Sabah olsun kalkacağım ellerimi göklere kaldırarak bir dua eşliğinde. Besmele ile...



Uyandım işte ellerim hava semada bir dilim dua, bir dilim aşk. Bir sabahsız uyanışta gözlerim seherin nihayetinde. Birleşmiş altın kanatlı iklimlerin ellerime düşen yapraklarıyla kaldırıyorum gözlerimi dualara. Ve dua dua ilerliyorum acılara. Acı ki olduran bir fiilin oldurgan eylemi. Pişme süreçlerinde tarifsiz bir seyirleniş.



Gözleri uykusuz bir yalnızlıktı. Elleri boşlukta salınan bir geceydi, naifti, ürkekti, kırılgandı, gözlerine değmemiş bir günahtı. Bir sesti bir haber. Bir nehirdi ki akardı güllerce. Gül gibi selamdı, hüzündü biraz da kendi aşkında hem âşıktı hem de aşktı. Aşkın netameli ayıydı ve ay ancak onunla aydınlanırdı. Yok, öyle bir heyecan. Yok onun gibi. Gül hadi biraz. Sana güller dereyim. Şimdi bu akşamüzerinde. Yok öyle güz gibi küsme, Güzler bir hüznü taşır. Yok öyle durma denizler kurur yoksa. Gül ve bak. Kalk ve beyazla giyin. Bak güz ayrılıktır. Bak güz bir hüzündür. Gül ise bir hayattır.



Bir yabancı selam ile kendi ellerimde, kendi ceplerimde delik bir çocukluğu endişeli bir günahla yaşıyorum. Yüreğimde bir gül. Gül hadi sana gülmeler yakışır. Somurtkan akşamüzerlerinde, güzleri çekiyor kayıklar. Yok, durma öyle güzler soğuk olur. Soluğunu soğuğa bulaştırır.



Ne bir ses var, ne de haber. Artık senden bir rüzgâr, kalmışlığın ortasına yıldırım gibi düşüyor. Bir yabancı kaldırımda dalınca hüzünlere, kendi düşlerimde kendimsiz kaldım. Sonunda bir oyuncak ve çocukluğum yani dalınca bir günaha gözlerimde uykusuz bir uykusuzluk kaldı. Hadi gül biraz gül ki arınayım.



Neresi boşlukta kalmış, neresi aydınlıkta güz baharda saklanmış, kış siyahta. Ne bir ses ne de bir haber, Gelmiyor artık bahardan. Tıkırtısız bir anda dilim hasretinle kaldı. Bir yabancı kurşunda kendi ellerimle oyunlara daldım. Ölüm bozan bir ölümle uyanır oldum.



Hadi gül biraz. Yok, olsun güz gibi sonbahar hüzünleri ve yapraklarında metanetli bir ay düşsün kursağımızda düşlere. Gelsin artık senden, gelsin ortasına rüzgârların şimşek düşmüş yabancılığıma. Düşsün ellerimize gül hadi. Arınayım. Aklanayım. Gülümseye alışayım. Çocuk kalsamda ellerinde, adamca hüzünlerde gülenleyim. Sana gülmeler yakışır. Hadi gülümse kader deyip somurtma, yok öyle somurtma güz gibi, nefeslen. Güz soğukluk taşır. Hayat bulsun sararan yapraklar yeniden. Bahar ve sen. Gözlerimde hala uykusuz bir yalnızlık



İlle de hüzün. Kendi ellerimle hüzünler çizdim. Hüzünlü bir oyunda kervanları soydum. Geceleri yaktım, resimleri birer birer astım duvarıma. İsimler yazdım. Hayırdır dedim. Günahtır dedim. Karaladım. Çizdiğim kelimelerde bir hasret belirdi. Şimdi bir yaban havasında hançeremde boğum boğum gözyaşı Bir de oyuncak var ellerimde, kelimeler.



Özledim seni...

Bilal Can

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 289
favori
like
share