“Ey!”lül....
Yaprakların konfeti gibi yollara serildiği ay.
Rüzgârın daha bir serin estiği bir ay.
Ay da değil, tek başına bir mevsim.
Mevsimlerin ikindisi.
Ömürlerin orta yaş sonrası.
Tecrübelerin acizliği anlama dönemi.
Bir şeyler bitecektir. Bir şeyler sararacaktır.
Bir şeyler dökülecektir yaprak yaprak.
Eylül bunu anlatır. Konuşur Eylül.
Bir şeylerin bitmesi gereklidir ve bitişiyle güzeldir.

Bir şeylerin sararması gereklidir ve sararmasıyla güzeldir.

Bir şeylerin yaprak yaprak dökülmesi gereklidir ve dökülmesi ile güzeldir.
Eylül bunu da anlatır.
İnsanları soğuğa, günleri kısalığa, geceleri uzunluğa hazırlayan ay.
İnsanları sonlara hazırlar.
İnsanlara, hiçbir şeyin aslında son olmadığını,

her sonun bir başlangıç olduğunu da anlatır.
Konuşur Eylül.
Eylül sarıdır, yapraklarda ve hatıralarda.
Eylül aktır, saçlarda ve hayallerde.
Eylül üşümektir, ellerde ve yüreklerde.
Konuşur Eylül.
Soğuk mudur yüzü? Hayır, sahte gülücüklere karşı tedbirlidir sadece.
Uzak mıdır insana? Hayır, taa içindedir.
Bir “son” mudur Eylül? Değildir, asla...
Eylül, bunları da anlatır.
Konuşur Eylül.
Konuş “Ey!”lül..
Bir ihtimâl daha...
alıntıdır

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 287
favori
like
share
Şayeste Tarih: 14.11.2009 00:16
Eylül ne de güzel anlatılmış..
Yüreğine sağlık ablam..
1papatya Tarih: 13.11.2009 16:11
güzel bi sunum olmuş..
crazyossie Tarih: 06.11.2009 08:06
ellerine yüreğine sağlık