Kadınlar, Hz. Âdem’in kaburga kemiğinden yaratılan bizler… Yeryüzünde insan varlığın sürdürülmesi için vazgeçilmezin yarısı olanlar.



Ben seçmedim kadın olmayı… Ama acaba sevgili anacığım, bir fırsat sunulsa seçer miydi kız doğurmayı?



Toplumumuz kararını vermişti. “Kız yükü tuz yükü.” idi. “Kız doğuran tez kocar.” idi. “Oğlanı her karı değil, er karı doğururdu.”



Daha on sekizinde kucağına almıştı ilk çocuğunu. Yaşamı boyunca kazanacağı en önemli statüsü belli idi: ANALIK…



Çocuksuz kadın meyvesiz ağaç gibiydi. İyi ana olmalıydı çocuk sayılacak yaşında. Zira “Çocuğa kötü ya da iyi huy anadan gelir.” denirdi. Başka rolleri de vardı yanı sıra. Erkeğini vezir de rezil de edecek olan o idi. Yuvayı yapacak olan dişi kuştu. Kadın, erkeğin eşi evin güneşiydi. Ama durun, öyle şımarıp burnunuzu her işe sokmayın hemen. Kadının bir aklı erkeğin dokuz aklı vardı. Kazdığı kuyudan su çıkmazdı eksik eteğin. Haddini bilmeliydi canım. “Kadının hükmettiği evde mutluluk olmaz.” dememişler miydi ona?



Yükü ağırdı, ağır olmasına rağmen kim farkındaydı ki? Okusa idi böyle mi olurdu? Birine yük olmadan alırdı beğendiği elbiseyi. Hem daha rahat olurdu elleri. Derken kızının üzerinde dönmeye başladı kendine ait düşleri. Bari o okusun kendi ekmeğini kazansındı. Canını dişine taktı, gerçekleştirdi bu hayalini. Lakin bilmediği daha çok şey vardı küçücük dünyasında. Ananın yazgısı kızına yazılmıştı bu sefer katmerli.



Okur kızı meslek sahibi olur Allah şükür. Anacığınınkinden daha geniş bir ufku, mesleği ve saygınlığı vardır. Yalnız değişmeyen birçok şey var hayatında. Yine kızı yapar yemeğini evinin. Çocuklarının bakım, her türlü yükü de üzerinde. Evdekiler sıcak çayını yudumlarken televizyonun karşısında, bulaşıkları yıkar yılmadan, aksatmadan. Evin temizliğinden tutun da, misafirin ağırlanmasına kadar hiç bir kadınlık vazifesini(!) aksatmadan yapar.



Doğru söylersem erkek sözü oluyor. Takdir görürken erkek gibi kadın oluyorum.



Kısacası kadın dostlarım, şu koca dünyada değişen çok şeyler var. Değişmesini arzu ettiğimiz de… Sanırım daha çok zaman var; cinsel kimliğimizin, kişisel kimliğimizin gerisinde kalması için.



Erkek egemen dünyada toplumsal bakış açısının değişmesi lazım öncelikle. Bunun habercisi kim mi olur? Sanırım atasözlerimizdeki değişmeler. Her şeye rağmen kadın olmak güçlü olmaktır. Hep güçlü kalın.


Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 406
favori
like
share
Leyl-i Lal Tarih: 02.11.2009 02:41
Her şeye rağmen kadın olmak güçlü olmaktır

Cok güzel bir yazi ilgiyle okudum yerinde bir paylasim olmus.Kadin her zaman icin güclü olmali ne istedigini bilmeli.Kadin olmak gercekten zor, kadin bir estir,dosttur,arkadastir,sirdastir en önemlisi Annedir!!