Aileye bir bebeğin, kardeşin katılması heyecan vericidir. Bu heyecanın yanı sıra, hem ebeveynlerde hem de evin büyük çocuğunda çeşitli kaygılar da görülebilir. Anne ve baba yeni doğanın sorumluluğuna alışmaya çalışırken, evin büyük çocuğu da artık ilgi odağı olmadığı fikrini benimsemeye çabalar. Bu da evde değişim rüzgarların esmeye başlaması ve yeni bir düzenin kurulması demektir. Zamanla aile bireyleri yeni yaşamlarına alışmaya başlar ve kaygı yavaş yavaş yerini keyifli paylaşımlara bırakır.

Peki ya ailenin en küçük bireyi biraz farklıysa?

Ebeveynler çocuklarında gelişimsel bir sorun olduğunu öğrendiklerinde, çoğu zaman ne yapacaklarını bilemezler. Üstelik kabul edilmesi zor bir durumla da karşı karşıyadırlar. Üzüntü, kaygı, çaresizlik gibi duygularla baş etmeye çalışırlar. Bununla birlikte, alınacak destek ve tedavi yöntemleri gibi konularda yaşanan fikir ayrılıkları, eşler arasında gerilime ve tartışmaların artmasına neden olabilir.

Büyük çocuğun ise heyecanla beklediği oyun arkadaşı, tahtını elinden almakla kalmamış, ailedeki uyumu da sarsmaya başlamıştır. Artık ilginin nerdeyse tamamı kardeşin üzerindedir. Küçüğün en ufak olumlu hareketi, ebeveynlerden büyük tezahürat almaktadır. Ayrıca ufaklık, arkadaşlarının kardeşlerinden de biraz farklı gibidir. Bu durum, büyük çocuklarda içe kapanma, aşırı kıskançlık, depresyon, suçluluk, anne-baba-kardeşe karşı öfke ve saldırgan davranışlara yol açabilir.

Çocuklar bilgilendirilmedikleri sürece, çevrelerinde olan biteni (anne babalarının kaygılı-üzgün olması, sürekli kardeşleriyle ilgilenmesi, sıkça yapılan doktor ziyaretleri, vb. gibi) anlamlandırmakta güçlük çekebilirler. Böyle durumlarda, anne-babalar çocuklarını yaşlarına uygun ifadeler kullanarak kardeşlerinin rahatsızlığı ile ilgili bilgilendirebilir ve hatta kardeşin bakımı ile ilgili bazı konularda onlardan küçük yardımlar isteyebilirler. Ebeveynlerle paylaşımda bulunmak ve ebeveyn tarafından bilgilendirilerek sürece dahil edilmenin çocuklar üzerinde olumlu etkileri olduğu bilinmektedir.

Günümüzde, gelişimsel sorunu olan bir çocuğa sahip ebeveynlere psikolojik ve eğitsel destek almaları önerilmektedir. Ancak unutmayalım ki, en az anne - babalar kadar, o çocukla birlikte büyüyen kardeşlerin de desteğe ihtiyacı var. Çocukların, kardeşlerinin rahatsızlığından duydukları üzüntü, kaygı, kızgınlık gibi duygularla birlikte, düşüncelerini ve yaşadıkları sıkıntıları akranlarıyla rahat bir ortamda paylaşmalarına olanak sağlayan kardeş destek grubu çalışmalarına katılmaları, gelişimlerine olduğu kadar, kardeşleriyle olan ilişkilerine de olumlu etkilerde bulunmaktadır.

Günümüzde gelişimsel sorun ne olursa olsun, psikolojik, fizyolojik ve eğitsel destekle birçok olumsuzluğun üstesinden gelinebiliyor. O yüzden vakit kaybetmeden önerilen kurum ve merkezlerden destek alınması, hem gelişimsel sorunlar yaşayan küçüğün, hem ebeveynlerin, hem de kardeşin –kısacası tüm ailenin– yaşam kalitesine önemli katkılar sağlayacaktır

Aslı Bozbey
Uzman Psikolog

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 334
favori
like
share