Yenidoğanın 7 Hassas Noktası - Yenidoğan - 7 Hassas Noktası

Hiçbir şey yeni doğmuş bir bebek kadar güzel, naif, bir o kadar da korunmaya muhtaç olamaz. Bu minik mucizeye dokunmadan seyretmek bile, insana anlatılmaz keyif verir. Sanırım bu duyguyu da en iyi, ilk defa bebek sahibi olan anneler bilir. Ama aynı anneler için bu minik bebek “korkutucu” da gelebilir. “İncitir miyim?, Gerekli özeni gösterebilir miyim?” endişesi ilk günlerde sıkça yaşanır. Ancak bebeğin doğal fizyolojisi ve gelişimi içinde normal karşılanan özellikleri bilindikçe bu endişeler azalacaktır. Öncelikle aklınızda tutmanız gereken ilk şey; yenidoğanın tüm organ fonksiyonları yaşamın ilk günlerinde çocuk ve erişkine göre farklı olduğudur. Bu farklılıklar nedeniyle daha dikkatli olmanız gerektiğidir. Yeni doğan bebeğinizin 7 hassas noktası ve yapmanız gerekenleri Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalı öğretim üyesi Barboros Ilıkkan’dan öğrendik.

Göbek kordonu (1)

nne karnındayken, bebeğin gelişiminde önemli görevler üstlenen göbek kordonu, doğumla birlikte işlevini tamamlayacağından, bebeğin göbeğinin birkaç santim üstünden kesilir. Bebekte kalan kısım 10 gün içinde yavaş yavaş kuruyup, karayıp düşecektir. Bebeğin hassas noktalarından biri olan bu bölgenin, kuru ve temiz tutulması şarttır. Enfeksiyona açık olan bu bölgeye her gün pansuman yapmanız gerekecektir. Sık sık havalandırmanız, doktorunuzun önereceği kurutucu antiseptikler kullanmanız, iyileşme sürecini hızlandırır. Üstünü sıkıca bağlamayın, bebek bezinin üstünü örtmesini engelleyin, naylon külot kullanmayın, ıslanırsa hemen kurulayın. Kokulu koyu renk akıntı, kanama, kızarıklık, şişme görürseniz doktora başvurmanız gerekir. İhmal etmeyin.

Konak (2)
Bazı bebeklerin cildi fazla yağ üretir. Bunun sonucunda kafasında sarı renkli, yağlı pullanmalar oluşur. Hafif konaklarda, başa bebek yağı ile masaj yaparak kabuklar yumuşatılır. Daha sonra yumuşak bir fırçayla taranarak kabuklar temizlenir. Daha ağır durumlarda kabuklanma daha yaygındır, kahverengi yamalar görülür. Bu cildi tahriş eder, deride kızarıklığa yol açar. Doktorunuz bu durumda özel bir şampuan ve merhem önerebilir.
Ter pullanmayı artıracağından, bebeğin başını kuru ve temiz tutmaya özen gösterin.

Genital Bölge ve popo (3)
Yeni doğan bir bebeğin doğum anında derisi steril yani mikropsuzdur, yaşamın ilk haftasının sonuna doğru yaşam boyu yerleşik olan bakterilerle tanışır. İşte bu nedenle bebeğin mikrop ve bakterilere karşı daha hassas olan popo ve genital bölgesinin temizliğine daha çok dikkat etmek gerekir. Özellikle kız çocuklarda temizleme işleminin yukarıdan aşağıya doğru yapılması, enfeksiyon riskini azaltır. Bebeklerin alt temizliğini yaparken cinsel organlarını tahriş edici maddeler kullanılmaması, iyi temizlensin diye bastırılmaması gerekir. Yenidoğanın hassas cildinin en çok etkilendiği bölge idrar ve dışkıyla temas halinde olan bebek bezi bağlama bölgesidir.
Uzmanların bez dermatiti olarak tanımladığı durum üçüncü haftadan itibaren sıklıkla görülmeye başlar, 7-12. aylar arasında yaygın olarak görülür. İşte bu nedenle zaman zaman bez bağlanmayarak hava aldırmanız, sık bez değiştirmeniz, emiciliği yüksek bez kullanmanız, silmek için alkol içermeyen temizlik ürünlerini tercih etmeniz, her temizlemede pişik önleyici ürünlerle dışkı ile cilt arasında blokaj yapmanız bu istenmeyen durumun önlenmesini sağlar.

Bıngıldak (4)
Yeni doğmuş bir bebeğin kafasında kemiklerin birleşmemesinden kaynaklı iki tane boşluk bulunur. Bu boşlukların önemli iki işlevi vardır; birincisi, çocuk doğum kanalından geçerken başın kanalın şeklini alarak rahat geçmesi, ikincisi ise beyin gelişimine olanak sağlamasıdır. Bu boşluklar göründüklerinden daha serttir ve üzerlerini kaplayan sert zar onları dış etkilerden korur. İki boşluktan büyük olanı başın önünde kafatasının tam tepesindedir. Baklava şeklinde olup, 5 cm kadar büyük olabilir, 6 aylıkken kapanmaya başlar ve bebek 18 aylık olduğunda tamamen kapanır. İkinci bıngıldak kafanın arkasında, üçgen biçiminde ve 1 cm kadardır. Daha az dikkat çeker ve üçüncü ayda kapanır. İçe doğru çökmüş bıngıldak bebeğin sıvı kaybettiğinin, sürekli çıkık duran bıngıldak ise kafa iç basıncının arttığının göstergesi olabilir.

Gözler (5)
Bebeklerin gözyaşı bezleri, ilk ayın sonuna kadar gözyaşı üretmezler. Bu yüzden gözyaşı dökmeden ağladıklarını görebilirsiniz. Bu durumda sıvı göz kanallarından aşağı ve burnun içine doğru akar. Bu kanallar 100 bebekten birinde tıkalı veya çok ince olabiliyor ve göz yaşı kanaldan akamayıp gözlere dolar. Çoğu bebekte tedaviye gerek kalmadan ilk ayın sonuna doğru kanallar açılır. Bazen doktorunuz bebeğinizin gözlerine masaj yapmanızı isteyebilir. (masajın nasıl yapıldığını doktorunuza sorun)
Bazen de bebeğinizin gözlerinin iç kenarlarında sarımsı beyaz bir salgı birikir ve sabah uyandığında bebeğin göz kapakları yapışmış olabilir. Steril su ve pamukla bu kalıntıları temizlemek en iyisidir. Ama koyu kıvamlı ve sarı renkte akıntı uzun sürüyorsa, gözde şişme, göz akında kırmızılaşma; enfeksiyondan şüphelenin. Bu durumda doktorunuza başvurun.

Yeni doğmuş bebekler annelerine şaşı görünür. Bunun nedeni gözlerinin iç tarafındaki deri katlanmalarıdır. Bebek büyüdükçe bu katlar açılır ve şaşılık kaybolur. Bebeğiniz üçüncü ayında göz koordinasyonunu iyice geliştirecektir. Ancak bu aydan sonra hala şaşılık fark ediyorsanız bebeğinizi göz doktoruna götürmeniz gerekir.

Pamukçuk (6)
Bağışıklık sistemi tam gelişmemiş bebeğiniz, bir tür mantar enfeksiyonuna yakanmışsa, ağzının iç taraflarında, bazen dilde, damakta ve diş etlerinde peynire benzeyen beyaz lekeler görülebilir. Kabuklar kalktığında altından kırmızı bir bölge çıkar ve kanama olabilir. Tehlikeli bir şey değildir ancak ağrı yaptığı için beslenmeyi etkiler. Bu mantar, biberondan veya annenin göğsünden bulaşabileceği için hijyene dikkat etmelisiniz.

Cildi (7)
Anne karnındaki bebeğin cildi, 28. haftasından itibaren anatomik gelişimini tamamlar. Yaşamın ilk günlerinde yenidoğanın cildinde dikkatinizi çeken en önemli özellik ince oluşudur. Bunun nedeni ise cildin keratin tabakasının çocuk ve erişkinlere göre çok farklı olmasından kaynaklanır. Ayrıca yenidoğan bebeklerin derisinin asit-baz dengesi nötrdür. Bu nötrlük, bebeğiniz 2 ile 4 haftalıkken kaybolur ve cildi asitleşir.. İşte bu yüzden yenidoğan bebeğiniz açık pembe renkte ve parlaktır. Kan dolaşımı henüz düzene girmediğinden el ve ayaklar tabanlarında hafif morarmalar, deride renk değişikleri gözlenir. Bu durum ilk haftanın sonuna doğru geçer.
Birçok bebekte lanugo denen, omuzlarda, sırtta, alında ve yanaklarda bulunan ve birkaç hafta içinde kaybolan bir tüy tabakası bulunur.
Bebeğinizin yüzünde sivilceler görmek sizi şaşırtabilir. Özellikle çene ve burunda yoğunlaşır. Bunların nedeni anneden bebeğe geçen hormonlardır. Ayrıca bebeğin henüz gelişmemiş yağ bezlerinin tıkanması da sivilcelenmeyi etkiler. Yenidoğan bebeğinizin ayrıca meme uçlarında belirgin bir şişlik ve sarı bir sıvı ile dolu olduğunu farkederseniz endişelenmeyin. Bu durum anneden bebeğe geçen hormonlar nedeniyle oluşmaktadır. Sıkmayın, ovmayın, losyonla silmeyin. Kendiliğinden geçecektir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4819
favori
like
share