Türkiye Cumhurbaskani, Ekselans Bay Ismet Inönü Ankara
Bay Baskan,
Alman hükümetinin arzu hilafina ve Ingiltere ve Fransa'nin 3 Eylül 1939'daki savas ilani karariyla Alman halkina empoze edilen savasta, Alman Reichi'nin su siradaki hedefi, Avrupa kitasinda Ingiliz nüfuzunu bertaraf etmektir. Bu; yüz yilardan beri devam eden Avrupadaki devletleri birbirine karsi oynayarak yipratma metoduna son vermenin bir kosulunu olusturmaktadir. Ingiltere'nin, Avrupanin çesitli bölgelerinde askeri nüfuz kazanma yolundaki çabalari, Alman Reichi'ni, bu bölgelerde, toprak kazanma yönünde veya siyasi nitelikte herhangi bir baska amaca yönelik olmayan önlemleri almaya zorunlu kilmaktadir.
Bu bakimdan Ekselans, size, Yunan topraklarina yerlesme yolundaki Ingiliz önlemlerinin gitgide tehditkar bir nitelik aldigi su sirada, bu kosullarin gerektigi belirli karsilikli önlemleri almaya karar verdigimi açiklamak isterim.
Bu nedenle Bulgar hükümetinden, Alman Silahli Kuvvetleri'nin bir kisim birliklerine, bu yoldaki belirli güvenlik önlemlerini uygulamak için izin vermesini rica etmis bulunuyorum. Öteden beri Almanya'ya karsi dostluk iliskileri içinde bulunan Bulgaristan, bu iliskileri, Üçlü Pakta katilmak suretiyle daha da takviye etmis ve alinacak önlemlerin Türkiye'ye yönelmeyeceginden emin olarak, bunlarin uygulanmasi için gerekli izni vermistir.
Ben de Ekselans, size bu firsattan yararlanarak resmen bildiririm ki, Almanya'nin bu önlemleri, hiçbir sekilde Türkiye'nin toprak bütünlügüne veya siyasi yapisina yönelmis degildir. Aksine, birlikte yürüttügümüz büyük ve hayati savasin hatiralariyla ve bu savasi izleyen istirapli yillarin hatiralariyla dolu olarak, size, Almanya ve Türkiye arasinda gerçek dostluga dayanan bir isbirligi için gelecekte dahi bütün kosullarin var olduguna kesin olarak inandigimi belirtmek isterim.
Çünkü;
1. Almanya bu bölgelerde hiçbir toprak çikari pesinde degildir. Alman birlikleri, söz konusu tehlikelerin giderilmesinden hemen sonra Bulgaristan ve Devlet Baskani Antenoscu ile uyum içinde Romanya'yi terk edeceklerdir.
2. Savasin sona ermesinden sonra Avrupa'nin yaralarini sarma yolunda baslayacak ekonomik gelisme, Almanya'yi ve Türkiye'yi zorunlu olarak, tekrar yakin iliskiler içine sokacaktir.
Bu alanda önemli bir faktör, Almanya'nin çikarlarini, yalniz kendi endüstri mallarinin satisinda görmedigi, ayni zamanda en büyük alici olma egilimini de tasidigidir.
Bunlarin disinda inaniyorum ki, savastan sonra gerçeklesecek yeni anlayislar düzeni, Almanya'yi hiçbir sekilde Türk hükümetinin hedefleriyle karsi karsiya getirmeyecek, aksine, iki devletin yakinlasmasi, bu alanda hem Türkiye'nin hem de Mihver Devletleri'nin çikarina olacaktir.
Bu bakimdan ben simdi oldugu gibi gelecekte de, Almanya ile Türkiyeyi karsi karsiya getirebilecek hiçbir neden olmayacagi görüsündeyim. Bu düsüncelerle, Bulgaristan'da ilerleyen Alman birliklerinin Türk sinirlarindan, orada bulunmalarinin amaci hakkinda yanlis bir yorum bulunulmasina meydan vermeyecek kadar uzak kalmalarini emrettim. Su kayitla ki, Türk hükümeti, bizi, bu tutumumuzda bir degisiklik yapmaya zorunlu kilacak önlemlere girismeyi gerekli görmesin. Ancak böyle bir durum dahi, Almanya'nin Yunan topraklarina yerlesme amacini tasiyan Ingiliz önlemlerine karsi çikma konusundaki isteginde bir degisiklik yapmayacaktir.
Bu mektubumu Ekselans, Almanya ile Türkiye arasindaki iliskileri hiçbir kosul altinda kötülestirmemek, aksine, mümkün olan her sekilde iyilestirmek ve uzak gelecekte dahi iki taraf için verimli olacak sekilde düzenlemek yolundaki içten istegimin bir dile getirilmesi olarak kabul ediniz.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 405
favori
like
share