Kilimcilik Van El Sanatları arasında önemli bir yere sahiptir. Düz dokumalar arasında yöre insanının hayvancılıkla uğraşmasının sonucu kilimcilik yaygınlaşmıştır. Geçmişte yöre insanının evlerinde yaygı, minder, yastık, hurç, erzak torbası, çuval, çocuk beşiği, yük örtüsü olarak kullanılmıştır. Mahalli bitkilerden elde edilen kökboyalarıyla boyanan kilimlerde kullanılan renkler; bordu, lacivert, Van beyazı denilen kirli beyaz, naturel kahverengi kullanılmaktadır. Van kilimlerinde ayrıbir güzellik ve duygu vardır. Motiflere; kurtayağı, akrep, çakmak, muhabbet kuşu, koçboynuzu, elibelinde, kemgöz gibi ilginç adlar verilir.

El sanatları içerisinde Van çorapları, dantel, cicim (mezer) dokumacılığı oya işleri de bulunuyor.

Bunların dışında Van’da gümüş işçiliği de yapılmaktadır. Bu el sanatımızın geçmişi yüzyıllar öncesine dayanır. Gösterişli, süslü ağızlıklar ve tütün tabakaları Osmanlı döneminde yaygın olarak kullanıldığı gibi Avrupa’ya da ihraç edilirdi. Yüzük, kemer, şemsiye sapı, hançer kını,ve kadınların gümüş takılarında Van Savat işinin ayrı bir değeri vardır.

Günümüzde savatlı gümüş işlemeciliği Valiliğin gümüş atelyesi ve yerel atelyelerde yaşatılmaya çalışılmaktadır. İlimizde savat işlemeli kemer, kolye, bilezik, tütün tabakası, ağızlık bulmak mümkündür.

Bir başka el sanatı etkinliği de ceviz ağacı işlemeciliğidir. Özellikle Bahçesaray Kaymakamlığı atelyesi ile Çatak ilçesindeki Mirava isimli özel atelyede; kaseler, biblolar, şamdanlar, tuzluklar, kaşık ve kepçeler, tabaklar ve vitrinlik süs eşyaları olarak üretimi yapılmakta ve satışa sunulmaktadır.

Yöreye has giysiler ve baş süslemeleri de el sanatlarımız arasında önemli unsurlardır.

Vanımız el sanatları bakımından oldukça zengin bir ildir. En önemli el sanatları; oya, çorap, dantel, halı, kilim, cicim, dokuma, gümüş işleme, kese v.b.dir.

SERAMİK SANATI

Ana malzemesi toprak olan seramik üretimi Anadolu topraklarında 8000 yıl önce başlamış ve tarihi süreç içerisinde gelişerek bir kültür hazinesi oluşturmuştur. Anadolu topraklarını bir parçası olan Van’da da seramik sanatının güzel örnekleri verilmiştir. Seramik sanatının Van’daki başlangıcını burada yaşamış olan Hurilere dayandırmak mümkündür.

Hurriler seramik alanında çok güzel eserler meydana getirmişlerdir. Seramikten meydana getirmiş oldukları testilerin dışını beyaz, sulu çamur tabakasıyla kaplayarak üstüne siyah bir arka fon çekmişler ve bu fonun üstünü geometrik şekiller ve hayvan figürleriyle süslemişlerdir. Testilerin yanı sıra, taslar şişeler ve hayvan şeklinde vazolar da yapmışlardır.

Hurrilerden sonra bölgede hüküm süren Mitaniler de seramik üretmiş, meydana getirmiş oldukları bu eserleri kırmızı, kahverengi ve siyah boyalar kullanarak süslemişlerdir. Mitaniler de süsleme öğesi olarak geometrik şekiller ve koşan, duran, dövüşen hayvan figürleri kullanmışlardır.

Bölgede yaşamış olan bir diğer devletin Urartular olduğunu belirtmiştik.Çanak-çömlek üretimi Urartuların karakteristik sanat dallarından biri idi. Urartuların üretmiş oldukları çanak-çömlekler teknik, renk ve biçim açısından önemli farklarla diğer devletlerin üretmiş oldukları çanak çömleklerden ayrılmaktadır.

Urartu çanak-çömlekleri kırmızı açkılı çanak çömlekler olarak adlandırılmaktadır. Kırmızı açkılı çanak-çömlekler Urartu çömlek üretiminin yalnızca % 5’lik kısmını oluşturmaktadır. Bunlar saraylarda kullanılmak üzere imal edilmişlerdir. Mezarlarda ve tapınaklarda da bu tarz çanak-çömleklere rastlamak mümkündür. Kâseler, şişkin karınlı küpçükler, tabaklar, testiler kırmızı açkılı çanak-çömleklerdi.

Urartular saraylar ve dini törenlerin yanı sıra günlük hayatta da depolamak ya da yemek pişirmek için farklı seramik kaplar kullanmışlardır. Günlük hayatta kullanılan kaplar sıvı gıda, şarap saklamak ya da yemek pişirmek için kullanılmıştır.

Kısa bir süre öncesine kadar Van Gölü kıyısında yer alan Bardakçılar köyünde on iki çömlekçi atölyesinde çanak- çömlek yapımı sürmekteydi. Burada meydana getirilen eserler sırsızdı ve Türkiye’nin birçok yerinde meydana getirilenlerden farklı değildi. Bardakçılar köyünde çanak-çömlek imalatı yapılan fırınlar mimari görünüm açısından birer anıt niteliğindeydi. Günümüzde bunlar yok olmuştur. Ayrıca burada çömlekçi çarkında da meydana getirilmiş olan çanak-çömlekler de mevcuttu.

OYALAR

Van'da oya, kadınların ve kızların özel uğraşları arasında yer alır. Küçük yaşlarda kız çocukları bir tığ ve bir yumak ipliği alıp oyanın temeli olan zinciri çekmektir. Zincir çekmek gibi basit bir teknikle başlangıç yapan kız çocukları becerilerini geliştirdikçe tel oya olarak adlandırılan iplik oyayı yapmaya başlar. Arkasından Van'da en çok kullanılan, beğeniyle yapılan renkli boncuk oyaları yapmaya başlar.
Leçeklerin ve yazmaların etrafını süsleyen oyalar kızların çeyizlerinde önemli bir yer tutar. Kız kundağa çeyiz sandığa düşüncesiyle işe koyulan anneler kızlarının ilk çeyizi olarak bir oyalı leçeği san¬dığa koymayı hiç ihmal etmez. Oyalar yapanın ve kullananın marifetlerini ortaya koyar, diğer el işlerinde olduğu gibi oyanın fazlalığı ve düzeni, titizlikle yapılmış olması, renk uyumu, kullanıldığı yere uygunluğu şahsın becerikliliğinin ve marifetinin aynası sayılır. Oya gelin kızın kaynanasına götüreceği hediyesinin başında yer alır. Ancak bu oyanın seçkin, kıymetli bir oya olmasına da özen gösterilir.

Oyaların yapımında oyanın özelliğine göre;
Yuvarlak boncuk, kesme boncuk, inci boncuk, boru boncuk gibi değişik boncuklar kullanılır.İplik oyalarında kullanılacağı yere göre iplik seçilir. Bunlar düz renkli ya da ebruli renkli ipliklerdir. Eskiden fındık kuga olarak bilinen çok ince iplikler kullanılırken günümüzde artık naylon iplikler kullanılmaktadır.

Van'da oyaların kullanıldıkları yerlere göre;
__Leçek yazma oyaları,
__Kese oyaları (Akçe kesesi, saat kesesi, tütün kesesi v.b.)
__Köynek oyaları (Kadınların iç çamaşırı olarak giydikleri konbinezyonlarını süsleyen oyalar)
__Bebek takımlarında kullanılan oyalar (Zibin, kundak, yüz örtüsü v.b.)
__Namaz tülbenti mevlüt örtüsü oyaları
__Dekoratif oyalar (Masa örtüsü, peçete el bezleri v.b. oyalar) olarak sınıflandırmak mümkündür.
__Leçek oyaları: Halk arasında leçek olarak adlandırılan beyaz renkli tülbentlerin etrafları renkli boncuk kullanılarak oyalarla süslenir.

Boncuk oyalarının kendine has adları vardır. Örneğin: Gelin kemeri, gelin güvey elele, sarhoş yolu, demokrat oya v.b. Yazmalarda genellikle boncuksuz oyalar tercih edilir, yazmanın içindeki desene uygun olarak renkler seçilir, tek renkli ya da birkaç renkten oluşan oyalar kullanılır. Maydanoz oya, çayır oya, hanım çantası gibi. Ayrıca gelin kızın çeyizinde önemli yeri olan pullu oya vazgeçilmez oyalardandır ki bu oya leçek etrafına dikilir ve hamam takımının içine bırakılır.

Kese Oyaları: Para kesesi, saat kesesi, tütün kesesi gibi keselerin ağız kısmında ve etrafında kullanılır.

Köynek Oyaları: Bayanların entarilerinin altından giydikleri boy köyneklerinin (gömlek ya da kombinezon) yaka ve kol etrafına tek sıra halinde kumaşın üzerinde yapılan çoğu zaman dantel ipliği kullanılsa da renkli fındık kugalarla yapılan bordürlerdir.

Bebek Takımlarında Kullanılan Oyalar: Bebekler dünyaya gelmeden bebek takımları hazırlanmaya başlanır. Bu sevimli takımların etrafları ince renkli ipliklerle kendi üzerinde tığla bordürler yapılarak oyalarla süslenir.

Namaz Tülbentli Mevlüt Örtüsü Oyaları: Na¬maz örtüleri genellikle beyaz tülbentten ya da mermer şahiden yapılır. Etrafında kullanılan oyalar genellikle hacimli iplik oyalardır, boncuk oya kullanılmaz. Mevlüt örtüleri özel günlerde, mevlütlerde kullanılan örtülerdir. Krepdemor tercih edilir. Oyası daha özenli yapılan ağır hacimli iplik oyalarıdır.

Dekoratif Oyalar: Genellikle masa örtüleri, peçeteler, el bezleri kanaviçe işlemeli olup etrafları işlemesine uygun olarak oyalarla süslenir.

Oya yapımı genç kızların ve kadınların boş zamanlarını değerlendirmede önemli yer alır. Oya yapımı genellikle toplu olarak bir arada bulundukları za¬man geleneklere bağlı olarak manilerle güle eğlene sürdürülür.

Sıçan dişi, sarhoş yolu, tren yolu, bülbül gözü, civan bıyığı, kişmili gül, zerrin gadek oya, cüce gözü, gelin güvey el ele, gelin kemeri, demokrat oya, zengin salatası, bey beyendi, hanım sallandı, incili küpe, çavuş sırması belli başlı boncuk oyalarından bazılarıdır.

Tentene (Dantel): Vanlı kadınların ve kızların vazgeçemedikleri el sanatlarından biri de tentene'dir. Büyük bir zevkle yapılan tenteneler masa örtüleri, yatak takımları, mutfak takımlarını süsleyen unsurlardır. Özellikle de kanaviçe örtülerin etraflarında mutlaka kullanılır. Değişik enlerde ve farklı kalınlıkta iplikler kullanılarak örülür. Etrafı tenteneli kanaviçe örtüler sedirlerin üzerinde kullanılan yastık örtülerinin en önemli süsleme unsuruydu. Pencerelerde kullanılan iç perdelerin uçları da yine kanaviçe işlemeli ve tenteneliydi. Elbise örtüleri de aynı özellikteydi. Günümüzde elbise örtüsü ve iç perdeler kullanılmasa da yatak takımlarında masa örtülerinde, peçetelerde ve birçok yerde bu el işleri büyük bir zevkle yapılmakta; özellikle de genç kızların çeyizlerinde yerini muhafaza etmektedir.

ÇORAPLAR

El sanatlarımız içerisinde halk arasında en fazla üretilen, çoğunlukla ihtiyacı karşılama amacıyla yapılan işlerin başında çorap örücülüğü gelir.

Malzemesi tamamen yün olan çoraplarımız beş şişle örülür. Renkli motiflerle süslenen bu çoraplar aynı zamanda bir duygunun da ifadesidir. Köylerimizde örülen çoraplar bir ihtiyacı karşılama unsuru olarak örülse bile okuma yazma bilmeyen, duygu ve düşüncelerini sözle ifade edemeyen insanımızın ruh halini anlatan bir araçtır. Renklerin de ayrı bir ifadesi vardır. Beyaz renk sevgiyi, temizliği, kırmızı aşkı, muhabbeti, siyah üzüntüyü ümitsizliği ifade eder.

Kullanılacak ipliğin inceliği çok önemlidir. İncelik çorabın değerini artırır. Bu nedenle iplik hazırlama büyük bir özen ister. Üçem hazırlanan iplik çorap örmede kullanılan en makbul ipliktir. Çok ince yün ipliği ile örülen yüzükten geçme çoraplar genç kızların çeyizinde önemli bir yer tutar. Burunları renkli motiflerle süslü yüzükten geçme çoraplar damat çorabı olarak genç kızlar tarafından büyük bir özenle örülür.

Van ve yöresinde örülen çoraplar natürel renklerle ve renkli motiflerle süslü olmak üzere iki türlüdür. Kadınların ve genç kızların giydikleri çoraplar tamamı renkli motiflerle süslü çoraplardır. Erkek çoraplarının ise sadece burun ve taban kısımları renkli desenlerdir. Erkek çorapları genellikle uzun konçlu, boğazları lastikli ya da lastiksiz düz örülür. Konçların kenarlarına biritler yapılır, içinden bağcık geçirilmek sureti ile bağlanır. Kadınların ve kızlarının giydikleri çoraplar kısa boğazlı ve lastiklidir.
Çoraplar ya konçtan başlanıp burun kısmında tamamlanır ya da burundan başlanarak konçta tamamlanır. Her iki şekilde de beş şişle örülen çoraplar dikişsizdir.

Çorap örme ve kullanma geleneği şehirde de görülür. Günümüzde hala büyük bir ustalıkla ve zevkle örülen çoraplar giyilmektedir. Ancak saf yün iplikten örülen çorapların yerini akrilik karışık renkli, desenlerle kısa konçlu çoraplar almıştır ve genç kızların çeyizlerinde önemli bir yer tutmaktadır.

KİLİM
Yöre insanının hayvancılıkla uğraşması dokuma malzemesinin yaygın olarak kullanılmasında etkili olmuştur. İnsanlar, ihtiyaçlarını karşılama amacı ile dokudukları kilimleri evlerinde yaygı, minder, yastık, hurç, erzak torbası, çuval, çocuk beşiği, barzol olarak kullanmıştır. Kullanılan atkı ve çözgü ipliği tamamen yün ipliğidir. Dokumasında doğal boyalarla boyadığı, teşisiyle eğirdi ipliği kullanmıştır. Kullanılan renkler lacivert, bordo, natural kahverengi ve Van beyazı denen kirli beyazdır (Naturel Beyaz).

Van ve yöresinde dokunan kilimlerde estetik güzelliğin yanında ilettiği mesaj çok daha önemlidir. İnsanımız ilmek ilmek, motif motif, duygularını, sevgisini, dile alamadığı, açıkça söyleyemediği aşkını, üzüntüsünü, beklentilerini kilimine işlemiştir.

Motiflerin tekrarından oluşan desenlerle süslü kilimlerin kenarlarında tek ya da çift sıralı bordürlere rastlanır. Kilimlerde kullanılan motiflerden birkaçı; kurt ayağı, akrep, çakmak, muhabbet kuşları, ip susması, koç boynuzu, kengöz, elibelinde, toplu koçbaşı, dikmeli susmadır. En fazla görülen kilimler ise: Gülsarya, Nehrek, Halit Begi, Şahneri, Lüleperdir.

GÜMÜŞ-SAVAT

Van'da gümüş işlemeciliği el sanatlarının önemli bir parçasını oluşturur. Bu nedenle takılar genellikle gümüştür. Kadınların kadife entarilerinin üstünden taktıkları boyunlarındaki altın Heb’ler evladiyeliktir. Yuvarlak altın topların oluşturduğu bu takı oğul evlendirildiğinde geline takılır, o da kendi gelinine, böylece devam eder.

Savatlı gümüş işlemeli kemerler de aynı şekilde evladiyelik kıymetli bir takıdır. Maddi durumu iyi olan ailelerde hemen hemen her geline takılan bir takıdır. Gerdanlıklar, kalınlı inceli bilezikler, yüzük, küpe ve saç bağları gümüştür. Eski altın takılara Heb'lerin dışında pek rastlanmaz.

Erkeklerin yeleklerinin üzerinden taktıkları köstekleri, tütün tabakaları ve ağızlıkları ile taktıkları yüzükleri de gümüştendir. Günlük kullanılan tabakalar büyükçe, kalın, özel günlerde kullanılan tabakalar ise ince biraz daha küçük üzeri daha fazla işlemelidir.

Savat; esas maddesi gümüş sülfür olan siyah bir minenin, gümüş bir levhanın önceden hazırlanmış bölümlerine kakılmasıyla gerçekleştirilen süsleme tekniğidir.
Gümüşçülük son yıllarda açılan gümüş atölyeleriyle Van'da gelişmiştir. Van'da üretilen gümüş takılar çeşitli illere ve ülkelere de gönderilmektedir.

CEVİZ OYMACILIĞI

Bahçesaray ve Çatak ilçelerimizde yapılan ceviz oymacılığı, çeşitli türdeki kaplar, süs eşyaları, satranç takımı, biblolar vb. ürünler şeklinde son derece iyi bir işçilikle sunulmaktadır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3097
favori
like
share
TerribLe-Türk Tarih: 18.11.2009 16:00
olur en kısa sürede araştırmasını yaparım
FreddyKrueger Tarih: 18.11.2009 15:38
[COLOR="#c0ccf4"][QUOTE=TerribLe-Türk;3812047]vanın gümüş ilemeciliği türkiyenin başka hiçbir yerinde yok

BununLa iLqiLi DetayLı BiLqi PayLa$abiLirSeniz Sevinirim... Eminim Benim Gibi BiLmeyen Çok FazLa Ki$i Vardır
TerribLe-Türk Tarih: 18.11.2009 14:19
vanın gümüş ilemeciliği türkiyenin başka hiçbir yerinde yok