Bir uçurumun kenarında yeni beyaz bir gül yeşermeye, tomurcuk açmaya başlamış. Karşısında olabildiğince geniş bir okyanus varmış. Dünyaya ilk merhaba dediğinde, önce okyanusu görmüş. Bu masmavilik karşısında ona aşık oluvermiş.
Her gün bulunduğu uçurumun kenarından okyanusu hayran hayran seyredermiş. Bu hayranlığı büyümeye, serpilmeye başladığı anda tutkulu aşka dönüşmüş. Ara sıra uçurumun bulunduğu tepeden şiddetli rüzgar esince sağa sola eğildiği zamanlar da okyanusa daha bir yaklaştığını hisseder ve okyanusa kavuşacakmış gibi, rüzgarın esmesini beklermiş.
Güneşin açtığı zamanlarda kendini beyaz bir ay gibi hissediyor, yağmurun yağdığı zamanlarda da aşkının gözyaşları gibi okyanusa ulaştığını düşünüyormuş. Bazen okyanusun dalgaları, fırtınalı günlerde beyaz güle kadar damlacıklarını ulaştırdığında okyanusa kavuştuğunu düşünüp çok mutlu oluyormuş. Fakat farkında değilmiş ki, aşık olduğu okyanusun tuzlu sularının onu kurutacağından. Birkaç damla tuzlu su onu bulunduğu yerde kurutabilirdi. Ama, tutkulu aşktı bu yaşadığı. Gözü okyanusa olan aşkından başka hiçbir şey görmüyordu. Geceleri yıldızlar ona eşlik ederken okyanus onun gözüne daha bir güzel ve gizemli görünüyordu. Ayın şavkı okyanusa vurdukça kendini aya benzettiği için, beyaz gül okyanusa daha bir yaklaştığını hissediyordu.
Mevsimler yavaş yavaş değişiyordu. Beyaz gül bir tomurcuk iken aşık olduğu okyanusu, şimdi olgunlaşmış bir Beyaz gül olarak terk etmek üzereydi. Önce yağmurlar, rüzgarlar başladı. Direnmeye tutunmaya çalıştı yaşadığı yere. Okyanustan ayrılmak istemiyordu. Ardından yavaş yavaş mevsim kışa dönüşüyordu. Kar taneleriyle bir gün tanıştı. Üşümeye başlamıştı. Şiddetli, yağan kar, onun üzerini örtemeye başladı. Korkuyordu.
Bir sabah uyandığında kar üzerini tamamıyla örtmek üzereyken, son bir kez okyanusa bakarak, ona aşkını söyleyemeden karın altında kaldı. Bir sevda söylenemeden, başlamadan nice sevdalar gibi yitip gitti. Belki gelecek baharda, yeni bir beyaz gül tomurcuğu olarak yeniden okyanusa ve dünyaya merhaba diyebilirdi...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 725
favori
like
share
reisoglu055 Tarih: 03.02.2010 12:49
Sidelya gerçekten çok güzel bir hikaye........teşekkürler