islami makaleler - dini yazılar - osman ünlü makaleleri - namazın önemi hakkında yazı


Dinimizde, imandan sonra en kıymetli ibadet, namaz kılmaktır. Namaz dinin direği, ibadetlerin en üstünü ve İslam�ın da ikinci şartıdır. Arabide namaza salat denir. Salat, kelime anlamı itibariyle, dua, rahmet ve istiğfar demektir. Namazda, bu üç mananın hepsi bulunduğu için, salat denilmiştir.

İbadetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allahü teâlâya en çok yaklaştıran hayırlı amel, namazdır. Namazı doğru kılmakla şereflenen bir kimse, çirkin, kötü şeyler yapmaktan korunmuş olur. Ankebut suresinin 45. âyet-i kerimesinde mealen; (Doğru kılınan namaz, insanı pis, çirkin ve yasak işleri işlemekten korur) buyuruldu.

İnsanı kötülüklerden uzaklaştırmayan bir namaz, doğru namaz değildir, görünüşte namazdır. Bununla beraber, doğrusunu yapıncaya kadar, görünüşü yapmayı elden bırakmamalıdır. İslam alimleri; �Bir şeyin hepsi yapılamazsa, hepsini de elden kaçırmamalıdır� buyurmuşlardır. Sonsuz ihsan sahibi olan Rabbimiz, görünüşü hakikat olarak kabul edebilir. Namazlarını şartlarına uygun olarak kılmayan kimseye; �Böyle bozuk namaz kılacağına, hiç kılma� dememelidir. �Böyle bozuk kılacağına doğru kıl� demeli ve bozuk olan yerleri düzeltmeli ve bu inceliği iyi anlayıp ona göre hareket etmelidir.

Âdet üzere, alışkanlık ile namaz kılan ve oruç tutan çoktur. Fakat, İslamiyet�in çizdiği hududu gözeten, haram ve şüphelilere düşmemeye dikkat eden ise, pek azdır. Doğru ve halis ibadet edenleri, âdet üzere, bozuk ibadet edenlerden ayıran fark, Allahü teâlânın emirlerini gözetmektir. Çünkü namaz ve orucun halisi de, bozuğu da görünüşte beraberdir.

Beş vakit namazı, gevşeklik göstermeyerek, tembellik etmeyerek ve şartlarına uyarak cemaat ile kılmalıdır. Peygamber efendimiz; (Müslüman ile kâfiri birbirinden ayıran namazdır) buyurmuşlardır.

Namazı, şartlarına uyarak, kıymet vererek, doğru ve iyi kılan bir kimse Müslümandır. Namaza ehemmiyet vermeyen, doğru kılmayan veya hiç kılmayan kimsenin Müslümanlığı, bu bakımdan şüphelidir. Bir kimse, namazı doğru ve iyi kılınca, İslam ipine yapışmış olur. Çünkü namaz, İslam�ın beş şartından ikincisidir.

Namazları, mümkün olduğu kadar, iki kişi ile bile olsa cemaat ile kılmalıdır. Cemaat ile kılmak, yalnız kılmaktan daha çok sevaptır. Namazda her uzvun tevazu göstermesi ve kalbin de, Allahü teâlâdan korku üzere olması lazımdır. İnsanı dünyada ve ahirette felaketlerden, sıkıntılardan kurtaracak ancak namazdır. Çünkü Allahü teâlâ, Mü�minun suresinin başında mealen; (Mü�minler herhalde kurtulacaktır. Onlar, namazlarını huşu ile kılandır) buyurmaktadır.

Tehlike, korku bulunan yerde yapılan ibadetin kıymeti kat kat daha çok olur. Düşman saldırdığı zaman, askerin ufak bir iş görmesi, pek çok kıymetli olur. Gençlerin ibadet etmeleri de, bunun için daha kıymetlidir. Çünkü, nefislerinin kötü isteklerini kırmakta ve ibadet yapmama isteğine karşı gelmektedirler.

Gençlik çağında, insana musallat olan üç düşman, ona ibadet yaptırmak istemez. Bunlar, şeytan, nefis ve kötü arkadaştır. Genç olan kimse, bunlardan gelen kötü isteklere uymayıp, namazını kılarsa, ibadetlerini terk etmezse çok kıymetli olur. Yaşlı kimsenin yaptığı ibadetten kat kat fazla sevab kazanır. Az ibadetine çok mükafat verilir.

Netice olarak, Allahü teâlânın en çok beğendiği ve tekrar tekrar emrettiği ibadet, beş vakit namazdır. Allahü teâlânın, Müslümanlara iman ettikten sonra en önemli emri, namaz kılmaktır. Dinimizde ilk emredilen farz da namazdır. Kıyamette de, imandan sonra ilk soru namazdan olacaktır. Beş vakit namazın hesabını veren, bütün sıkıntı ve imtihanlardan kurtulup, sonsuz kurtuluşa kavuşur. Cehennem ateşinden kurtulmak ve Cennete kavuşmak, namazı doğru kılmaya bağlıdır. Bu sebeple, namazdaki her hareketi en iyi şekilde yapmaya uğraşmalıdır. Peygamber efendimizin buyurduğu gibi:
(Namaz dinin direğidir. Namaz kılan kimse, dinini kuvvetlendirir. Namaz kılmayan, elbette dinini yıkar.)

Osman Ünlü

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3917
favori
like
share
GaYe Tarih: 09.11.2009 21:30
İman’ın en büyük âlameti “NAMAZ’dır”.

Allah razi olsun.