Kadınların bu dönemde hormon seviyesinin yeniden düzenlenmesi için hormon içerikli çeşitli ilaçlar kullandığını ancak bu kadınların oranının çok düşük olduğunu ifade eden Can Gürbüz, şöyle konuştu:

“Kilolu kadınlarda deri altında artan yağ dokuları, östrojen hormonu üretmeyi sürdürüyor. Bunun sonucunda menopoz sonrası östrojen seviyesi kilolu kadınlarda, hormon dengesinin düzenlenmesi için dışarıdan hormon alınmasına benzer şekilde yüksek kalıyor. Kadın vücudunun östrojen hormonuna maruz kalma süresi uzadıkça meme kanseri riski artıyor. Türkiye’de meme kanseri riski artışında en önemli faktör, menopoz sonrasında hormon kullanması değil, menopoz sonrası kilolu olunmasıdır. Ülkemizde en önemli meme kanseri risk faktörlerinin başında ileri yaşlarda alınan kilolar geliyor. Toplumda oldukça küçük bir kesim menopoz sonrasında hormon kullanıyor. Bu oran tahminen yüzde 1’in altında. Menepoz sonrası şişman olan kadınların oranı ise çok daha yüksek.”

Gürbüz, hormon kullanan kadınların kullanmayanlara göre daha iyi eğitimli ve sosyo-ekonomik yönden daha üst düzeyde yer aldığını, bu kişilerin sağlıkları konusunda daha titiz olduğunu ve daha sık mamografi çektirdiğini vurguladı.

Gürbüz, spor yapan ve sağlıklı beslenmeye çalışan kadın sayısının az, ilerleyen yaşlarda kilo alınması nedeniyle menopoz sonrasında kilolu olan kadın sayısının yüksek olduğunu dile getirdi. Gürbüz, menopoz sonrasında kilolu olmanın meme kanseri riskini artırdığını, ancak bunun menopoz öncesi için geçerli olmadığını bildirdi. Bu risk faktörünün önüne geçilebilmesi için kadınların menopoza girilen dönemde ve sonrasında kilolarına daha çok dikkat etmesi gerektiğini kaydetti.


alıntı

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 319
favori
like
share