçeyi…

Ben o gün bu gündür …nerde bir bahçe görsem onun bir bilezikli bahçe olduğunu düşünmüşümdür.
Ah kıymeti bilinmeyen topraklarımız. İnsan eli bekleyen topraklar … Kim hatırlatacak sizi bize …
Yaşlandığımda da çocuklara hep öğütlerimde “Bilezikli” bahçeyi bulmalarını isteyecektim
Aslında o kadar çok ki bu ülkede bilezikli bahçeler… Hep düşünmüşümdür şunu: Neden kıymetlerini anlayamıyoruz topraklarımızın…
Kıymetlerini anlayacağız bir gün bilezikli bahçelerin…


Hamdi Oruç

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 351
favori
like
share