35 yaşını geçmiş çiftler ve bazı hastalıkları olanlar, korunmadıkları halde hamilelik oluşmuyorsa altı ay, daha gençler ise bir yıl bekleyip doktora başvurmalı
Günümüzde çevremizde çocuk sahibi olamayan çiftlere daha sık rastlar olduk. Bunda, artık kadınların çalışıp annelik yaşını ertelemesinin de payı var. Kadın-erkek kısırlığı, tedavileri ve tüp bebek konusuna, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Çepni'nin verdiği bilgilerle başlıyoruz.

Ne zaman bir çift kısırlık şüphesiyle hekime başvurmalı?

Bir yıl boyunca uygun sıklıkta birlikte olan (haftada iki-üç kez) ve bir doğum kontrol yöntemi kullanmadığı halde çocuğu olmayan çiftler hekime başvurmalı.

Bu süre herkes için aynı mı?

Bir yıllık süreyi, bilinen bir problemi olmayan genç çiftlere öneriyoruz. Genç kadınların bir yıl sonunda gebe kalma şansı yüzde 85. Eşleriyle yumurtlama gününde birlikte olan, sağlık sorunu olmayan 35 yaşın üstündeki kadınlarda ise bu oran yüzde 25. Dolayısıyla birkaç ay gebelik olmadı, diye genç çiftlerin endişelenmeleri gereksiz. Ancak özellikle 35 yaşın üzerindeki kadınlar altı ay sonra doktora başvurmalı.

Yine âdet düzensizliği başlayanlar, yumurtalık, rahim veya karın ameliyatı olanlar, verem geçirenler, karın zarı iltihabı ya da karın içi enfeksiyonu geçirenler altı aydır gebe kalamıyorsa doktora gitmeli. Ayrıca kanser nedeniyle kemoterapi ya da radyoterapi alanlar bu tedavilerden önce hemen hekime başvurmalı.

Erkekler hangi durumlarda bir yıldan önce doktora gitmeli?

İnmemiş testis ameliyatı geçiren, hâlâ inmemiş testis sorunu olanlar risk grubunda. Kemoterapi ya da radyoterapi tedavisi alanlar, yetişkinliğinde kabakulak geçirmiş, testisleri normalden küçük olan erkekler oyalanmadan doktora gitmeli. İleri derecede şeker hastaları, aşırı alkol ve sigara tüketenler de doktora başvurması gerekenler arasında. Bir de varikosel dediğimiz testislerinde ele gelen kitle veya damar genişlemesi olan erkeklerin evlendiklerinde doktora gitmesi gerekiyor.

Mesleklerin kısırlığa etkisi var mı?

Eşi aylarca uzakta çalışmak zorunda olanlar, ayakkabı tamiri gibi işlerde yapıştırıcı kullananlar, çok stresli görevleri olanlar, fırın işçileri ya da maden eritme ocaklarında aşırı ısıya maruz kalanlarda çocuksuzluk problemi daha sık görülebilir. Yine boya-badana işinde çalışanlarda, sanayide boyayla ilgili zehirli maddelere maruz kalanlarda bu ihtimal var. Yoğun kimyasal madde soluyanlar da risk taşıyor.

Çocuk sahibi olamayan çiftlerin hangi uzmana başvurması gerekir?

Standart bilgilerle iyi donatılmış kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ya da konuyla uğraşan androloji uzmanı ilk başvurulacak hekimler olabilir. Ancak kısırlık konusunda uzmanlaşmış hekimler de tercih edilebilir. Önemli olan işini doğru ve güncel bilgilerle yapan doktoru bulmak.

Peki doktora başvuran çiftlere ilk yapılan tetkik hangisi?

Çiftlerin vücut yapılarını değerlendirmek ve genel muayenelerini yapmak ilk basamaktır. Örneğin çok zayıf ya da çok şişman bir hanımda sadece kilo, sorunun sebebi olabilir. Kadınlar için önemli bir tetkik jinekolojik muayenedir. Ayrıca vajinal smear ya da rahim ağzı akıntı tahlili mutlaka yapılmalı. Jinekolojik muayenede rahim ve yumurtalıklarda yapısal bir problem, miyom, kist gibi herhangi bir sorunun olup olmadığını araştırırız.

Daha sonra ultrasonla yumurtalıkların ve rahimin durumuna bakarız. Ultrason bize yumurtlamaya hazır kaç tane yumurta keseciği olduğunu gösterir. Ayrıca rahim genişlemesi, miyom, yumurtalıklarda yer işgal eden bir kist ya da tümörün varlığı ultrasonla tespit edilebilir.

Daha sonra kadınlara yumurtlama olup olmadığını gösteren hormon testlerine geçeriz. Hormon testlerinin bir kısmı adetin üçüncü gününde, bir kısmı da âdetin 21-22'nci günü yapılıyor.

Erkekte ise ilk tetkik spermiogram dediğimiz sperm analizi yani meni tahlilidir. Ancak erkeklerde tahlil sonuçları çok değişken olabileceğinden iki-üç ay ara ile spermiogramı tekrarlamak gerekli.

Tıkalı tüpler ameliyatla açılıyor

Tüplerin tıkanma nedeni bir değil: Karın içinden geçirilmiş ameliyatlar, kürtaj sonrası iltihap, verem hastalığı... Tıkalı tüpler özellikle gençlerde ameliyatla açılabiliyor. Anne olmak isteyen kadınlar, âdet düzensizliklerini de ciddiye almalı. Düzensizlik, polikistik over sendromuna işaret olabilir

Kadınlarda hamileliğin önünde çeşitli engeller var. Tıkalı tüpler, adet düzensizlikleri gibi... Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Çepni, bu rahatsızlıklar ile tedavide gereken tetkikleri anlattı.

Rahim filmi ne zaman gerekiyor?

Rahim filmi kısırlık şikâyetiyle gelen kadınlarda isteyeceğimiz vazgeçilmez tetkiklerden. Âdet bittikten sonraki iki-üç gün içinde çekilmeli. Tüplerin açık olup olmadığına dair bir röntgendir. Rahim dokusunda doğuştan ya da sonradan bozuklukların tespitinde önemlidir. Rahim filminin çekilmesi ciddi bir ağrı yaratmaz, anestezi gerektirmez. Bazen rahim filminden sonra kendiliğinden gebelik oluşur.

Laparoskopi nedir?

Herkese gerekli bir tetkik değil. Bu yöntemle genel anestezi altında karın içine bakılır. Laparoskopiye şu durumlarda ihtiyaç duyulur:
Eğer tüpler rahim filminde kapalı görünüyorsa laporoskopiyle gerçekten kapalı olup olmadığı incelenir. Ya da hormonal tetkikler ve rahim filminden sonra herhangi bir sorun tespit edilmezse, birkaç yıl sonra laparoskopiden yararlanılır. Ayrıca karın içindeki yapışıklıklar veya endometriyozis hastalığının değerlendirilmesinde kullanılır. Bunun dışında yapışıklıkların açılması, endometriyozis odaklarının tedavisi, yumurtalık kistlerinin çıkarılması gibi ameliyat gerektiren durumlarda kullanılabilir.

Bir de histeroskopi adlı bir yöntem var.

Bu yöntemde de optik bir aletle rahim içine girilir ve incelenir. Eğer rahim filminde ve ultrasonda miyom, polip, yapışıklık ya da çift rahim gibi durumlardan şüphe duyuluyorsa bu yönteme tedavi amaçlı da başvurulabilir.

Kısırlık testinde kullanılan testlerin maliyeti nedir?

Çok pahalı değil. Spermiogram 30-50 YTL, hormon testleri 100-150 YTL, rahim filmi ise 150-200 YTL civarında. Sosyal güvencesi olanlar için devlet bu tetkikleri karşılıyor. Ayrıca devlet, memur, SSK'lı, emekli, yeşil kartlı ve Bağ-Kur'lu olanların tedavi masraflarını da belli kurallar çerçevesinde kısmen karşılıyor.

Kadınlardaki tüplerin görevi nedir?

Bütün normal gebelikler kanal ya da tüp dediğimiz yumurtalık yolunda başlar. Yumurtalıklardan atılan yumurta tüpler tarafından içeri alınır ve burada erkek tohum hücresiyle bir araya gelerek döllenme gerçekleşir. Tüpler meydana gelen embriyonların yaklaşık beş-altı gün beslenmesini, daha sonra rahim içine nakledilmesini sağlıyor. Eğer tüpler tıkalıysa spermiyle yumurta birbirine ulaşamaz, bunun sonucunda da döllenme meydana gelmez.

Tüpler neden tıkanır?

Daha önce karından, özellikle de kadın üreme organları yani yumurtalık, tüp ve rahimden geçirilmiş ameliyatlar önemli bir neden. Örneğin yumurtalık kisti, çikolata kisti, dış gebelik, miyom ya da rahim düzeltme ameliyatları, bağırsak tıkanıklığı, çocukluk çağında uygun yapılmayan apandisit ameliyatları tüplerin tıkanmasına neden olabiliyor. Yapılacak her türlü yanlış cerrahi müdahale ileride kısırlık nedeni olarak karşımıza çıkabilir. Bir başka önemli neden, özellikle bel soğukluğu gibi cinsel temasla bulaşan enfeksiyonlar. Yine kürtaj sonrası iltihabi hastalık ya da karın içi iltihabi olaylar ve verem hastalığı tüpleri tıkayabilir.

Tüplerde sorun varsa ne yapılıyor?

Genç hastalarda ameliyatla düzeltilebilir. Ancak düzeltilecek tüp sağlıklı kalmalı ve en az dört santim olmalı. Örneğin tüberküloz nedeniyle tıkanmış, içi sıvı veya iltihap dolu tüplerin tamiri bir işe yaramaz. Böyle olgularda ve özellikle yaşlılarda tüp bebek önerilir.

Kadınlarda normal yumurtlamanın olup olmadığı anlaşılabilir mi?

Bir kadın eğer düzenli, yani 21-35 gün aralıklarla âdet görüyorsa o kadını yumurtluyor olarak düşünebiliriz. Ancak bu, düzensiz âdet görenlerin yumurtlama fonksiyonunun olmadığını bize göstermiyor. Mesela 35 günden daha fazla âdet arası açılmış kadınlarda yüzde 60 civarında yumurtlama olabiliyor. Yumurtlama olup olmadığını anlamak için birtakım testler var. Bunlardan en sık başvurulanı kanda progesteron hormonu tespiti. Test âdetin 21 ile 24'üncü günleri arasında yapılır. Yumurtlama için bir başka test de, rahim içinden parça alarak rahim içi bezlerinde birtakım değişiklikler olup olmadığını belirlemek. Yumurtlama konusunda kadınların kendi kendilerine yapabileceği bir test de var. Vücut ısısı testi dediğimiz bu yöntemde, kadın sabah uyandığında yataktan kalkmadan dil altından dereceyle ateşini ölçer. Daha sonra ölçümleri bir kart üzerine kaydeder. Tam yumurtlama gününden sonra bu ısıda yarım derecelik artış olur. Eğer vücut ısısı yükselmişse yumurtlama var demek.

Yumurtlama bozukluklarına yol açan nedenleri anlatır mısınız?

Başlıca dört önemli nedeni var. En sık rastladığımız yumurtlama bozukluğu sebebi 'polikistik over sendromu' denilen ve daha çok hormon bozukluğu sonucu oluşan hastalık. Santral sinir sistemine ait sorunlar, yumurtalıkların erken iflas etmesi ya da yumurtalıklardaki yumurtaların erken bitmesi (erken menopoz) ve prolaktin hormon yüksekliği yumurtlama bozukluğu yapan diğer faktörler.

Yumurtalıklar neden iflas eder?

Hanımların yumurtaları doğuştan belli bir sayıda yumurtalıklarda yer alır. Bu yumurtaların zarar görmesi, tükenmeleri ya da alınmaları sonucu yumurtalıklar çalışamaz. Örneğin kanser hastalığı yüzünden kemoterapi-radyoterapi tedavisi görmek, çok ağır yumurtalık cerrahisi geçirmek önemli nedenler arasında. Ama bazen yumurtalıklardaki yumurtalar hiçbir neden olmadan erken tükenebilir. Ya da yumurtalıklar olması gereken hormonlara cevap vermez. Yani hasta erken menopoza girer.

Maalesef erken menopoz konusunda doğurganlık açısından yapabileceğimiz pek bir şey yok. Bu olgularda tek seçenek ülkemizde yasal olmayan yumurta bağışı. Ancak bu olguların çok az bir kısmında ilk beş yıl içinde yumurtalık fonksiyonları geri kazanılabiliyor ve gebelik gerçekleşebiliyor. Fakat bu durumun son derece nadir olduğu unutulmamalı. Kanser tedavisi öncesinde yumurtalık dokusunun, yumurtanın ya da oluşturulacak embriyonun saklanması yeni tedavi şansları arasında.

Polikistik over sendromu nedir?

Doğurganlık çağında en sık karşılaştığımız hormonal bozukluktur. Ortalama 10-15 kadından birinde polikistik over sendromu var. Çocuğu olmayan hanımlarda daha sık görülüyor. Hastalığın en önemli özelliği, âdet düzensizliği. Düzensizlik daha çok uzun aralıklarla, örneğin 45-60 günde bir âdet görmeyle kendini gösterir. İkinci önemli özelliği, erkeklik hormonu artışına bağlı olarak tüylenme olması.
Kıllanma özellikle yüzde çene altında, göğüs uçlarında ya da göbeğe doğru oluyor. Yine erkeklik hormonunun yüksekliği erkek tipi saç dökülmesine, yağlanma ve sivilceye yol açıyor. Bir başka özelliği de ultrasonda polikistik over dediğimiz özel bir görüntü çıkarması. Eğer bir kadında bu üç özellikten ikisi varsa polikistik over sendromu tanısı koyarız.

Bu hastalık neden ortaya çıkıyor?

Büyük olasılıkla genetik geçişi olan bir yumurtalık hastalığı. Bazı ailelerde daha sık.
Polikistik over sendromu nasıl bir mekanizmada kısırlık yapıyor.
Özellikle hormonal etkiler sonucunda yumurtlama bozukluğuna yol açtığı için gebe kalmayı engelliyor.

Tüp bebek tedavisi



Çiftlerin cinsel ilişkiye girememesi, sperm bozukluğu ya da nedeni bilinemeyen kısırlık gibi durumlarda aşılama yöntemi uygulanıyor. Bu yöntemle gebelik şansı yüzde 17-18 civarında. Eğer birkaç kez denenen aşılamadan sonuç alınamazsa tüp bebek yöntemine geçiliyor



Çocuk özlemi çeken aileler, aylar hatta yıllarca beklemelerine, çeşitli tedaviler görmelerine rağmen hamilelik gerçekleşmiyorsa, tıp onlara ne gibi seçenekler sunuyor?

Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Sağlığı Departmanı Koordinatörü Prof. Dr. Aydın Arıcı, bu seçenekleri anlattı.

Aşılama nedir?

Kısırlık tedavisinde kullanılan yöntemlerin başında gelir. Aşılamaya biz tıp dilinde inseminasyon diyoruz. Bu tedavide öncelikli amaç, hormon ilaçları vererek kadında gebelik oluşturabilecek bir yumurtanın gelişmesini sağlamak. İkinci amaç ise, erkeğin spermlerini alıp yumurtayı döllemesini kolaylaştıracak işlemlerden geçirirerek kadının rahim ağzından içeriye vermektir.

Aşılama herkese uygun mu?

Aşılama şu durumlarda uygulanır: Bir, rahim ağzı salgısı sperm geçişine izin vermezse. İki, cinsel ilişkiye girememe problemi olduğunda. Üç, hafif düzeyde sperm bozukluğu varsa. Dört, kısırlığın kaynağında bilinen bir neden bulunmadığında.

İşlem nasıl yapılıyor?

Kadının yumurtaları önce hormonlarla uyarılır. Yumurtaların gelişimine göre işlemin uygulanacağı zaman belirlenir. Daha sonra erkekten alınan semen örneği özel laboratuvar işlemlerinden geçirilir. Bu işlemlerle sperm sayısı, kalitesi ve hareketliliği artırılır. Hazırlanan sperm muayene pozisyonunda özel bir kanül yardımıyla kadının rahmine verilir. İşlemden sonra hasta yatarak yaklaşık yarım saat dinlenir. Aşılamanın başarılı olması için tüplerin açık, kadının tercihen 38 yaşından genç olması gerekir. Ayrıca sperm sayısı en az 5 milyon/ml olmalı.

Aşılama tedavisi ne kadar sürer?

Tedavi âdet kanamasıyla başlar ve yaklaşık 12-14 gün sürer. Âdet kanaması başlangıcında hastayı görür ve tedaviye âdetin üç ya da beşinci günü arasında başlarız. İlaçların etkinliği ve yumurta gelişimini takip edebilmek amacıyla kadını belirli aralıklarla ultrasona alırız. Yumurtalıklardaki yumurta gelişimi istenilen düzeye ulaşana kadar hormon ilaçlarının uygulanmasına devam ederiz.
Yumurtanın gelişimi tamamlanınca çatlatma iğnesi denilen bir iğne yaparız. Çatlama zamanı geldiğinde, hastanın eşini de çağırıp sperm alırız. Laboratuvar ortamında alınan bu spermlerin gebelik oluşturma ihtimali en yüksek olanlarını seçeriz. Daha sonra bunları bir dizi işlemden geçiririz. Böylece daha kaliteli, sayıca yoğun ve hareketli hale getirdiğimiz spermleri, normal muayene şartlarında plastik bir kanülle rahme zerk ederiz.

Bu yöntemle gebelik şansı nedir?

Her denemede yüzde 17-18'ler civarındadır. Bu rakamları değerlendirebilmek için normal hamile kalma ve doğurganlık oranlarının bilinmesi gerekir. Genellikle doğurganlık yaşla birlikte azalır. 20'li 30'lu yaşlardaki kadınların doğal şartlarda düzenli ilişkiyle her ay yüzde 25-30 oranında gebe kalma şansları var. Bu oran 40'lı yaşların başlarında yüzde 5'e düşer. Üremeye yardımcı tedavilerde başarı oranını en fazla etkileyen faktör yaştır. Dolayısıyla aşılama tedavisiyle başarı oranının her denemede yüzde 17-18'ler civarında olması oldukça iyi bir oran.

Aşılama başarılı olmamışsa hangi yöntem uygulanıyor?

Eğer kadının tüplerinde tıkanma ya da yapışıklık gibi bir sorun varsa, aşılamadan önce laparoskopi, lazer ya da makasla bu sorunların giderilmesine yönelik bir operasyon gerekir. Ancak aşılamadan yanıt alınmadığı takdirde tüp bebeğe geçilmeli. Tabii burada endometriozis ya da miyom gibi bir sorun varsa, bunların da cerrahi olarak düzeltilmesi şart. Tüp bebek, ileri derecedeki erkek kısırlığında, tüpleri tıkalı kadınlarda ve ileri yaştaki kadınlarda en iyi tedavi yöntemidir.

Tüp bebek yöntemi nedir?

Tüp bebek ve ICSI (mikroenjeksiyon) gibi yardımcı üreme tekniklerinin günümüzde ulaştığı nokta, birçok kısır çifte gebeliğe ulaşma şansı tanıyor. Tüp bebek yönteminde önce gebelik oluşturabilecek yumurtaların gelişmesi için kadına hormon ilaçları veriyoruz. Daha sonra bu yumurtaları bir işlemle topluyoruz. Ardından erkeğin spermlerini alarak yumurtayı döllemesini kolaylaştıracak bazı işlemlerden geçiriyoruz. Bu aşamadan sonra laboratuvar ortamında spermi yumurtanın içine koyuyoruz. Genellikle üç gün sonra en sağlıklı embriyonlar (döllenmiş yumurta) seçiliyor. Seçilen embriyonlar ince bir kanül vasıtasıyla rahim içerisine yerleştiriliyor.

Kaç embriyon transfer ediyorsunuz?

Transfer edilecek embriyon sayısı, anne adayının yaşına ve embriyonların kalitesine göre değişiklik gösteriyor. Normalde bu sayı, en fazla üç embriyon olarak sınırlandırılır. Hatta 35 yaşından genç kadınlarda iyi kalitede iki embriyon transferi yeterli.

İlişki sırasında ağrı varsa doktora...

Hamileliğin önündeki engellerden biri, 'çikolata kisti'. İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Çepni, bu konuda merak edilenleri anlattı.

Çikolata kisti nasıl bir hastalık?

Çikolata kisti yumurtalıklarda oluşan kistlerin içinin kanla dolması sonucu oluşur. Çikolata kisti konusunda bir kavram karmaşası var. Halk arasında çikolata kisti diye bilinen hastalık aslında 'endometriyozis'tir. Yani ikisi birbirinden farklı. Her çikolata kisti endometriyozis demek değil.

Peki endometriyozis nedir?

Rahmin iç tabakasındaki dokunun rahim dışında bulunma halidir. İşte âdet zamanında rahim iç yüzeyinde meydana gelen kanamayla beraber bu endometriyozis odaklarının bulunduğu bölgelerde de kanama benzeri bazı belirtiler olur. Her ay düzenli olarak oluşan bu 'iç kanamanın' vücut tarafından yok edilmesi sürecinde bölgede ciddi yapışıklıklar ortaya çıkar. Bu yapışıklıklar kısırlığa yol açabilir.

Kimlerde daha sık görülür?

En sık gebe kalamayan, cinsel ilişki sırasında ağrı duyan kadınlarda görülür. Her yaşta ortaya çıkabilir. Bazen hiçbir belirti vermez. Birinci derecede akrabalarından birinde endometriyozis saptanan kadınlarda bu hastalığın görülme riski daha yüksektir.

Endometriyozisin belirtileri neler?

Kısırlık, ağrı, rutin muayeneler esnasında yumurtalıkta görülen kitle bize endometriyozisi düşündürür. Özellikle âdetin ilk günü görülen âdet sancısı ve cinsel ilişki sırasında ağrı en önemli belirti. Endometriyozis yumurtalıkta bir kitleye yol açabilir. Buna çikolata kisti ya da endometrioma diyoruz. Yumurtanın üzerinde endometriyozis odakları olabileceği gibi, bu odaklar yumurtanın içine doğru da büyüyebilir. Bu odakların içeriği bir çikolatanın erimiş haline benzer.

Hastalığın tedavisi nasıl yapılıyor?

Karın içi yapışıklıklarının ve kistlerin tedavisi ameliyatla yapılır. Kist ameliyatı yaparken yapışıklık olmamasına dikkat etmeli. Kalan yumurtalık dokusuna zarar vermemek çok önemli. Sağlam yumurtalık dokusuna gereksiz bir zarar, yumurtalık rezervini azaltır.

Kimlere gerekir?


İncelemelerde çiftte hiçbir sorun bulunmamıştı ama çocukları olmuyordu. Bir başka vakada erkeğin sperm sayısı ve hareketi kısıtlıydı. Bir diğerinde kadının yaşı ilerlemişti. Üçüne de tüp bebek önerildi

Türkiye'de yaklaşık 15 bin bebeğin hayatı tüp bebek laboratuvarlarında başladı. Peki tüp bebek, hangi çiftlere uygulanır? Acıbadem Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Direktörü Doç. Dr. Cem Demirel'in verdiği bilgilerle tüp bebek gerektiren durumlar:

1. Yumurtalık kanalları olarak da bilinen kadın fallop tüplerinin tıkalı, hasar görmüş ya da alınmış olması durumunda tüp bebek tedavisi uygulanmalı. Gebeliğin doğal yollarla oluşabilmesi için kadının yumurtalık kanallarının hem açık olması hem de normal fonksiyon görmesi gerekli.

2. Kadın üreme organları çevresinde, yumurtalıklarda gelişen yumurtaların fallop tüpleri tarafından yakalanmasını önleyecek yapışıklıkların olması durumunda da tüp bebek tedavisi gerekebilir. Karın içi yapışıklıklar ya bu bölgelerde yapılmış ameliyatlara (yumurtalık kisti ameliyatı, miyom çıkarılması, dış gebelik ameliyatı gibi...) ya da geçirilmiş olan kadın iç genital sisteminin iltihabi durumlarına bağlı olabilir. Tedavide ilk olarak laparoskopik (kapalı) cerrahiyle bu yapışıklıklar açılır ve normal tüp-yumurtalık ilişkisi sağlanır.

Eğer bu sağlanamazsa veya sağlanmasına rağmen cerrahiden sonra belli bir sürede kendiliğinden gebelik olmazsa tüp bebek uygulanır.

Örnek vaka: 28 yaşında, kadın... Dört yıldır evli. Korunmamasına rağmen çocuk sahibi olamadı. Rahim filmi (HSG) incelemesinde tüplerinin açık olduğu saptandı. Fakat doktoru, 18 yaşında geçirdiği apandisit ameliyatı nedeniyle tüpleri ve yumurtalıkları çevresinde karın içi yapışıklıklar olabileceğinden şüphelendi. Yapılan laparoskopi incelemesinde tüplerin açık olmasına rağmen bağırsaklara, yumurtalıklara ve rahim arka duvarına yapışmış olduğu gözlendi. Tüpler açıktı ama görevini yerine getirmesi mümkün değildi. Doktoru tüp bebek tedavisi için hastayı sevk etti.

3. Yumurtlama problemi olan kadınlarda, ilaç tedavisiyle yumurta elde edilmesine rağmen hâlâ gebe kalınamıyorsa tüp bebek tedavisine geçilmeli. Bu grupta polikistik over sendromlu kadınlar çoğunlukta.

4. Kadında endometriozis hastalığı varsa tüp bebek tedavisi gerekebilir. Endometriozis hastalığı, normalde rahim içinde bulunması gereken ve her âdet döneminde dışarı atılan endometrium tabakasının rahim dışında, tüplerin çevresinde, yumurtalıklarda ve bağırsak üzerinde bulunmasıdır. Endometriozis, kadının gebe kalmasını engelleyebilir. Cerrahi olarak hastalığın temizlenmesini takiben belli bir sürede gebelik sağlanamamışsa tüp bebek tedavisine geçilir.

5. Erkekteki sperm sayısında, sperm hareketinde ve sperm şeklinde (sperm morfolojisi) bozukluk ve yetersizlik varsa tüp bebek tedavisi gerekebilir. Günümüzde tüp bebek/mikroenjeksiyon uygulaması, erkek faktörüne bağlı kısırlıkta en yüksek başarıyı sağlayan tedavi yöntemidir.

6. Erkekte sperm tahlilinde hiç sperm hücresi bulunmazsa... Bu durumda, sperm hücreleri cerrahi yollarla epididim veya testisten elde edileceği için tek tedavi yöntemi olarak tüp bebek/mikroenjeksiyon gerekir.

Örnek vaka: 32 yaşında, erkek. 10 yıldır evli. Sperm sayısı ve hareketinin normal değerlerin altında olduğu tespit edilmiş. Dört kez eşine aşılama (inseminasyon-IUI) tedavisi uygulandı. Doktoru eşinin yaşı daha da ilerlemeden tüp bebek tedavisine geçmenin en uygun yaklaşım olacağını belirtti.

7. İzah edilemeyen kısırlık varlığında tüp bebek tedavisi gerekebilir. Tüp bebek, doğal yoldan çocuk sahibi olmak için girişimde bulunmuş ve herhangi bir sorun saptanamamış çiftler için de uygun bir seçenektir. Bu çiftlerin her zaman için kendiliğinden gebe kalma şansları olsa da, yıllar geçtikçe ve kadının yaşı ilerledikçe bu şans giderek belirgin bir şekilde azalır.

Örnek vaka: Yapılan tüm tahlil ve incelemeleri normal bulundu. Doktorlar, gebe kalınmaması için bir neden olmadığını söyledi. İki yıl daha geçti ve bir sonuç çıkmadı. Doktorlar aylık gebe kalma şanslarını artırmak için yumurtlamayı uyarıcı tedavi (ovülasyon indüksiyonu) ve ek olarak rahim içi aşılama (intrauterin inseminasyon) tedavisine başladı. Dört kez yapılan tedaviden sonuç alınamadı. Çift tüp bebek tedavisine başladı. İlk uygulamada gebelik elde edildi.

8. Bağışıklık sistemi kaynaklı kısırlık varsa tüp bebekle sonuca gidilebilir. Menide veya kadın üreme sisteminde sperm hücrelerine karşı antikorlar gelişiyor ve diğer tedavilerle sonuca ulaşılamıyorsa hastalar tüp bebek tedavisine yönlendirilmeli.

Vakit kaybetmeyin

9. İleri kadın yaşı söz konusuysa tüp bebek tedavisi düşünülmeli. Doğurganlık ilerleyen yaşla birlikte azalır. Bu azalma özellikle 35 yaşından sonra hız kazanır. Bu nedenle, özellikle 38 yaş ve üzerindeki bebek arzusu taşıyan kadınlarda vakit kaybetmeden tüp bebek tedavisine başlamak etkin sonuç getiren bir yaklaşım.

10. Preimplantasyon genetik tanı uygulaması gereken durumlarda tüp bebek tedavisi yapılmalı. Preimplantasyon genetik tanı, ileri anne yaşı, tekrarlayan başarısız tüp bebek uygulamaları, ciddi erkek faktörü kısırlığı gibi zor olgularda başarı şansını artırmak için başvurulan bir yöntem.

Tüp bebek isteyen çifti neler bekliyor?

İnternational Hospital Tüp Bebek Bölümü'nden Prof. Dr. Engin Oral tüp bebek aşamalarını anlattı.

1. aşama: Tedavinin ilk basamağını tüp bebek merkezindeki sorumlu doktor ve hemşirenin vereceği danışmanlık hizmeti oluşturur. Bu aşamada çift, kısırlığa neden olan problem, planlanan tedavi aşamaları, kullanacağı ilaçlar hakkında bilgilendirilir.

2. aşama: İlaçlarla yumurtalıkların uyarılması. Tüp bebek programında temel amaç yumurtalıkları kontrollü şekilde uyarararak yeterli sayıda döllenme yeteğine sahip yumurta hücresi elde etmektir. Hedef, 19-20 mm. çapında en az iki folikül elde etmektir. Bu tedavi ortalama 10-12 gün sürer. Foliküller yeterli büyüklüğe ulaştığında yumurtaların son gelişim basamağını tamamlamak üzere HCG enjeksiyonu yapılır. Bu enjeksiyondan ortalama 34-36 saat sonra yumurta toplama işlemi yapılır.

3. aşama: Yumurtalar toplanır. Önce vajinal ultrasonografinin kılavuzluğu altında bir iğneyle olgunlaşmış foliküllerin içine girilir. Sonra folikül sıvısının çekilmesiyle işlem gerçekleştirilir. İşlemin süresi ortalama 15-30 dakikadır. Hasta işlemi takiben iki-üç saat dinlenerek hastaneden ayrılır.

4. aşama: Elde edilen yumurta hücresi tüp bebek laboratuvarında özel koşullarda saklanır. Olgun yumurta hücreleri dört-altı saat sonra döllenme için hazır hale gelir. Kadından yumurta hücresi toplandığı esnada erkek de sperm verir. Menide canlı spermin olmadığı durumlarda, sperm cerrahi yollarla elde edilir. Yumurta kültürü ve sperm hazırlanması tamamlandıktan sonra döllenme işlemine geçilir. 18-20 saat sonra döllenme olup olmadığı kontrol edilir. Döllenen yumurtalar tekrar kültür ortamına konulur ve bölünmesi takip edilir.

5. aşama: Embriyon transferi yapılır. Özel bir kateter içinde taşınan embriyonlar rahim içine bırakılır. Ülkemizde zorunlu durumlar dışında en fazla üç embriyon transfer ediliyor. İkiden fazla sayıda embriyo verilmesi durumunda çoğul gebelik oranları yükseliyor.

Transfer sonrasında üç-dört saat hasta dinlendikten sonra çift hastaneden taburcu edilir. İşlem sonrası dölyatağını ve gebelik olursa büyüyen embriyonun gelişimini desteklemek için progesteron hormonu içeren ilaçlar başlanır. Bu tedaviye gebelik olursa gebeliğin 10'uncu haftasına kadar devam edilir. Embriyon transferi sonrasında geride iyi kalitede embriyon kalmışsa bu embriyonlar ileride kullanılmak üzere ailenin de onayı alınarak dondurulur.

6. aşama: Gebelik testi... Gebelik olup olmadığı transferden 12 gün sonra kanda bakılan gebelik hormon düzeyleriyle (B-HCG) anlaşılır. Eğer gebelik varsa üç hafta sonra hasta ilk ultrason için çağrılır.
Başarıyı artıran yollar




Defalarca deneme yapılmasına rağmen tüp bebek uygulaması sonuç vermeyen çiftlerde önce bazı testlerle, anne adayına transfer edilen embriyonun rahimde neden tutunamadığı inceleniyor. Daha sonra devreye tüp bebekte başarı şansını artıran özel teknikler giriyor

Bebek sahibi olamayan çiftler için 'mucize' yöntem gibi görülen tüp bebek, her zaman başarılı sonuç vermeyebilir. Bazen defalarca deneme hüsranla sonuçlanır. Peki bu başarısızlığın altında neler yatıyor, gebelik oranını artırmak için neler yapılıyor? Memorial Hastanesi Tüp Bebek ve Genetik Merkezi sorumlusu Prof. Dr. Semra Kahraman, sorularımıza verdiği yanıtlarla, tüp bebekten henüz fayda görememiş çiftlere yol gösteriyor.

Tüp bebek tedavisi başarısız olan çiftleri nasıl bir süreç bekliyor?

Eğer bir kez tüp bebek yöntemi uygulamışve başarılı sonuç alamamışsak çok endişelenmiyoruz. Çünkü tekniğin ilk uygulamada başarı oranı en iyi şartlarda yüzde 60 oranında. Ancak iki kez veya daha çok tüp bebek uygulamasında, anne adayına iyi embriyolar verilmesine rağmen gebelik elde edilemiyorsa çok çeşitli testler yapıyoruz.


Kadına ait nedenler


Hangi testler bunlar?

Öncelikle kadına ait nedenleri araştırıyoruz. Kadınlarda rahim içi yapışıklıklar, rahim içinde miyom veya polip gibi embriyonun tutunmasını engelleyen anormallikler var mı, bunları ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu amaçla ultrasonografi eşliğinde rahim içine sıvı vererek rahim boşluğunun normal olup olmadığını kontrol ediyoruz. Bu basit ve hasta için ağrısız bir yöntem. Bu tür bozuklukları görmek için rahim filminden de (HSG) yararlanıyoruz. Ancak günümüzde ağrılı olması ve enfeksiyon gibi riskleri nedeniyle rahim filmi yerine histeroskopik inceleme daha çok tercih ediliyor.

Histeroskopik inceleme nedir?

Histeroskopik inceleme, rahim içine yerleştirilen ufak bir kamera sistemiyle bize rahimi detaylı olarak inceleme şansı veren bir yöntem. Aynı zamanda rahim içindeki bozuklukları düzeltme kolaylığı getiriyor. Histeroskopiyi tüp bebekte başarısız olmuş vakalarda çok sık kullanıyoruz. Ancak tecrübeli cerrahlar tarafından yapılmazsa riskler olabilir. Rahim duvarının incelmesi ve delinmesi gibi istenmeyen sonuçlara yol açabilir.

Başarısız tüp bebek uygulamalarında başka hangi faktörler etkili olabilir?

Embriyoların tutunmasını engelleyen bir diğer neden de, kadının tüplerindeki tıkanmaya bağlı olarak tüplerde sıvı birikmesidir. Tüplerde biriken sıvı rahim içine akarak embriyoların tutunmasını engeller veya gebelik oluştuğunda erken düşüklere yol açar.

Hidrosalpenks dediğimiz bu durum ultrasonografiyle belirlenebilir. Rahim filmi çekerek veya laparoskopi yaparak bu sorunun boyutlarını daha net ortaya koymak ve tedavi etmek mümkün. Bu durumda tüplerin laparoskopiyle çıkarılması veya rahimle birleştiği noktadan bağlanması başarı şansını belirgin oranda artırır. Laparoskopi kadında göbek deliği altından optik bir cihazla karın içine girilerek yapılan incelemedir. Tıpkı histeroskopide olduğu gibi aynı zamanda operasyon yapma şansı verir. Tüplerde sıvı toplanması kadında tüp bebek şansını azaltan en önemli ve en sık görülen nedenlerden biridir.

Hormonal bozukluklar da tüp bebekte başarısızlığa sebep olabilir mi?

Evet. Hormonal bozukluklar embriyo gelişimini ve embriyonun rahimde tutunması engeller. Tiroid bezi hastalıkları, beyinde hipofizden salgılanan süt hormonu (prolaktin) artışı önemlidir. Kanda bakılan hormon seviyeleriye bu bozukluklar tanımlanabilir.


Fazla insülin, gebeliğe engel

Polikistik over hastalığı ve yol açabildiği insülin hormonu artışı gebe kalmayı zorlaştırır, düşüklere de yol açabilir. Bu amaçla insülin direncini azaltan şeker hastalığı ilaçları verilerek gebelik şansı artırılabilir.

Endometrial ko-kültür denilen bir yöntem var, bu nedir?

Başarısız tüp bebek uygulamalarında başvurduğumuz yöntemlerden biri. Bu işlemde adetin 21'inci gününde kadın rahmi içinden bir doku örneği alıyoruz. Daha sonra bu örneği laboratuvar ortamında kültüre edip çoğaltıyoruz. Bir anlamda yapay rahim oluşturuyoruz. Daha sonra döllenmiş yumurtayı bu kültür ortamında geliştiriyoruz. Beşinci günün sonunda embriyoyu alıp rahime yerleştiriyoruz. Endometrial ko-kültür tekniği dünyada çok az merkezde yapılan ve hazırlanması zor olan bir işlemdir. Daha önce en az üç, en çok 11 başarısız uygulaması olan vakalarda bu teknikle yüzde 40 oranında gebelik elde ediyoruz.


Peki genetik incelemelerden de yararlanıyor musunuz?

Tekrarlayan başarısızlıklarda genetik incelemelere de başvuruyoruz. Tutunmayan embriyolarda altta yatan neden, kromozom bozuklukları olabilir. Bu nedenle embriyoları rahime koymadan önce preimplantasyon gebelik tanı yöntemiyle inceliyoruz.

Bu yöntemle sağlıklı embriyoları seçerek rahime yerleştiriyor ve gebelik şansını artırmayı amaçlıyoruz. Ayrıca bu sayede düşük oranını da azaltıyoruz. Erkeğin spermindeki DNA bozuklukları da embriyoların tutunmasını engelleyebilir. Bu nedenle tüp bebek tedavisi öncesinde sperme özel testler yapıyoruz. Sperm DNA'sında parçalanma veya spermlerde kromozom bozukluğu olup olmadığını araştırıyoruz.

Başarıyı artırmak için başvurduğunuz başka teknikler var mı?

Son günlerde bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla immünglobilin tedavisi yapıyoruz. Bu tedavi çok yeni ve pahalı, ancak nedeni izah edilemeyen başarısız tüp bebek vakalarında umut verici görünüyor. Bir başka yöntem de şu: Hangi embriyonun rahimde daha yüksek oranda tutunabileceğini anlamak amacıyla embriyoların içinde büyüdüğü kültür sıvılarında HLA-G bakıyoruz. Kültür sıvısında HLA-G mevcutsa embriyonun rahimde tutunma olasılığı artıyor.


40 bin doğumdan biri tüp bebek

Türk Jinekoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, çiftlere tüp bebek merkezi seçiminde yol gösterdi.

Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsatlı kaç tüp bebek merkezi var.?

66 merkez var. Bu merkezlerin 28'i İstanbul'da, 14'ü Ankara'da, 6'sı İzmir'de ve 18'i de diğer illerimizde faaliyetlerini sürdürüyor.

Doğru merkez seçiminde çiftler neye dikkat etmeli?

Anne ve baba adayları, tüp bebek tedavisi için gittikleri merkezin Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsatlandırılmış olmasına dikkat etmeli. Merkezin iyi bir donma-çözme programının olması, çoğul gebelik oranlarının düşük, eve canlı tek bebek gönderme oranlarının yüksek olması başarı göstergeleridir.

Türkiye'de ne sıklıkta tüp bebek uygulaması yapılıyor?

Türkiye'de yılda 18-20 bin tüp bebek uygulaması yapılıyor. AB ülkelerinde doğan her 16 bebekten biri tüp bebekken ülkemizde doğan her 40 bin bebekten biri tüp bebek.

Lazer, blastosist transferi






Tüp bebek tedavisinde sayı sınırı yok, ancak bir yılda dörtten fazla uygulama önerilmiyor. Tedavinin başarı şansını artırmak için özellikle 35 yaş üstünde 'tutunmayı kolaylaştıran' lazerden de yararlanılıyor

Birkaç kez tüp bebek uygulandığı halde sonuç alınamayan çiftler için yolun sonu demek değil. Tıp, her geçen gün tüp bebeğe destek yöntemler geliştiriyor. Memorial Hastanesi Tüp Bebek ve Genetik Merkezi sorumlusu Prof. Dr. Semra Kahraman, çiftlere umut olan bu yöntemler hakkında bilgi verdi.

Tüp bebek kaç kez tekrarlanabilir?

Tüp bebek tedavisinde sayı sınırlaması yok. Yumurtalık kapasitesi ve erkeğin sperm durumu elverdiği sürece istendiği kadar deneme yapılabilir. Bir yıl içinde üç ya da dört uygulama mümkün. Fakat genellikle aynı yıl içinde dörtten fazla uygulama önerilmez. İlk denemelerde uygun sayıda sağlıklı embriyon elde edilmişse bu embriyonlar dondurularak daha sonraki denemelerde kullanılmak üzere saklanabilir. Böylece hem kadının ilaç alması sınırlanır hem de tedavilerin maliyeti düşürülür.

Başarısız bir tüp bebek denemesinden sonra ilaçları değiştirmek gerekir mi?

Tüp bebek uygulamalarında belirlenmiş ilaç kombinasyonları var. Bu kombinasyonlar geniş çaplı araştırmalar sonrasında oluşturuluyor. Hastayı değerlendirdikten sonra elde ettiğimiz sonuçlara göre uygun ilaç protokolünü seçeriz. Tedavi sırasında kan hormon düzeyleri ve ultrasonla hastayı sıkı takip ederek gerekli doz ayarlamalarını yaparız.

Buna rağmen tedavi istenilen şekilde sonuçlanmamışsa eldeki bilgileri gözden geçiririz. Bir önceki tedavi sırasında seçilen ilaç protokolüne hasta nasıl cevap vermiş, bunu değerlendiririz. Mesela hasta ilaçlara beklenenden daha hızlı ya da yavaş yanıt vermiş olabilir.

İşte bu tür bilgileri gözden geçirip bir sonraki denemede ilaç protokollerinde değişiklikler yapabiliriz. Ancak bu, 'Her başarısız tedavi ilaç protokolü yüzünden olur' anlamına gelmiyor. Başarıyı etkileyen başka birçok neden var.


Embriyonun zarı inceltiliyor


Lazerin tüp bebek başarısını artırdığı söyleniyor, bu ne zaman kullanılır?

Embriyonların (döllenmiş yumurta) beslenip gelişebilmesi için rahim iç zarına tutunması gerekiyor. Eğer embriyonu çevreleyen zar gereğinden kalınsa rahime tutunma işlemi gerçekleşemez ve gebelik olmaz. embriyonun rahim duvarına tutunmasını kolaylaştırmak için bu zar çeşitli işlemlerle inceltilebilir veya bir kısmında küçük bir delik oluşturulabilir.

Geçmiş yıllarda bazı kimyasal maddeler ve enzimler kullanılarak yapılan bu işlem artık lazer sistemiyle yapılabiliyor. Lazer daha önce tüp bebek yöntemiyle gebelik elde edememiş kişilerde, 35 yaş ve üstü kadınlarda kullanılıyor. Ayrıca genetik tanı için biyopsi yapılacak embriyonlara, dondurma-çözme sonrası elde edilmiş embriyonlara, önceki denemelerinde iyi kalitede embriyon elde edilmesine rağmen gebelik olmayan vakalara, FSH hormonu sınırda ya da yüksek olan olgularda uygulanıyor.


Beşinci günde transfer


Blastosist transferi nasıl bir yöntem?

Blastosist, döllenme sonrası beşinci güne gelmiş embriyona verilen isim. Tüp bebek tedavisinde genel kabul gören uygulama, döllenme işlemi yapıldıktan sonraki üçüncü günde embriyonların anne rahmine yerleştirilmesidir. embriyonların blastosist döneminde transferinin önemli avantajları var. Mesela bu döneme ulaşabilmiş embriyonların rahime tutunma ihtimali daha fazla. Çünkü bu embriyonların beşinci güne kadar yaşama kabiliyeti diğerlerine göre daha yüksek.

Bir başka deyişle maratonda önde gidebilen, canlılıkları kanıtlanmış,kromozomları daha normal embriyonlardır. Normalde blastosist döneme ulaşan iki adet embriyon seçilerek rahime yerleştirilir. Geri kalan embriyonlar da hızlı dondurma tekniğiyle dondurularak saklanabilir. Dondurulan embriyonlar gebelik olmadığında veya hasta ileride tekrar anne olmak istediğinde bu embriyonlar çözülerek verilebilir.

Gebelik öncesi genetik tanı, tedavi başarısını artırır mı?

Evet. Bazı vakalarda anne rahmine yerleştirmeden önce embriyonları genetik açıdan ve kromozomlar yönünden inceliyoruz.

Preimplantasyon genetik tanı (PGT) dediğimiz bu yöntem, embriyonlar sekiz hücreli olduktan sonra biyopsiyle alınan bir hücreye uygulanıyor. Böylece en az riskli olan embriyonlar seçiliyor, anne adayına sağlıklı embriyonlar transfer ediliyor.

Bu yöntem; tekrarlayan düşüklerde, ileri yaşa sahip olanlara, tekrarlayan başarısız tüp bebek denemesi olanlara, şiddetli erkek kısırlığı sahip vakalara ve Akdeniz anemisi gibi genetik hastalık riski taşıyanlara uygulanıyor.

Tüp bebek yöntemi sonucunda düşüklerin engellenmesi için anne adayına vitamin uygulaması yarar sağlar mı?

Tüp bebek tedavisinde, tedavi öncesi anne adaylarına vitamin almaları önerilir. Özellikle antioksidan etkili multi vitaminler ve bebekte oluşabilecek sinir sistemini ilgilendiren hastalıklara karşı koruyucu olan folik asit kullanımı tavsiye edilir. Vitamin kullanımı destekleyici tedavidir. Ancak vitamin kullanılması düşüğü tek başına engelleyemez.

Stres tedavinin başarısını etkiler mi?

Kısırlık tanısı çiftlerde stres yaratabilir. Pek çok çift ümitsizlik, yetersizlik, suçluluk duygusu ve başarısızlık hisseder. Ayrıca tedavi çiftler için stresli olabilir. Özellikle tedaviyle ilgili yapılacak işlemlerde bilgi sahibi olmamak, çiftleri gergin ve sıkıntılı yapabilir.

Tedavi ekibinin çiftleri hazırlaması, çiftlerin hesaba katmadıkları faktörleri ortaya çıkarması ve tartışması yarar sağlar. Gerektiğinde psikolog ve psikiyatr desteği alınabilir. Son yapılan araştırmalar stresin tek başına kısırlık sebebi veya tedavi başarısızlığına sebep olacak bir etken olmadığını gösteriyor. Fakat huzurlu bir ortamda gerçekleştirilen tedavinin de hastanın tedaviye uyumunu artırdığını biliyoruz.


Anneliği fazla ertelemeyin


İleri yaş gebeliğe engel mi?

35 yaşın üzerindeki kadınlar hızlı hareket etmeli. 40 yaşından sonra tüp bebek tedavisiyle bile hamilelik şansı dramatik bir şekilde azalıyor. Batı toplumlarında olduğu gibi ülkemizde de kadınların giderek artan bir şekilde işgücüne katılması gebeliğin ertelenmesine yol açıyor. Bu da tüp bebek tedavisine ihtiyacı artırıyor. Ancak ileri yaşlarda yapılan tüp bebek tedavisinde gebelik şansı çok ciddi bir şekilde azalıyor.

Düzenli adet gören ileri yaştaki kadınlar neden anne olamıyor?

Tüp bebek tedavisinde iki önemli etken var. Birincisi yumurtalar, ikincisi ise döllenmiş yumurtalar, yani embriyonların tutunacağı rahim. İleri yaş, yumurtaların hem sayısını, hem de kalitesini olumsuz etkiliyor.

Tüp bebek tedavisinde başarı oranları nasıl?
İyi bir tüp bebek merkezinde 40 yaşın altında gebelik oranı yüzde 50-55 ve üstü. Ancak bu oran 40 yaş üzerinde yüzde 25'e kadar gerileyebiliyor. Gebelik oranları transfer edilen embriyon sayısıyla doğru orantılı olmalı.

Gebelik için ideal yaş nedir?

25-35 yaş arası. Hem annenin hem de bebeğin sağlığı açısından ideal olan yaş sınırları içinde çocuk sahibi olmaya çalışmak en doğrusudur. İleri yaşa bağlı olarak görülen metabolik problemler, doğurganlığı etkileyen faktörler, menopoz, anne olmak için çok önemli engeller.
Alinti

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2534
favori
like
share