Türkiye'de futbolun imajı kötü
Futbol Federasyonu, özel bir araştırma şirketine yaptırdığı "Türkiye’de Futbol Algısı" konulu kamuoyu araştırma sonuçlarını açıkladı.

Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakcı, Ataköy Olimpiyatevi’nde düzenlediği basın toplantısında, Sosyal Araştırmalar Merkezi’ne (SAM) yaptırılan kamuoyu araştırmasının sonuçlarını iletti.

Türkiye genelinde 30 ilde, 1223 kişiyle görüşülerek, 1-10 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırmada, Türk halkının futbola bakışı, Futbol Federasyonu’ndan beklentileri, futbol kalitesinin artırılması için yapılması gerekenler başta olmak üzere, çeşitli konularda ilginç sonuçlar ortaya çıktı.

Görüşülen kişilerin 257’sinin Beşiktaşlı, 391’nin Fenerbahçeli, 428’inin Galatasaraylı olduğu, 147’sinin de diğer takımları tuttuğu belirtilen araştırma, çeşitli yaş gruplarına, kadın ve erkek ayrımına göre de sınıflandırıldı.

SONUÇLAR

"Türkiye’de Futbol Algısı" konulu kamuoyu araştırmasında elde edilen sonuçların bazıları şöyle:
-Türkiye’de futbol dendiğinde, görüşülen kişilerin 5’te 2’si şiddet ve şikeyi hatırlamakta. İkinci sırada, yakın bir oranda, futbol takımları geliyor. Milli Takım’ın hatırlanma oranı ise yüzde 17.

-Spor deyince insanların yarısından çoğunun aklına ilk olarak futbol geliyor. Sağlıklı yaşam, gençlik diyenlerin oranı 4’te 1’e yaklaşıyor. Öteki spor dallarını hatırlayanların oranı 5’te 1.

-Futbol sözcüğü, görüşülen kişilerin 5’te 2’sinde futbol takımlarını çağrıştırıyor. Yüzde 30 için futbol, rekabet ve mücadele, yüzde 16 için sağlık, gençlik, ahlak, kardeşlik gibi kavramları vurgulamakta. Yüzde 11 ise futbol deyince şiddet ve şikeyi hatırlamakta.

-Örnek kitleye göre futbolda en önemli 2 kavram iyi oynamak ve sportmenlik. İkinci düzeyde önemli olanlar mücadele azmi, uluslararası başarı ve kazanmak. Sonuncu sırada ise şampiyonluk geliyor.
-Seyirciye göre Türkiye’deki futbol ailesi içinde ortanın üstünde sportmen olarak algılanan kesim futbolcular. Sıralamada en sonda medya gelmekte.

-Türk futbolunun başlıca sorunları olarak altyapı yetersizliği ile spor kültürünün eksikliği belirtiliyor. Bu ikisini ahlak dışı uygulamalar ve şiddet takip ediyor.

-Futbol Federasyonu’ndan gerçekleştirmesi istenilen uygulamaların başında futbolda şiddete karşı mücadele etmek geliyor. Bunu, dünya çapında futbolcu yetiştirmek, futbol adamlarını eğitmek ve spor ahlakını geliştirmeye yönelik çalışmalar izliyor.

-Araştırmaya katılanlar, Futbol Federasyonu’ndan birinci derecede milli takımın başarısını bekliyor. Temiz futbol ve adil yönetim ağırlıkla vurgulanan öteki beklentiler.

-Görüşülen kişilerin yüzde 25’i teşvik primini desteklemekte.
Yüzde 60’ı ise yasaklanmasından yana.

-Türkiye’de futbol hakemlerinin başarı düzeyi genel olarak ortanın altında değerlendiriliyor. Hakemlere olumlu yaklaşanlar kadınlar ve yaşlılar.

-Türkiye’de transfer ücretleri normal düzeyde görülüyor. Yüksek görme eğilimi yaşlılar arasında daha belirgin.
-Kiraya verilen futbolcuların kiraya veren kulübe karşı oynatılmaması yüksek bir oranda sportmenliğe aykırı bulunuyor.
-Kulüplerin iyi yönetildiğini düşünenlerin oranı yüzde 16.

Görüşülen kişilerin yarıdan çoğu kuvvetli bir başkanı olan kulüplerin iyi yönetildiği kanısında. 4’te 1’e yaklaşan bir kesim, kulüplerde demokratik bir yönetim olmadığını düşünmekte.

-Naklen yayın gelirlerinin dağıtımında 3 büyük kulübün daha çok seyircisi olduğu için daha çok pay alması gerektiği düşüncesi destek bulmamakta.

-Deplasman galibiyetine 4 puan uygulaması konusunda örnek kitle ikiye bölünmüş durumda. Olumlu bakanlar biraz daha yüksek oranda.

-Yabancı futbolcu kontenjanı konusunda da benzer bir durum var.
Sayının yeterli olduğunu düşünenler biraz daha fazla.

-Milli Takım’ın başına Ersun Yanal’ın yerine Fatih Terim’in getirilmesini destekleyenlerin oranı yüzde 80.

-Statlarda şiddetin önlenmesini ve seyirci eğitimi konusundaki tedbirler yüksek ölçüde desteklenmekte.

-Belediye başkanlarının spor kulüplerine başkan olmasını yararlı görmeyenlerin oranı 5’te 3’e yaklaşmakta.

-Görüşülen kişilerin 5’te 2’si spor medyasının doğru ve tarafsız bilgi verdiğini düşünürken, yüzde 55’i aksi kanıda. Gençler, medyaya daha olumlu yaklaşmakta.

-Yüzde 70’e göre, spor yazarları belirli bir kulübünün taraftarı olabilir, ama yazılarında taraf tutmamalıdır. Yüzde 20’ye göre spor yazarlarının taraf tutmasında bir sakınca yok, böylece haberler daha canlı oluyor.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 972
favori
like
share
corleoni Tarih: 12.11.2005 16:48
kötü yönetimler ,kötü futbol ,kötü seyirci
ZeuS Tarih: 26.10.2005 11:30
türkiyede futbol diyince şiddet gelior akla :79:
puslukurt Tarih: 26.10.2005 10:31
Bence Türkiyede Futbolun imajı bile yok. :79:
Halaskar Tarih: 25.10.2005 19:12
Türk insanı furbolu hala stres atma aracı olarak gördüğü sürece içindeki bastırılmış duyguları ortaya dökmeye devam edecektir. İnşallah blinçleniriz bu konuda.