Hiçbir kuralın olmadığını, herkesin her istediğini, istediği zaman yapabildiğini düşünebilir miyiz? Böyle bir hayat herkes için çok zorlayıcı olmaz mı? Sonuçta çocuklarımıza özgürlüğü elbette öğretmeli, ancak onların limitleri ve kuralları sindirmelerine de yardımcı olmalıyız.

Özgür olmanın da mutlaka bir sınırı vardır. Özgür olabilmemiz için, yaptığımız davranışları yargılayabilmeli, sonuçlarını düşünebilmeli ve onların sorumluluğunu alabilmeliyiz. Çocuklarımıza koyduğumuz kurallar da onları sınırlamak yerine, onlara sınırları olan dünyada özgürce nasıl hareket etmeleri gerektiğini öğretir.

Bazen ebeveynler, çocuklarına "hayır" demekte zorlanırlar, onlara kıyamazlar. Fakat önemli olan her şeye "hayır" demek değil, zamanında ve yerinde "hayır" diyebilmektir. Dış çevreyi keşfetmesi için çocuğa tanınan zaman, onun için her anlamda olumlu bir süreçtir. Ona koyduğunuz kurallarla, onun keşfetmesine yardımcı olabilirsiniz.

Çocuklar belirli yaşlarda her şeye karşı daha meraklı olurlar. Onların merak ettikleri veya peşinden gitmek istedikleri şeylerin onlara uyup uymadığını anlatmak ebeveynlere düşer. Bazı anne-babalar, çocuklarının meraklarına ket vurmamak adına, çocukları için tehlike içeren durumlarda bile bazen tepki vermez, onların görerek öğrenmesini isteyebilirler. Bu bazı durumlarda işe yarayabilir, fakat gerçekten tehlike içeren durumlarda anne-babanın "Hayır, bunu yapamazsın" demesi gereklidir. Eğer sizler anne-babaları olarak onları tehlikelerden korumazsanız, dünya onlar için tehlikelerle dolu bir ortam olacaktır.

Çocuk kendi kurallarını kendisi koyamaz, hiçbir kuralın ve yasağın olmadığı yerde de kendini güvende hissedemez. Kendini güvende hissetmeyen ve korkan çocuk araştırmaktan ve merak etmekten de vazgeçebilir.

Tekrarlanan uyarılar sabrınızı taşırmasın
Küçük çocuklarda kuralları tekrarlamak, somut ve soyut olarak onları ödüllendirmek, kuralların sınırlarını ve sürekliliğini sağlamak açısından olumlu olabilir. Özellikle küçük çocuklara yapılan ve sürekli tekrarlanan uyarılar, bazen anne-babaların sabrını taşırabilir. Fakat çocuğunuzun yapılmaması gereken davranışı içselleştirebilmesi için yeterli farkındalığa ve otokontrole sahip olması gerektiğini unutmamalısınız.

Çocuğunuzda yerleşmesini istediğiniz davranış iyice sağlamlaşana kadar onu maddi ve manevi olarak ödüllendirmeye devam etmeye çalışın. Çocuğunuz büyüdüğü zaman bile onu ödüllendirmeyi ve onunla uzun uzun konuşmayı sürdürün. Çocuğunuzun yaşı ne kadar büyürse büyüsün, sonuç olarak onlarda yerleştirmek istediğimiz davranışlar hep aynı zemine dayanmaktadır.

Doğru yerde ve doğru zamanda kullanılan "hayır" kelimesi, çocuğunuzun hayatını düzene soktuğu gibi onu dış çevreye ve sosyal hayata da hazırlar. Çocuklarınızın süper egolarını oluşturmak anne-babalara düşen en önemli görevlerden biridir. Onların toplum içerisinde nasıl davranmaları, ne söyleyip ne söylememeleri gerektiğini öğretmek için öncelikle onlara model olmaya çalışmalısınız. Aksi takdirde nerede, nasıl davranması ve nerede durması gerektiğini bilmeyen çocuk, bir süre sonra farklı problemlerle karşı karşıya gelebilir. Örneğin okulda arkadaşlarını hırpalayan ve bunun yanlış olduğunu bilmeyen çocuk, bir süre sonra arkadaşları tarafından dışlanabilir ve yalnız kalabilir.

Çocuklarımızı tehlikelerden uzak tutmak ve onları hayata hazırlamak için birçok uyarılarda bulunuyoruz, fakat önemli olan o anda onun enerjisini başka şeye yöneltebilmektir. Örneğin "Kalemlerinle duvarları boyayamazsın ama istersen bu kağıda resim çizebilirsin" veya Bu şekilde kardeşine vuramazsın ama bu kum torbasına istediğin kadar vurabilirsin" gibi... Bu şekilde hem çocuk tamamen yapmak istediği bir şeyden uzaklaştırılmamış hem de doğru olan davranışı öğrenmiş olacaktır.

Yanlış "hayır" kullanımı
Bazı anne-babalar, çocuklarının da kendileri gibi olmalarını ve kendileri gibi düşünmelerini isterler. Çocuklarının yapmak istediği davranışı sırf onların değer yargılarına veya bakış açılarına ters düştüğü için kabul etmezler, hatta izin vermezler.

Oysa onların bizlerden farklı bireyler olduklarını, kendi hayatları ve hayalleri olduğunu kabul etmeli, sadece kendilerine ve başkalarına zarar verdiği durumlarda müdahale etmeliyiz. Onlara bazı kuralları verirken, aynı zamanda bazı esneklikler de sunmalıyız. Bu şekilde onlar da kendi kişiliklerini yaratıp birer birey haline gelebilirler.

AKLINIZDA BULUNSUN

* "Hayır"ları yumuşak, sıcak, ancak kararlı bir tonda söyleyin.

* Hayır dediğiniz şeye karşı çocuğun ilgisi artabilir. Sizi bıktırıncaya kadar bu isteğini tekrarlayabilir. Sabırla direnebilirseniz, amacınıza ulaşmış olursunuz.

* Çocuğun bir şey yapmasına izin vermiyorsanız, çocuğa farklı alternatifler sunmaya çalışın.

* Çocuğunuzun sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atmayacak durumlarda çok fazla müdahaleci olmamaya özen gösterin.

* Kuralları ve sınırları içselleştirebilmesi için onu maddi, manevi ödüllendirmekten kaçınmayın.

* "Hayır"larınızı mutlaka davranışlarınızla destekleyin.

Feriha Dildar ŞENKAYA
Uzman Pedagog

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 278
favori
like
share