Gidecek bir yeri olmadığı için huzursuzdu Neslihan. Bir tek kız kardeşi vardı bu şehirde yaşayan. Eşinden boşandığından beridir hep mücadele içerisinde geçti bu huzursuz dönemi. İnancını yitirmişti. Fakat her şeye rağmen hayata yeniden tutunmak için bir şeyler yapmalıydı.

Yüreğinde yaşadığı bütün bu sorunların sonunu getirecek bir gelişme oldu. Hayatındaki olumsuz dönem bu olayla kapanmak üzereydi. Her tarafı titriyordu. Karanlıkta ansızın yanan bir ışık gibiydi, Kuaför Aysel hanıma rastlaması.

Ailesi bu evden gelinliğinle çıkarsın ve kefeninle gelirsin demişti ona, diğer kardeşleri gibi. Bu yüzden yanlarına geri dönemiyordu. Bir mesleği olmadığı gibi, düzgün bir işi de yoktu. Düzensiz günü birlik iş bulup çalışması karşılığında aldığı para, ona yetmiyordu. Sokaklarda kalmıştı. Kocasını nefretle anıyordu. Diğer yandan da ailesine kızıyordu. Söyleyebilecek tek bir kelime bulamıyordu kocası ve ailesi hakkında. Onu sokağa düşüren ve girdaba sokan kocası olmuştu. Bütün sorumluluğu ona yüklüyordu.

Bir gece yarısı, kocası onu feci şekilde dövmüş, evden dışarıya atmıştı. Ertesi sabah, onu evlerinin önünde buldu kocası. Elinde beyaz bir kağıt ile onu boşanmaya zorladı. Ailesinin korkusundan dolayı boşanmak istemiyordu ama, bir an düşünüp ya ailemin elinde yok olacağım, ya da kocamın ellerinde. Hiçbir farkı olamayacaktı diye düşündü.. Bu yüzden imzaladı boşanma kağıdını. O geceden sonra ne o geceyi, ne de kocasının yaptıklarını hiç unutmadı Neslihan.

Ertesi sabah kız kardeşinin yanına gitti. Ona sığınmak istedi. Ama aldığı cevap kaderinin en büyük cilvesiydi. Bende kocamdan boşanıyorum. Gidecek hiçbir yerim yok. Bundan sonra yollarımız ayrılıyor. Kendi başının çaresine bak oldu.

Sinirden elleri titriyor, ara sıra kekeliyordu. Kocasının onun üzerinde bıraktığı olumsuz etkilerden birisiydi bu davranışları. O geceden sonra sersefil sokakta kaldığında “ Ne zaman bitecek bu çile” diye bekledi. Sitemlerine hep sitem ekledi. Yoktu elinden tutanı. Kuaför Aysel hanıma rastladığı gün başladı ilk vuslatı.

İçinde sönen ışıklar yeniden yanmaya, istemediği düşüncelerden uzaklaşmaya, kaybettiği gururunu ve ayaklar altında ezilen onurunu o gün tekrar kazanmaya başladı.

Kuaför Aysel Hanım onu işe aldı. Tanışmaları yolda oldu. Sokakta görmüştü Aysel Hanım, Neslihan’ı. Perişan haline üzülmüş, yardım elini hiç çekinmeden omzuna kondurmuştu. Kısa bir tanışma yaptılar. Neslihan, niçin bu halde olduğunu anlattı Aysel hanıma.

Aysel Hanım elinden tuttuğu gibi götürdü onu kuaför dükkanına. Önce karnını doyurdu. Beraberce yemek yediler. Yemeklerle birlikte sohbet üstüne sohbet eklediler. Hayatlarında derin izler bırakan acı gerçekleri öğrendiler. Aysel Hanım teklifte bulundu ona. Benimle çalışır mısın? Burada yatar burada kalkarsın.
Kabul etti Neslihan. Mecbur ve çaresizdi. Çünkü düşünmek için yeterince zamanı olmuştu.

Aysel Hanım duymak istediklerim tam bunlardı. Artık geçmişinle ilgili bütün acı veren olayları burada kapatalım. İlk durağın bundan sonra yeniden kendini tanımak olacak. Bak gör tanıdıkça yeni yeni yönlerin ortaya çıkacak ve kendini daha bir seveceksin. Vur kadehi kırılsın Neslihancım diyerek sözünü bitirdi.

O konuşmadan sonra bir daha aralarında böyle konuşmalar geçmedi. Aysel Hanım bir anda Neslihan’ın kaderini zorlamıştı. Yeni kader yazabilmesi için ona şans olmuştu. Neslihan başını rahatça sokabilecek, korkusuzca uyuyabilecek bir yer bulmuştu kendine.

Nazik ve anlayışlı olan Aysel Hanım onun bütün sıkıntılarıyla yakından ilgileniyordu. Her zaman en iyinin, en güzelin peşindeydi. Sıkıntı, keder ve acının onun hayatında yeri yoktu. Söz vermişti bir zamanlar kendine. Geçmişinde oda Neslihan’a benzer olaylar yaşamıştı. Fakat Neslihan’dan tek farkı, onun maddi gücünün yerinde olmasıydı. Maneviyatını maddi imkanlarıyla ayakta sağlam tutabilmişti. Nasıl daha fazla mutlu olunabilir, hep onun yollarını araştırmıştı. Hayat, ona Neslihan kadar acımasız davranmamıştı.

Neslihan için artık her şey yolunda gidiyor ve böylece her şeyin düzeleceğine inanmaya başlıyordu.

Bir gün kuaför dükkanına, yüzündeki derin ve acılı bir ifade ile gelen Aysel Hanım, Neslihan’ın yüzüne bakamıyordu. Bir tuhaflık sezdi Neslihan. Ne oldu Aysel Hanım? İyi görünmüyorsun. Yüzünüz solgun. Sebebi nedir? Diye sordu.
Kelimeleri ağzından teker teker çıkarıyordu Aysel Hanım. Ne olduğunu hiç anlayamamıştı Neslihan.
Aysel Hanım bir süre sessizce öylece durdu, konuşmadı. Neslihan’la alakalı konular hakkında konuşmayacaktı, söz vermişti ona ama, olmadı.

- Biliyor musun? Dün sen malzeme almaya gittiğinde buraya kız kardeşin geldi. Evleniyormuş. En garip olanı eski eşinle evleniyormuş dedi. Hiçbir şey diyemedim ona. İçimden onu hırpalamak geldi ama, yapamadım.
Neslihan buna inanamadı. Demek oymuş: beni kocama dövdürüp dışarıya attıran ve sonunda evine de almayan. Her şey planlıymış demek ha. Çok acı. Kocamla aramda sorunlar olmaya başlamıştı. Düzelecek diye bekledim. Ama düzelmedi. Biri vardı hayatında, seziyordum. Kabul etmiyordu. Bende inanmak istedim. Fakat olmadı. Bütün çektiklerim onlar yüzündenmiş.

Neslihan kocası tarafından dövülüp, boşandığına mı yansın, yoksa kardeşinin ihanetine mi? Sıkışmıştı bu duygular arasında. Bir kez daha hayata yenildi orada. Hayat kardeşi ile son cilvesini oynamıştı ona. Fakat Aysel Hanım,

- Seni nasıl tanıdığımı çok iyi bilirsin. Sen beni, bende seni sevdikçe, beraber bu işte el ele verdikçe, sırtımıza yüklemeyeceğimiz ve kaldıramayacağımız ne sorun, nede mutluluk kalır. Başarı, seni esas bundan sonra bekliyor. Üzülme. Boşver Vur kadehi kırılsın Neslihancım… Ne dersin?

Yazan : Melodi AKÇAY

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 581
favori
like
share