Prömiyer Mıcır!
Championship Manager serisini o kadar sık olmasa da dört beş oyundur (?!) takip eden birisi olarak CM nin gerçekten de iyi bir geçmişe sahip olduğunu söyleyebilirim (ne iyi ettim de söyledim di mi, yoksa haberiniz olmayacaktı). Ne var ki daha sonra Football Manager e dönüşen dizi, imparatorun sadece ufak bir isim değişikliğine gittiğini hepimize gösterdi. Hatta Total Club Manager gibi çok fazla fanı olan bir oyunun da Fifa Manager ismiyle FM ye dönüştüğüne dayanaraktan komplo teorileri bile kaleme dökebilirim. Eh, ufak bir isim benzerliğinin var olduğu aşikar; ama bu benzerlik iki oyunu da kötü etkilemeyecektir. Zira bir yanda grafiksel açıdan üstün bir oyun olarak eski TCM, yeni FM; diğer yanda da database olarak devasa bir futbol cehennemi yaratan FM the Real var. İki oyunun da sevenlerini tatmin etmesi dileklerimle Premier Manager adlı oyuna geçmek istiyorum. Hemen söyleyeyim, ben bu oyunu 2002 senesinde oynadığım EA imzalı The F.A. Premier League Manager 2002 nin devamı olarak karıştırıyordum. Keşke hep karıştırsaymışım; çünkü en azından aklımda taze bir anı olarak kalırdı Premier Manager serisi. Eskiden iyi bir mazisi mi varmış? Boşversene! İki kalemde CM yi bile çöpe savurdunuz; bu onu bile hak etmiyor!

The Ultimate Chaos Region

Football Manager piyasaya çıkmaya hazırlanmışken, hatta pek çok hoş detayı da ortaya çıkmışken Premier Manager in yapmaya çalıştığına ortalık bulanmadan toplayabildiği kadar pay toplayarak kenara çekilme çabasından başka bir şey denemez. Geçen seneki Football Manager in yarattığı süksenin ardından CM yi hiçe saymamız, PM olarak kısaltmasını yapabileceğim Premier Manager için de hiç farklı değil; Premier Manager dandik bir oyun. Database olarak çok az oyuncu ve takım içeriyor ve bunların ne kupalara, ne de statülere dağılımı mantıklı değil. Bunu en açık şekilde Malatyaspor un sezon başında Şampiyonlar Ligi ne direk katılımıyla görebiliyoruz. Buna karşın Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş ın UEFA da bir şeyler yapmaya çalışması dengesizliğin ilk fark edilebilecek göstergesi. Hatalar bununla da kalmıyor, yeni transferlerin hiçbirinin işlenmemiş olması ile oyun bu konuda zirveye oturuyor! Vieira hala Arsenal de, Serhat Fenerbahçe de falan filan. Premier Lig e yükselebilmiş takımların güzelce işlenmesi; ama takımlarda hiçbir değişiklik yapılmamış olması özensizliği kanıtlıyor.

Oyunun navigasyon sistemi klavyeyi kullanmanızı daha çok gerektiriyor. Bunun nedeni olarak oyunun PS2 ve GBA için de çıkıyor olması. Fare kullanımına menajerlik oyunlarında o kadar alıştık ki bu noktadan sonra klavyeye geçmek gerçekten de çok ama çok sınırlayıcı. Fareyi yine kullanıyoruz, kullanmıyor değiliz; fakat kullanacağımız tuşların aralıklarını o kadar sık yapmışlar ki klavyenin çok daha işe yarar olduğunu söyleyebilirim. Oyunumuzda altı farklı lig ve bunların alt ligleri bulunuyor. Bu ligler İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya, Fransa ve İskoçya. Oyuna başlarken en fazla dört lig seçmemize izin veriliyor. Tipik bir şekilde de profil yaratıp oyuna geçiyoruz; fakat bu kısım bile işkenceden farksız. Açılan mönüler falan yok, üstelik bir başka dengesizlik örneği olarak isminizi yazarken klavyeyi de kullanamıyorsunuz; fareyle teker teker harfleri seçerek isminizi yazmanız lazım. Açılan mönü sisteminin oyunda olmaması nedeniyle oyuna başlarken hangi milliyetten olacağımızı da biraz zorlanarak seçiyoruz; Türkiye yi seçmek için 9376 defa klavyenin sağ okuna basıp TUR ifadesini bulmanız lazım.

Eternal Flame of the Blasting Comet

Kontrollerdeki saçmalık ve zorluk bir süre sonra sizi kendine uyum sağlatmayı başarsa da oyun gerçekten de dayanılmaz. Hem de bazı birkaç güzel detayına rağmen. Mesela transfer yapmak istediğiniz oyuncuyla menajeri sayesinde görüşme ayarlayıp onu takıma kazandırma yoluna gitme şansınız var. Teklif ettiğiniz ücret klüp tarafından kabul edilirse olay futbolcunun menajerine intikal ediyor ve bundan sonra oyuncuyla karşılıklı olarak konuşarak şartlarınızı dile getiriyorsunuz.

Futbolcu öncelikle sizin verdiğiniz ilk teklifi değerlendiriyor. Kabul ettiği takdirde herhangi bir sorun yok; ama kabul etmezse tekrar bir sözleşme önerme şansına da sahipsiniz. Bütün bunları futbolcu ile gerçekten de konuşarak ortaya koyuyorsunuz. Dört yöndeki ok tuşlarının her biri sizin vereceğiniz cevabın neler olduğunu gösteriyor. Kimileri olumlu, kimileri de olumsuz yanıtlar vermenizi sağlıyor. Vereceğiniz cevapların yapıcı ve teklifinizin cazip olması ışığında almak istediğiniz futbolcunun kulübünüze karşı bakış açısı değişiyor. İlk transferim olan Terry i örnek göstermek istiyorum. İlk verdiğim teklif Chelsea de aldığı paranın bir miktar üzeriydi ve sözleşmeyi kabul ettiği taktirde iyi de bir miktar para verecektim. Fakat kendileri parayı önemsemediğini, asıl önemli olanın takım ruhu olduğunu ve bu nedenle Chelsea de kalmak istediğini belirtti; bununla birlikte yeni bir teklife de açık olduğunu sözlerine ekledi. Ben de biraz yüklü bir maaş ve ekstralarla dolu bir sözleşmeyi tekrar önerdim ve takım ruhunun önemini savunan yıldız tornavi... yıldız savunma oyuncusu Terry i anında renklerime bağlamayı(?) başardım. Aynı şeyi takımın başkanı ile konuşurken ve medyaya demeçlerinizi bildirirken de gerçekleştirebilme şansınız var. Fazlasıyla hoş bir özellik ve Football Manager kadar hoş. PM deki bu özelliği FM de de görmek çok çok iyi olurdu.

PM nin maç motoru ise yeterince iyi değil. Oyun zaten pencere olarak açılıyor ve üst mönülerin içeriği Almanca. Bu ayarlar arasında bazı ayarları kurcalamazsanız bütün maçları 90 dakika seyretmek zorunda kalabilirsiniz. Futbolcularımız sahada iyi oynuyorlar. FM ile kıyaslanabilecek detay seviyesi mevcut olmasa da klavyenin sağ ve sol oklarına basarak futbolcu detayları, o an oynana diğer karşılaşmalar ve maçta olan biten gelişmeleri görüntülenebiliyor. Atılan pasların yerini bulma oranı oyuncunun kalitesine göre değişiyor. Hatta ilk kez maça çıkan bir oyuncu takımla pek uyum gösteremeyebiliyor. Ara sıra maç içerisinde yardımcı antrenörünüzden size bunları belirten mesajlar geliyor. Şu oyuncu kötü oynuyor, çıkar onu oyundan ya da Maç bitiyor ve hala mağlupsun, forvete adam takviyesi yap gibi mesajlar bunlar. Kötü oynayan futbolcuyu oyundan çıkardığınızda bu futbolcu size gerçekten de kötü oynadığını, kendisini çıkarmakla iyi ettiğinizi belirtebiliyor. Benzer şekilde ilk yarı içerisinde bir oyuncu çıkardığınızda ya da iyi oynayan birini erken saha dışına alırsanız bu futbolcunun tepkisi ile karşılaşabiliyorsunuz. Maç içerisindeki güzel detaylardan birkaçı bunlar.

Taktik detay ve derinlik açısından çok fazla bir şey beklememenizi öneririm. Saha içi formasyonunuzu, paslaşma türünü ve defansif rotasyonun nasıl olmasını istediğinizi ayarlayabiliyorsunuz yalnızca, ki bunları FIFA da falan da ayarlayabiliyorsunuz zaten. Çok basit bu iki üç ayarın dışında herhangi bir şey mevcut değil. Futbolcular neredeyse yorulmuyor ve maç içerisinde oyun değişikliği hiç yapmanıza gerek yok. Rakip takımların şimdiye kadar oyuncu değiştirdiklerine hiç şahit olmadım. Maç motoru içerisindeki saha grafikleri de oldukça kötü. Dik koniler şeklinde resmedilmek istenmiş futbolcular üç boyuttan yoksunlar ve hareketleri de hiç gerçekçi değil. Top ise sanki adi plastik bir topun su havuzuna çap! diye düşmesi çarpıp duruyor. Golleri önceden tahmin etmek imkansız; aut çizgisinden de gol olabiliyor, yüzdeyüzlük goller de kaçabiliyor. Ayrıca oyun içerisinde bir teknik direktörden öte kulübün neredeyse patronusunuz. Takımın çeşitli tescilli ürünlerini satabileceğiniz sportif mağazalar kurabiliyor, stadyumun kapasitesini artırabiliyor, hatta ve hatta stadyumda konser yapabilmek için sizden izin isteniyor. Bu tür detayların yerine yeni sezondaki transferler takımlara işlenseymiş keşke.

Dark Future!!!

Football Manager 2006 nın arifesinde Premier Manager in hiç şansı yok. Oynanış çok zor ve CM serisiyle alıştığımız oynanış burada insana hiç hitap etmiyor. FM 2005 in modası ancak 2006 çıktığı zaman geçeceği için beklemede kalın ve bu oyuna ayıracağınız zaman ile daha hayırlı şeyler yapın. Tasavvufa yönelebilirsiniz; o da olmadı Suudi Arabistan liginde küme düşmemeye oynayabilirsiniz.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 356
favori
like
share