mutluluk nedir - mutlu olmak - mutlu olmak için neler yapmalıyız

Bedelli mutluluklar diyarında kaybolmuşuz,çoğul yalnızlıklarda arıyoruz kaybettiğimiz sade güzellikleri...

Etrafıma veya yaşadıklarıma bakıyorum da,hayatımız birşeyler kazanmak için uğraşıp durmakla geçiyor.Küçücük çocuklara öğretiyoruz önce,çalışmadan mutluluğu bulamayacağımızı.Daha kendini ve çevresini tanıyamadan kazanmaya odaklı yaşamaya başlıyor çocuklar.Başarısızlık en büyük kabus onlar için.Bilgisayarda oynarken veya arkadaşıyla araba yarıştırırken hep kazanma arzusu var içinde,nasıl olursa olsun ama kazanmalıyım hırsındalar.Okulda da doğru cevap verdiğinde,iyi not aldığında önemsenen varlıkları,arkadaşlarının kıyafetlerle,parayla ölçtüğü arkadaşlıkları mutluluk kaynağı olmaya başlıyor.Belli bir süre sonra başkaları için yaşayan ve onlara şirin,güzel ya da akıllı görünmek için sarfettiği çabalayan biri olup çıkıveriyor insanoğlu.

Paranın adam ettiği pek çok şahsiyete,içinden küfrederken el pençe divan durması gerektiğini öğretmeye çalışıyor her şey ona.Televizyonda izlediği filmler de parasızlığın bir hiçlik olduğunu hatırlatıyor sık sık.Çocuğu hasta olan bir kadın çaresiz kalınca kurtuluşu para kazanmada buluveriyor ve çocuğuna her baktığında bedelli mutluluğunun tadını çıkarıyor.Ağalarla dolu filmlerde,çalışan kimliğiyle ezilmeyi,aşağılanmayı,cahilliği hakettiği vurgulanan zavallı biri olmak istemiyorsan bedellerr ödemeli,ağan gibi sırların olmalı deniyor gizliden.

En yakınlarını bile maddi kazançları için kolayca terkedebileceği ve önemli olanın kazanmak olduğu işleniyor her daim aklımıza.Mankenlerin ya da ünlülerin yaşadıkları güzel hayatlar gösterilirken,bastıra bastıra sen böyle yaşamıyorsan,kaybedenlerdensin deniyor.Karakollarda elleri kelepçeli gördüğümüzde şaşırmıyoruz.Onlar zor bir ortamda yaşıyor,güçlü olmak için bunlar şart diye düşünülüyor.Son sürat yaşadıkları ilgimizi çekiyor da nasıl ve neden kazandıklarını önemsemiyoruz.Mutluluğun bir bedeli olmalı öyle değil mi?

Hayır öyle değil aslında..Mutluluk ,bir annenin çocuğunu sevmesi gibi bizden birşey beklemeden veya eksiltmeden bize gelmeli.Güneşin doğuşundan,batışına,gülün goncasından papatyanın yapraklarına,gözleri sevgiyle parlayan kadından,oğlunu uğurlayan yaşlı adama kadar karşılıksız büyük mutlulukları hissetmek mümkünken,kendi yarattığımız ve bize asla gerçek mutluluğu vermeyen,sadece başkalarının gözünde daha iyi olabilmek için ödediğimiz bedellere değer mi?

Mutluluklar bedelsizdir,bedelini ödüyorsanız bu gerçek mutluluk değildir zaten.

Yazar-Ümran Akça

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 416
favori
like
share