Mideden gırtlağa doğru bir akım... Göğüs kafesinizin arkasında tarifsiz bir yanma... Kola, boyna doğru yayılan bir ağrı. Ve müthiş bir sıkıntı. Doktora koştunuz, "Kalp sağlam, mide bozuk" dedi.
"Kalpten yırttık" diye bu şiddetli ağrıyı hafife almayın. Prof. Mehmet Ali Yerdel, "Her 5 kişiden birinde görülen reflü zamanında tedavi edilmezse kansere bile yol açabilir" diyor

Misafirliğe gittiniz. Mükellef bir sofra, bir güzel yediniz. Sıra kahvede... Keyfiniz keka! O da ne? Ağzınızda birden bir acılık. Mideden gırtlağa doğru bir akım. Ardından tam da göğüs kafesinin ardında tarifsiz bir yanma... Kola, boyna doğru yayılan bir ağrı... Ve müthiş bir sıkıntı... 'Kahve keyfi derken kalpten gidiyorum' korkusu tüm benliğinizi sarıyor. Hemen hastaneye... Doktor "Kalp sağlam ama mide bozuk" dedi diye rahatlamayın. Reflüsünüz! Türkçesi sizin yemek borunuz yemek sonrası doğru çalışmıyor. Midedeki yemekleri mide asidiyle beraber yukarı yolluyor. Ağzınızdaki acı su işte o! Göğüs kemiğinizin ardındaki o tarifsiz yanmanın müsebbibi de yine mide ve yemek borusu.

Tedavisi mümkün ama...
Neyse ki reflünün tedavisi var, ama "Nedir ki, eninde sonunda yemek borusunda yanma" deyip geçiştirmeye kalkarsanız hayatınızı cehenneme çeviriyor. Hemen her yemek sonrası işkence... Üstelik kanser riski de var. Hele ki mideyle yemek borusunun birleştiği yerde yara oluşmuşsa, risk yüzde 100 artıyor. Onun için her 5 kişiden birinde görülen bu illeti hafifsemeyin, bir doktora gidin. Çok ilerlemedikçe ilaç tedavisiyle iyileşiyorsunuz. Gecikmişseniz ameliyat gerek. Çok gecikmişseniz, "Yutma borusu alt ucu kanseri" ile mücadele etmeniz gerekebilir. Ama bu illa ki reflü kanser yapar gibi anlaşılmasın. Nasıl her sigara içen kanser olmuyorsa, her reflü olan da yutma borusu alt ucu kanseri olmuyor. Ama yine nasıl ki akciğer kanserinin en önemli sebebi sigaraysa, bu kanserin de müsebbibi reflü!

Türkiye'de reflü tedavisini, özellikle de cerrahi müdahaleyi çok kolaylaştıran laparoskopik cerrahi ünitesini hizmete sokan İstanbul Cerrahi Hastanesi Genel Cerrahi Servisi Direktörü Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel'e bu hastalığın tanısından tedavisine her konuda soru sorduk. 3.5 saatlik söyleşinin ardından gazeteye reflü uzmanı olarak döndük!

Bonfileyi bile yok eder
* Reflü nedir?
Kelime anlamı geri kaçmak demek. Geri kaçan şey midenin asidi. Normal şartlarda mide çok yoğun hidroklorik asit üreten bir organ. Öylesine tahrip edici özelliği olan bir asit ki bu, midenin kapsamını bir bardağa alıp içine de bir dilim bonfile atsak iki gün sonra bonfilenin yok olduğunu görüyoruz.

* Peki bu asit mideye zarar vermiyor mu?
Çok doğru bir soru. Midenin özel bir korunma mekanizması var. Mide asidin yanı sıra mukus denilen sümük gibi bir madde üretiyor. Ve bu sümüksü maddeyi kendi yüzeyine sıvayarak asitten korunabiliyor. Yani bu sümüksü madde sayesinde gastrit ve ülser olmuyor. Yeri gelmişken bir parantez açalım. Birçok ülser ve gastrite helikobacter pylori adı verilen mikrobun yol açtığı biliniyor. Bu mikrop nasıl yapıyor gastriti? Aslında helikobacter pylori direkt olarak mideye zararı olan bir bakteri değil. Midede bu sümüğü, mukusu oluşturan hücrelere yapışarak onların fonksiyonunu bozuyor. Sonuçta mide bu mukusu üretemez hale geliyor ve kendi ürettiği asitten zarar görüyor.

* Ya reflü nasıl oluyor?
Normalde hazım sistemimizdeki hareket ağızdan yutma borusuna, yutma borusundan mideye ve mideden de onikiparmak bağırsağına doğrudur. Bunun tersine, mideden yutma borusuna ya da onikiparmak bağırsağından mideye doğru bir içerik kaçmaması gerekir. İşte halk arasında reflü hastalığı dendiği zaman anlaşılan, asit özellikte olan mide içeriğinin fazla miktarda yutma borusuna doğru geri kaçmakta oluşudur. Bu kaçak belli bir miktarın üstünde olunca bir dizi şikayet ve probleme yol açıyor. Bu ciddi bir sağlık sorunudur. Aslında her insanda mideden azıcık sıvı yutma borusuna kaçar. Yani her insanda reflü olur. Ama normal insan salyalarını yuta yuta oluşan reflüyü aşağıya geri yollar. Biliyor musunuz biz günde yaklaşık 1.5 litre salya üretiyoruz. Bu tükürüğün faydası ne? Biz bütün gün fark etmeden yutkunuyoruz. Yutkundukça bizim o fark etmeden oluşan milimetrik reflü aşağıya itiliyor. Yutma borusunun yılankavi bir hareketi var. Bu hareketle yukarı çıkanı sürekli aşağıya iter. Ne zaman denge buradaki kaçak lehine bozulursa, yani kaçak miktarı artarsa bu mekanizma yetersiz kalıyor. Yetersiz kaldığı anda da yutma borusunda ciddi tahriş oluşmaya başlıyor ve şikayetler ortaya çıkıyor.

'Bu hastalıkta mide tersine çalışıyor'
* Reflü kimlerde olur?
Herkeste olmuyor ama reflü dünyada en sık görülen hastalıklardan biri. ABD'de aşağı yukarı 40 milyon kişi reflü hastası. Bir başka istatistiğe göre nüfusun yüzde 7'si haftada bir, yüzde 40'ı ayda bir reflü atağı yaşıyor. Bunun daha bir Türkçesi, bütün dünyada her beş insandan biri reflü hastası.

* Türkiye'de de rakamlar böyle mi?
Sağlıklı veriler yok ama hemen hemen böyle. Aslında nüfusumuzun yüzde 40'ında bu hastalık var. Ama beş kişiden biri bu şikayetle doktora başvuruyor. Yoksa birçok insan reçetesiz ilaçlarla yakınmalarım gidermeye çalışıyor.

* Reflü atağı nedir?
Bir reflü hastasının en tipik şikayeti yediklerinin istemeden ağza doğru geri gelmesi ve buna bağlı olarak göğüs kemiğinin arkasında yanma hissetmesidir. Bu şikayetler sıklıkla yemek yedikten sonra oluşur. Amerikalıların "heart burn", yani kalp yanması olarak adlandırdığı bu durumu bazı hastalar ağıza acı su gelmesi olarak nitelendiriyor. Bu şikayetler bazen yanma şeklinde olmayabilir ve ağrı olarak da algılanabilir. Bu tip bir ağrı ileri yaştaki birinde kalp hastalıklarıyla bile karışabilir.

* Bunu biraz açabilir misiniz?
Diyelim ki midedeki yoğun asit yukarı kaçtı. Hasta yutma borusuna asit gelmesiyle göğüs ön kemiğinin arkasında aniden bir yanma ve ağrı hissediyor. Bu bir reflü atağı işte. 20 yaşındaki bir genç kızda böyle bir atak olduğu zaman çok korkulmuyor. Ve daha kolay tanıya varılıyor. Ama eğer bu atağı yaşayan hasta 60 yaşın üstündeyse yakınmalar kalp kriziyle karışabiliyor. Çünkü ciddi bir reflü atağının ağrısı aynı kalp kökenli ağrılar gibi boyna ve kollara dek vurabiliyor. Nitekim acil servislere "Kalp krizi mi geçiriyorum acaba" korkusuyla başvuran ileriki yaşlardaki hastaların yüzde 20 ila 30'unda bu ağrının kalple hiç ilgisi olmadığı, aslında problemin basit bir reflü atağı olduğu anlaşılıyor. Öyle ki bazen gereksiz yere anjiyo yapılmış hastalar bile olabiliyor.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 11204
favori
like
share
masarac Tarih: 23.12.2005 03:24
Paylaşım için sağolasın milkboy

liamsi Tarih: 10.12.2005 01:35
sağol.
SU-PERISI Tarih: 08.12.2005 17:21
faydalı bilgileriniz için teşekkürler
kelle Tarih: 06.11.2005 17:16
yaw ben 22 yaşındayım ama aynı durum bende de var hemen doktora gitmem gerek galiba
by_ufuk Tarih: 06.11.2005 15:53
emeğin için saol
HawK Tarih: 31.10.2005 02:35
Ellerine sağlık kardeşim
ozturk Tarih: 27.10.2005 11:00
çok kötü bir hastalık..Bilginize tşkkr..
PALADAYI Tarih: 21.10.2005 00:42
Lo akılles sen de bizimi kastediyosun :67:

Ellerine sağlık kardeşim gerekli bilgilendirmelerin için sağol
akilles Tarih: 19.10.2005 20:16
Yaşı ilerlemiş üyelerimizin daha çok dikkat etmesi gerekir bu duruma :20: