Neyimizi korumalıyız? Elbette kendimizi. Hangi kendimizi? Nasıl? Sürekli yenilenen, canlı, köklerinden kopmamış kendimizi. Hangi kendimizi? Sürekli yorumlanan, geleceğe açık kendimizi.

Kendimizi geçmişten geleceğe korumak. Nedir korumak? Korumak, tazelenmemizi, canlılığı, yaratmayı gerektirir. Tutarak geliştirmeyi, geçmişten geleceğe açılmayı. Geçmişle geleceğe, geçmişi yorumlayarak geleceğe.

Ne var korunacak kültürümüzde? Edep. Önce edep. Edep, bizi geçmişe çağıran. Bizi köklere bağlayan. Bizi insana saygıya çağıran. Edep. Canlı mahluklara. Sonra: Emânet. Cümle mahlukat bize emânet. Karıncalar. Bulutlar. Dereler. Toprak. Su. Okyanus. Hayatı korumalıyız. Cânı. Canlılığı. Çünkü, cân bize emânettir. Hayat bize emânet, cânan emânettir. Sahibi değiliz hiçbir şeyin. Hiçbir şey mülkümüz değildir; mutlak değildir, gelip geçicidir. Bu geçiciliğe, bu fâniliğe, zamansallığa açık olmalıyız.

Hayat kimsenin mülkünde değil. Her kesin hayata sahip olma, cânını yaşama hakkı var. Herkesin kendini gerçekleştirmeye, donmuşluğa, dondurulmuşluğa isyan etme hakkı var. Emânet kavramı, mutlaklığa, dogmacılığa, zaman ötesi her türlü anlayışa karşı çıkan temel bir görüşü yansıtıyor.

Edebimizle, emâneti devraldık. Dünya emanettir ve biz gurbetteyiz, gurbette bir garip. Gurbetteyiz çünkü, gurbet, dünyaya kazık çakıp, mülklenmemizi, "burası benim" diyerek dayatmamızı engeller. Uzağım. Gurbetteyim. Hiçbir yer benim değil. Öyleyse, edebimizi, emanetimizi, gurbetimizi korumalıyız. Gurbet bizi bencillikten, dünyaya sahiplenme duygusundan arındıracak.

Kendimizi aramamıza, yuvamızı, evimizi bulmamıza katkıda bulunacak. Elbette edebimiz, emanetimiz, gurbetimiz korunmalı. Peki, bu korunan edeple, emanetimizin üzerine titrerken gurbetten sılamızı arayarak, sılamızın yoluna düşmüşken gücümüzü nereden alacağız? Gücümüzün kaynağı gönlümüz. Gönlümüzü ortaya koyup, gönlümüzü diri tutarak gönlümüzü yaşayacağız.

Nelerimizi korumalıyız? Nasıl korumalıyız? Değerlerimizi, bizi biz kılanı. Kendimizi korumalıyız. Dondurarak, mutlaklaştırarak değil. Dönüştürerek. Değiştirerek. Can katarak. Geleceğe taşıyarak. Bizde olanı icad ederek. Derinlikler kuyumuzdan, geçmişimizi geleceğe çekerek.

Neden korumalıyız? İnsanız da ondan. Korumak, hayatı korumaktır, ölümü değil. Ölüm hayatın öbür yüzüdür gerçi; çatışma, kavga da bir diğer yüzü. Çatışmayı, kavgayı sabrımızı, direncimizi korumalıyız. Yılgınlıktan vazgeçmek için. Kendimizi, insanı, canlılığın bir öğesi olarak korumalıyız.

Dostluklar, sevgi. Elbette korunmalı. Ama yeni anlamlarıyla. Devşirdiğimiz, geçmişten kattığımız anlamlarıyla. Tutmak, çıkmak için olmalı. Kendimizden çıkmak için. Kendimizden, kendimizle çıkmak için.

Alışkanlıklarımızı sürdürmek geçmişimize rahatça, kolayca sırtımızı dayamak için değil. Geçmişe kapanmak, geçmişe tapınmak için değil. Geçmiş de önümüzde bir gelecek olarak durur. Onu keşfetmek için yola düşeriz. Geçmiş bizde bitmiş geçmiş değildir.

Korumak, yangından mal kaçırmak değildir. Çağ, yangını olan bir çağ olsa da. Koruyan, sabırla itfaiyecidir. Yangına körükle gitmez, yangına yürekle gider.Bilimi korumalıyız. Sanatı. Düşünme çabasını. Nasıl korunur bunlar? Yaratıcı olunarak. İnsan gibi yaratıcı.Korumayı korumalıyız. Korunacak hiçbir değerimiz yok düşüncesinden kurtulma çabalarını korumalıyız.

"Bırakalım korunacak ne varsa, kendi kendine korunur" görüşünü koruyabilir miyiz? Korumanın bir doğurma, bir meydana getirme, bir başlama olduğunu unutmamak gerekir. Yaşamak korumaktır. Hücre kendi bütünlüğünü koruyabildiği için yaşıyor. Beden, organlarının, dokularının arasındaki uyumu koruyabildiği için.

Ancak, dolu dolu olanlar, ancak kendi gönlüyle yaşayabilenler, ancak geleceğe ufku, geleceğe yolu olanlar koruyabilirler.
Ancak değişebilenler koruyabilir.

Prof. Dr. Ahmet İnam - ODTÜ Felsefe Bölümü Başkanı

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1158
favori
like
share
ybtx Tarih: 27.10.2005 16:03
tesekkurler
kurtjara Tarih: 21.10.2005 22:59
Benliğimize özümüze sahip çıkabilsek :20:
akilles Tarih: 21.10.2005 19:33
Korunacak o kadar çok yerimiz var ki.Sıralayamayız
MiZaNsEn Tarih: 21.10.2005 18:57
hayat o kadar kısa ki ne zaman ne olacağı hiç belli olmaz sadece kendimizi korumalıyız...tab. sonra sevdiklerimizide...
tarkın Tarih: 21.10.2005 16:30
Herşeyden önce kalbimizi korumalıyız.paylaşımın için sağol kardeş.
puslukurt Tarih: 21.10.2005 08:26
Paylaşım için teşekkürler..
Wish Tarih: 21.10.2005 01:08
hayatin o kadar da hafife alinmamasi gerektigini yansitan bir yazi...paylasim icin tskrler