2 Kasım 2009 Ali Sunal Röportajı

Bir ay önce askerden dönen Ali Sunal ilginç anılarını anlattı.

Herkes onun adının önüne ‘Kemal Sunal’ın oğlu’ tanımlamasını koyuyor. Ama Ali Sunal, hem tiyatroda hem de dizilerde gösterdiği oyunculuk performansıyla babasının oğlu olmanın çok ötesinde olduğunu kanıtlıyor. Askerdeyken tüm hayatını planladığını söyleyen Sunal, dönünce kendisini yine aynı karmaşanın içinde bulduğunu söylüyor. İki senedir birlikte olduğu ‘Yaprak Dökümü’nün Leyla’sı Gökçe Bahadır’la evlenmeyi düşündüğünü ama bir yandan da evlenmekten korktuğunu belirten Sunal, sert görüntüsünün ise bir maske olduğunu itiraf ediyor.

- Tam kariyerinizin zirvesinde askere gitmek sizi zorlamadı mı?

Askerliği zamanında yapmak lazımmış. Kurallar; 20 yaşında, eğer üniversite okuyorsan 22 yaşında ‘askere git’ diyor. Ben o zaman gitmedim. Askerde bana “Yaşlı kurt”, “Ali dayı”, “Ali amca” dediler.

‘ASKERDE SABRI ÖĞRENDİM’

- Peki askerlik nasıl geçti?

Orada hayatımın akışını planladım. Ama döndüğümde kendimi yine aynı karmaşanın içinde buldum. Hayatta neleri sevip sevmediğimi, yanlışlarımı, insanlara ve olaylara bakış açımı sorguladım.Askerden ayakları daha sağlam yere basan biri olarak döndüm. Artık daha sabırlı biriyim.

- Askerde size en çok ne sordular?

Ünlüleri ve dizilerde olan olayları... Halk yaptığımız işi ve bazı sahneleri çok merak ediyor. Mesela sevişme sahnelerinde bu eylemi gerçekten yapıp yapmadıklarını...

‘BABAM İÇİN DUALAR OKUDULAR’

- Kemal Sunal’ı sormadılar mı?

Babamı gerçekten hâlâ çok seviyorlar. “Rahmetli” derken suratlarındaki acıyı ve özlemi görebiliyorsunuz. Mesela babamın ölüm yıldönümünde askerdeydim. Kışlamızın içindeki camide namaz kılındı. Akşam yat
yoklamasından sonra da arkadaşlarım babamın ruhuna dualar okudu. Gözyaşlarımı tutamadım.

- Askerde en çok neyi özlediniz?

Annem sekiz kere Mardin’e geldi ve beni yemeklerinden mahrum etmedi. Ama evimi ve balık yemeyi çok özledim. Bu arada Kadir İnanır’a çok teşekkür ederim. Beni orada yalnız bırakmadı. Tanıdıklarıyla bir şeye ihtiyacım olup olmadığını sordurdu.

- Sizi hep komedi alanında izlememize rağmen çok sert bir duruşunuz var...

Bu duruşu babam öldükten sonra edindim. Çünkü bir yerde kahkaha attığımda “Böyle bir acı yaşadı, kahkaha atıyor” diye bakıyorlardı. Üzgün durduğumda da tanımadığım insanların “Yazık” dediğini duyuyordum. Zamanla herkes bana bakıyormuş gibi hissetmeye başladım. Ondan sonra “Ne var lan” diyen surat ifadesi oluştu bende. Ama bu maske. Sen şimdi karşımda ağla, ben de oturur seninle saatlerce ağlarım.

- Erkekler ağlamaz tezini yıkıyorsunuz o halde...

Ne yıkması; ben erkekler ağlamaz tezini paramparça eden adamım. Ben de çok gözyaşı var. Benim mutlu ya da mutsuz olduğumu suratıma bakan herkes anlar.

‘GÖKÇE’YE ÇOK GÜLÜYORUM’

- Sevgiliniz Gökçe Bahadır sette hep Kemal Sunal taklitleri yaparmış. Siz babanızı taklit eder misiniz?

Hayır, ama gitgide hareketlerim ve sesim onu andırıyor. İlk günler sette kendimi kasıyordum ama yönetmenimiz “Sen onun bir parçasısın, rahat ol” dedi. Akışına bıraktım. Gökçe bana hiç babamın taklidini yapmadı. Herhalde utanıyor. Ama ben şu sıralar en çok ona gülüyorum. Çok yetenekli bir kadın oyuncu.

‘DÜĞÜNDEN KORKUYORUM’


-Gökçe Bahadır’la ciddi bir ilişki yaşadığınızı söylüyorsunuz.Evlenmek için sizi ne durduruyor?

Etrafımızda o kadar çok boşanan çift var ki, normal bir çift göremez olduk. O nedenle hayatımızı biraz daha rayına oturtmamız gerekiyor. Bir de düğünden korkuyorum. Düğünlerde bir tek gelin ve damat eğlenmiyor.

- Sizde biraz maçoluk da var galiba...

Yanımdakinin sorumluluğunu alırım. Korurum, kollarım. Her şeyinde yanında olmaya çalışırım. Eskiden sevgilime yan gözle bakan birini dövebilirdim ama artık yapmam.


‘Askerde Michael Jackson’ın ölümünü benden sakladılar’

Ali Sunal en komik askerlik anısının Michael Jackson’ın ölümüyle ilgili olduğunu söylüyor: “Asker arkadaşlarım ünlü olduğum için birkaç saatliğine Michael Jackson’ın öldüğünü benden saklamışlar. Sonunda biri gelip ‘Ağabey, canını sıkmak istemiyorum ama Michael Jackson’ı kaybettik’ dedi. Güleyim mi, ağlayayım mı bilemedim. Neredeyse ailemden birini kaybetmişim gibi mevlit okuyacaklardı.”

‘Bu sette çalışmak saltanat’

Ali Sunal, çocukluğundan beri tanıdığı Oya Başar'la aynı dizide oynamanın oyunculuğunu çok yükselttiğini söylüyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Oya Başar, ‘Sen gittin diziyi bitirdik, gelince tekrar başladık. Gerisini boşver’ diyor. Ben de bunu duyduğum için çok gurur duyuyorum. Bizim ekibi gerçekten çok seviyorum. Aramızdan sadece Ufuk Özkan ayrıldı. Onun dışında tam kadro
devam ediyoruz. Biz set bittikten sonra ya Oya Abla'nın evine ya da bir yere yemeğe gidiyoruz. Ben ustalarla çalışmayı çok seviyorum, çünkü ustalar oyunculuğunuzu birden beşe çıkarıyor. Benim için bu sette çalışmak gerçekten büyük saltanat.” (GAZETE HABERTÜRK OYA DOĞAN

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 959
favori
like
share