İbâdet, Kâinatın Sultanı olan Allahu Teâlâyâ itaatin, sadakatin ve kulluğun alâmetidir
İbâdet, haşir sabahında uyanıncaya kadar mezardaki hayatta bir nur, bir arkadaş ve o daracık kabri cennet bahçelerinden bir bahçe yapmaya vesiledir İbâdet kalbin huzurudur, gıdasıdır İbâdet ruhun âb-ı hayâtıdır
İşte bu bakımdan ibâdet insan hayatında çok mühim bir yer tutar En son ve en mükemmel din olan İslâmiyet, "Allah'ın halifesi" unvanına lâyık olacak bir mü'minin hangi ibâdetleri yapması gerektiğini belirtmiştir Bu ibâdetlerin şekli, usulü, âdabı ilmihal kitaplarında belirtilmiştir Temel ibâdetler; İslâmın şartları arasında yer alanlardır
Namazda en büyük âdap
Namazda en temel, en mühim, en büyük âdap; Vaktin evvelinde, cemaatle ve tâdil-i erkanla kılmaktır Peygamber Efendimizin (sav) tavsiyesi, sahabelerin, evliyaların ve bütün İslâm ulemâsının tatbikatı böyledir
"Vaktin evveli'nden kasıt nedir? Namaz vakti girer girmez kılınan namazdır Zira o vakitte, bütün mevcudat, bütün ehl-i Tevhid namaza durmaktadır İşte insan da o vakitte; Bütün mevcudatla, bütün ehl-i Tevhidle, vücudunun bütün zerreleriyle birlikte kalkıp namaza durmalıdır Yâni Rabbinin huzuruna çıkmalıdır Zira namaz mü'minin miracıdır
Namazı "Cemaatle kılmak" çok çok mühimdir Peygamber Efendimiz (asm) ve ashâb-ı Kiram, başta Bedir muharebesi olmak üzere savaşlarda dahi cemaatle namazı terk etmemişlerdir Bir grup mücâhit cemaatle namaz kılarken diğerleri savaşmış, daha sonra namaz kılanlar savaşa giderlerken diğerleri gelip cemaatle namaz kılmışlardır
Bu mühim âdet günümüzde maalesef çok ihmâl edilmektedir Aslolan namazı camide, cemaatle kılmaktır
Namazı "tâdil-i erkanla" kılmak lazımdır Bundan kasıt, namazın farzlarını, vaciplerini, sünnetlerini eksiksiz yerine getirmeye çalışmaktır Kıyamda dururken nasıl durulması lazımsa öylece durmak; rükuda ve secdede ne yapmak gerekiyorsa, onu yapmaktır Ayrıca bütün uzuvlara da bu "tadil-i erkan" çerçevesinde namaz kıldırmak gerektir Kalb, Allah'ın zikriyle ve muhabbetiyle meşgul olmalı; akıl, Allah'ın nimetlerini, azametini, kudretini tefekkür etmelidir Zihin, namazla meşgul olmalı, dünyevi işleri, hesabı-kitabı unutmalıdır
Cuma namazı kılınırken en çok ihlal edilen bir adap ta, iç ezan okunduktan sonra konuşulması, velevki zikir sözcüğü olsun söz söylenmesi, ezanın tekrarlanmasıdır Bu çokça yapılmaktadır Ebû Hüreyre'den (ra) Resul-i Ekrem'in (sav) şöyle buyurduğu rivayet edildi: "Cuma günü imam hutbe okurken yanındaki arkadaşına "sus" dediğin zaman boş konuşmuş olursun (sevap alamazsın)" (Tergib ve Terhib, c2/162) İbn Abbas (ra) Resulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Kim Cuma günü imam hutbe okurken konuşursa kitap taşıyan merkebe benzer Ona "sus" diyenin de cuması tam olmaz" (age, c2/163)
Mü'minlerin bayram günü, tatil günü mesabesinde olan Cuma gününde, sünnet-i seniyyeye uyarak boy abdesti almalı, güzel elbise giymeli, erken vakitte camiye gitmeli ve imam minbere çıktığı andan itibaren hiç konuşmadan hutbeyi dinlemelidir

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 386
favori
like
share