D'Souza'nın 'Ölümden Sonra Yaşam: Kanıt' adlı kitabı büyük yankı buldu. Kitap ölümden sonra da bilincin varlığını sürdürdüğüne dair bilimsel kanıtlar sunmaya çalışıyor.

Amerikalı muhafazakâr siyasi yorumcu Dinesh D’Souza tarafından yazılan “Life After Death: The Evidence” (Ölümden Sonra Yaşam: Kanıt) isimli kitap akademik çevrelerde ve internette büyük tartışma yarattı. Kitabı Amerikan Newsweek dergisinde değerlendiren Jerry Adler şunları yazdı:

“Geçen yıl, küçük oğlum Max’in ölümünden 3 ay sonra kapımı açtım ve basamaklarda bir kelebek gördüm. Daha sonra bu kelebeğin, Brooklyn’in ortasında daha önce hiç görmediğim ‘Doğu kaplan çatalkuyruk’ kelebeği olduğunu öğrendim. Olayın tarihi de hafızama kazındı çünkü o gün doğum günümdü.”

Kelebeğin, “ruh” için yaygın olarak kullanılan bir mecaz olduğunu belirten Newsweek yazarı, yakınlarını kaybetmiş birçok kişinin kelebek gördüklerinde bunu “öteki dünyadan gelen bir mesaj” olarak algıladığını ancak kendisinin buna inanmadığını kaydetti. D’Souza’nın kitabını okuyunca bu anısını hatırladığını belirten Adler, kitapla ilgili olarak şunları yazdı:

“D’Souza’nın kitabı ölümden sonra da bilincin varlığını sürdürdüğüne dair sarsılmaz bilimsel kanıtlar sunmaya çalışıyor. D’Souza’nın iddiasında hayaletler, medyumlar ve azizler aracılığıyla gelen mucizevi tedavilerin rolü yok, bunun yerine kuantum mekaniği, sinirbilimi ve ahlak felsefesinden faydalanılıyor.

D’Souza ölmüş biriyle iletişim kurduğunu ya da kurmayı beklediğini söylemiyor. Bunun yerine insan kalbine yöneliyor ve orada, fedakârlık ve yardımseverliğin altında yatan evrensel ahlak kurallarını buluyor.”

Newsweek, kitapta ölümden sonraki hayatın nerede gerçekleştiğiyle ilgili olarak da “çoklu evrenden” bahsedildiğini belirtti. Buna göre, bazı kuantum teorilerinde de söz edilen çoklu evrende madde farklı bir biçimde varlığını sürdürebiliyor. Kitapta bu durum “Fizikte, öldükten sonra başka alemlerde, şimdikinden farklı vücutlarla yaşamaya devam edebileceğimiz fikrini çürüten bir şey bulunmuyor” diye açıklanıyor.

Delaware Üniversitesi Kuramsal Parçacık Fiziği Profesörü Stephen Barr, “D’Souza, kozmoloji ve sinirbilimi gibi çeşitli dallardaki son keşifler hakkındaki bilgisinden faydalanarak, ölümden sonra yaşam için güçlü bir savunma yapmış” dedi.

FORUMLARIN FAVORİSİ

“What’s so Great About America”, “What’s So Great About Christianity” gibi çok satan kitapların yazarı olan D’Souza’nın son kitabı internet forumlarının da favorisi konumunda. Forumlarda kitapla ve ölümden sonra yaşamla ilgili yapılan tartışmalarda, “Korkarım ölümden sonra yaşamla ilgili nihai kanıtı görmek için ölmeyi beklememiz gerekiyor”, “Kuantum teorisi bilim dünyasına hiçbir şey ifade etmiyor”, “Aklın ve bilincin vücuttan ayrı olarak varlığını sürdürebilmesinin mantıklı bir yolunu düşünemiyorum” gibi yorumlar yapıldı.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 462
favori
like
share
Terakkiperver Tarih: 07.11.2009 06:50
İnsan ölünce ruhu ile birlikte aklı ve ameli baki kalır.Cesedi ise çürür.

Yukarıdaki yazar bozuntusu çaktırmadan, neredeyse reenkarnasyon inancını kakalamaya çalışıyor.Bu ise İslam'a göre taban tabana zıttır.Aklısıra dünyanın ilgisini çekmek için boş şeyler söylüyor.Ölen insan artık geri dönemez.İşte ayetler...


Secde Suresi:
11. De ki: Size müvekkel olan ölüm meleği, sizin canınızı alacaktır. Sonra da rabbinize döndürüleceksinizdir.

12. Görecek olsan o vakit ki, günahkârlar Rab'lerinin huzurunda başlarını eğmiş oldukları hâlde; "ey Rab'bimiz!. Gördük ve işittik, artık bizi geri çevir. Bir sâlih amel işleyelim. Şüphe yok ki, biz kat'î surette inanmışlarız" derler.

13. Ve eğer dilemiş olsa idik her nefsi elbette hidayete erdirirdik. Fakat elbette ki, cehennemi bütün cinlerden ve insanlardan dolduracağım, sözü benden hak olmuştur.

14. Artık tadın bu gününüze kavuşmayı unutmanız sebebiyle. İşte biz de sizi unuttuk. Ve yapar olduğunuz şeyler yüzünden ebedî azabı tadın.

15. Bizim âyetlerimize ancak öyle kimseler imân ederler ki, onlar ile kendilerine nasihat verildiği zaman secde ediciler olarak yüzüstü yere kapanırlar ve Rab'lerini hamd ile tesbih ederler. Ve onlar büyüklük taslamazlar.

Mü'minun Suresi:


99. Nihayet onlardan birine ölüm gelince derki: Yarabbi. Beni (dünyaya) geri gönder!.

100. Belki ben terkettiğim şey hususunda iyi bir amel işlerim. Hayır, bu bir boş laftır ki: Bunu söyleyen o'dur ve onların önlerinde diriltilecekleri güne kadar berzah (engel,set) vardır.

101. Sura üfürüleceği zaman artık aralarında ne soy bağları vardır ve ne de soruştururlar.

102. Artık kimin tartıları ağır gelirse işte kurtuluşu bulmuş olanlar, onlardır.

103. Ve kimin tartıları da hafif olmuş olursa işte nefislerine yazık etmiş olanlar, cehennemde ebedî kalanlar da onlardır.

104. Onların yüzlerini ateş şiddetle yakar ve onlar orada dudakları açılarak dişleri sırıtıp duran kimselerdir.

105. Değil mi ki benim âyetlerim size karşı okunuyordu da siz onları tekzib ediyordunuz.

106. Diyeceklerdir ki: Ey Rabbimiz, bizim üzerimize azgınlığımız galip geldi ve biz sapıtmışlar olan bir kavim olduk.

107. Ey Rabbimizl, bundan bizleri çıkar, İmdi bir daha dönersek artık şüphe yok ki, biz zalim kimseleriz.

108. (Allah) Buyuracaktır ki: Alçakça sükût edip durun orada, bana bir şey söylemeyin.

109. Çünkü kullarımdan bir zümre vardı ki, "Ey Rabbimiz!. Sana îmân ettik, artık bizi yarlığa ve bize merhamet buyur ve sen rahmet edenlerin elbette hayırlısısın" derlerdi.

110. Halbuki, siz onları alaya aldınız, tâki, bunlar -böyle maskaralıklarınız- size beni hatırlamayı unutturdular ve onlardan alay ederek güler kimseler olmuştunuz.

111. Şüphe yok ki, bugün ben onları sabrettikleri sebebiyle mükâfata nail ettim, muhakkak ki, kurtuluşa ermiş olanlar da onlardır.