Akciğerde stafılokok enfeksiyonları hızla yayılır. Bu bakteriler antibiyotiklere kolayca direnç geliştirerek tedavi sorunları da yarattığından akciğerde stafilokok enfeksiyonlarına özel bir önem verilmesi gerekir.Sağlıklı kişilerde çürükçül (saprofit) olarak, yani hastalık yapmadan yaşayan stafilokokların, hastalık yapıcı Özellik kazanmaları akciğerlerde birincil enfeksiyon oluşmasına yol açar. Bakteriler vücudun başka bölümlerindeki stafilokok enfeksiyonlarından kan yoluyla akciğerlere taşınırsa akciğerde ikincil enfeksiyon odaklan ortaya çıkar.

Belirtileri

Hastalığın başlangıcı genellikle ani ve şiddetlidir. Belirtileri bir akciğer lobunda gelişen zatürreeyi andırır. Ateş, nefes darlığı, morarma, güçsüzlük, genel durumda bozulma ve kokusuz irinli balgam çıkarmayla başlar. Hastalığın gidişi sırasında aralıklı rahatlama ve ağırlaşma dönemleri görülür. İrinli akciğer zan iltihabı (plörezi) ve akciğer zarında kendiliğinden gelişen irinli hava birikmesi (spontan piyopnömotoraks) stafilokok enfeksiyonunun en sık görülen komplikasyonlandır.Radyolojik incelemede bir ya da her İki akciğere yayılmış iltihap odakçıkları görülür. Birden fazla iltihap odağı varsa iltihap hücrelerinin yanı sıra ülserleş-miş doku parçalarına ve hava kabarcıklarına benzeyen yuvarlak boşluklara da rastlanır. Bazı akut olgularda bu yapılar akciğer filmlerinde çok belirgindir. Yuvarlak boşlukların büyüklükleri sürekli değişir ve film neredeyse her gün farklı bir görünüm verir. Bu oluşumlar kendiliğinden ya da tedaviyle gerileyebilir, ama bazen de kalıcı olur ve akciğerlere kistik bir görünüm verir.

Sonuçlar

İrinli akciğer hastalıklarında kesin tanının konması ve uygun tedaviye olabildiğince erken başlanması çok önemlidir. Radyolojik incelemelerin ve laboratuvar testlerinin yanı sıra bronkoskopi de yapılması tedavinin basan oranını yükseltir. îrinli akciğer hastalıklarında röntgen filmlerine yansıyan görünümlere daha önce değinmiştik. Bronkoskopi de bu tür hastalıklarda vazgeçilmez bir tanı yöntemidir. Bronkoskopik bir aygıtla doğrudan hastalık odağına ulaşılarak doku örneği alınır. Bu örnek laboratuvara gönderilerek hastalığın etkeni olan bakteri araştırılır; etkenin hangi antibiyotiklere duyarlı, hangilerine dirençli olduğu belirlenir. Böylece tedavide daha etkili antibiyotiklerin kullanılması sağlanır. Balgamda hastalıkla ilgisiz başka bakterilerin de bulunması nedeniyle tanının tek başına balgam tahliline dayandırılması sağlıklı bir yöntem değildir.


alıntı

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1145
favori
like
share