Evimizin eskiyen koltuklarını tamir ettirmek için gittiğim marangozda karsılaşınca, büyük bir sevinçle kucaklaştık.

Hâl hatır sorduktan sonra:

- Nerelerdesin yahu? diye çıkıştım. Seni öldü zannettim.

Şaka yollu söylediğim bu sözler karşısın dada birden ciddileşti. Rengi limon gibi sararmış, cani da iyiden iyiye sıkılmıştı.

Hemen yanı başında duran biçilmemiş vaziyette ahşaba elinin tersiyle vurup:

- Şeytan kulağına kursun, dedi. Bu ne biçim lâf birader? Daha altmışına varmadan ölümden bahsetmek de ne oluyor?

Ben, olup bitenleri anlamaya çalışırken, o da isi garantiye almak istemiş olacak ki, ayni işlemi tekrarladı:

- Tık, tık, tık. Şeytan kulağına kursun.

Dükkan sahibi olan marangoz bizden hayli uzakta bulunduğu için konuşulanlardan habersizdi.

Çalıştığı makineyi bir ara durdurdu ve yanımızdaki çırağına:

- Dursuuuun!.., diye seslendi.Beyefendinin parmağıyla vurduğu ahşabı getir de, bu gün trafik kazasında ölen o gencin tabutunu hazırlayalım...
alinti

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 353
favori
like
share
Terakkiperver Tarih: 07.11.2009 06:40
Ey taputçu!..Herkesin taputunu yapıyorsun ama, gün gelecek senin de taputunu yapacaklar.Sıran geldiğinde; tık tık tık "çabuk olun taputçunun taputunu hazırlayın diyecekler!.."