Nike, Ronaldinho'nun vereceği mucize paslar ve atacağı olağanüstü goller için kramponunun üstünü altın kaplamıştı. Ama Cumartesi gecesi Osasuna karşısında sırtıyla verdiği inanılmaz gol pası, herhalde Nike'a da nereyi kaplayacağını şaşırtmıştır

21 Mart 1980'de Porto Alegre'de doğduğunda herkes, futbolcu bir babası ve futbolcu bir ağabeyi olan bu çocuğun da top peşinde koşturacağından emindi. Ama kimse onun meşin yuvarlağa davranışının sadece peşinden koşmaktan ibaret olmayıp, ona aynı zamanda bir anne şefkatiyle dokunup, sanatkâr sabrıyla işleyeceğini, bir sihirbaz hilesiyle yön verip, patron edasıyla hükmedeceğini bilemezdi.

1987'de Ronaldinho'nun ağabeyi Roberto, Gremio'yla ilk profesyonel kontratını imzalıyor, bir yıl sonra da küçük Ronaldo aynı kulübün Union okuluna başlıyordu. 1989'da Avrupa'nın dikkatini çeken ağabey, Torino'ya transfer olunca, ilk iş olarak babasına, onun hep hayalini kurduğu yüzme havuzlu evi alıyor. Ama şanssızlıklar bu evle başlıyor, baba Joao havuzun içinde bir elektrik kaçağından çarpılarak hayatını kaybediyordu. Babasının ölümünün ardından meşin topa sarılan Roberto'nun yaşadığı peş peşe sakatlıklar onun da sonu oluyor, futbolu bırakmak zorunda kalıyordu.

Lazaroni

Artık ailenin tek ümidi olan Ronaldinho, genç takımlarda gösterdiği başarılarla 17 yaş altı milli takımına giriyor ve Dünya Şampiyonası kadrosuna seçilmeyi başarıyordu. Ronaldinho, 1997'de FIFA 17 yaş altı Dünya Şampiyonası'ndan şampiyon , turnuvanın en iyi futbolcusu ve gol kralı olarak Gremio'ya döndüğünde hocası onun yeteneklerine güvenmez ve ligde sadece 4 maçta şans vererek koca bir sezonu heba etmesine neden olur. Bir sonraki sezon da çoğunlukla kulübede oturttuğu bu genç yıldızın 14 maçta kaydettiği 15 gol, belki hocasının dikkatini çekemez ama artık o, bütün dünyanın dikkatini çekmeyi başarmıştır. Ronaldinho'nun yeteneklerini görmezden gelen bu teknik direktörün bir önceki çalıştığı kulüp, sezonu tamamlamadan kovulduğu Fenerbahçe'dir. Evet bu 'bakar-kör' adam , İslam Çupi'nin deyimiyle 'Brezilya vatandaşlığından öte o futbol ülkesi ile bir fikir ve kafa bağı olmayan' Sebastiao Lazaroni'den başkası değildir.

Büyücü

Sonraki yıllarda her geçen gün kendisi ve futbolu büyüyen genç adam, 31 Mayıs 2003'te Auxerre karşısında son kez PSG formasını giyerek, o yaz Real Madrid, Manchester United ve Barcelona'dan birini seçmek durumunda kalır. O, tevazuunu korur, ve idolleri Romario, Ronaldo ve Rivaldo gibi önce Katalan kulübünün formasını tercih eder. ''Onların adımlarını takip etmek istiyorum. Her biri büyük oyuncular ve dünya şampiyonları, çocukluğumdan beri onlar gibi olmak istedim ve şimdi fırsatı yakaladım'' diyor Ronaldinho... 23 yaşındaki yıldız, seçim kampanyası döneminde Beckham'ı alacağını vaat eden Joan Laporta'ya 30 milyon avroya mal olur. Şimdi otoritelerin çoğu Laporta'nın Beckham'ı alamayarak çok şanslı olduğunu düşünüyor. Zira 10 numarayı teslim ettikleri Ronaldinho, sadece Barcelona'nın değil, La Liga'nın da sihri, büyücüsü, her şeyi.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 370
favori
like
share
corleoni Tarih: 14.11.2005 00:25
bu adam manyak yetenekli