Çoban Ve Elma Ağacı - Çocuk Hikayeleri - Çoban Ve Elma Ağacı Hikayesi

Yaşlı çoban sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında, tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak; "Hadi bakalım evlâdım, bu ihtiyarın elmasını ver artık!" der ve en güzelinden, en olgunundan, Allahü teâlânın izniyle bir elma düşerdi. Yaşlı adam onu küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kurân-ı kerîmini okumaya koyulurdu. Çoban, bu ağacı 20 yıl kadar önce diktiğinde sık sık sular, bunun için de abdest suyundan geriye kalanı kullanırdı. Elma ağacı kısa zamanda serpilip, meyve vermeye başlamıştı. O zamanlar genç olduğundan uzandı mı, elmayı şıp diye koparırdı. Fakat aradan geçen bunca yıl içinde, beli bükülüp boyu kısalmış, ağacınki ise büyüyüp yükselmişti.


Yaşlı adam, ağacın altında dinlenip namazını kıldığı bir gün, yemek yapmak için yine elmasını istedi. Ancak nedense birşey düşmemişti. Sonra bir daha, bir daha tekrarladı isteğini. Bir türlü gelmiyordu. Gözyaşları, beyaz sakalını ıslatırken, yavrusu ilk defa reddediyordu kendisini. Çobanın güçsüz bacakları da, vücudunu taşıyamaz olmuştu artık. Hayvanlarını usulca toplayıp yayla evine doğru yöneldiğinde, gökteki hilâli farketti. Çocuklar gibi sevinerek, geri dönüp ağacın yanına koştu ve ona şefkatle sarılırken, hıçkıra hıçkıra ağlayıp şöyle diyordu:

"Yâ Rabbi! Şu unutkan ihtiyarı af et! Bu günün Ramazan'ın ilk günü olduğunu, gafletimden anlayamadım?"

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 798
favori
like
share