Gazeteci Fügen Ünal Şen, 4 yıl üzerinde çalıştığı, 'Kuzey Yanım Ayazım' adlı kitabıyla yakın tarihimizin satır aralarında kalmış olaylarını, Kız Kulesi'nin tanıklığıyla bizlere sunuyor...

Aktif gazetecilik yıllarında böyle bir kitabın kafasında şekillendiğini söyleyen Fügen Ünal Şen, ara verdiği bir dönemde bu kez kitap için kalemine sarılmış. 50 yıllık gazete arşivlerini tararken, güncel olayların yansımaları kitabın bel kemiğini oluşturmuş. Örneğin 1960 ihtilalinde yaşanan ve bir çok kitapta ele alınan olaylar yerine, insan hikayelerine yer verilmiş. Ya da ekonomik sıkıntının yaşandığı karneli dönemde, sanat dünyasında olup bitenler göz ardı edilmemiş.
Buradan Fügen Ünal Şen'in, 50 yıl biriken haberleri gazeteci kimliğiyle süzüp, içinde siyaset, sanat, ekonomi, yaşam, magazin olan 50 yıllık bir gazete sunduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz.
Tarihsel gelişim yazı dilinde de etkisini göstermiş. Kitabı günümüz Türkçesi'yle yazmanın o dönemi iyi anlatamayacağını düşünen Şen, 1950 yılının Türkçesiyle anlatımına başlamış ve yıllar geçtikçe dildeki değişimi yansıtmayı başarmış. Kitabı okurken "vay be", "sahi bu da olmuştu", "evet bunu hatırlıyorum", "bu kadarına pes" dedirtecek, yaşanmış bir çok öyküyle, olayla karşılaşacaksınız. Hayatı 1950'lerin başından alıp, 2000 yılına kadar getirirken, dildeki, modadaki, yaşamdaki değişimin de farkına varacaksınız.
Kimi zaman günün modasıyla, en çok dinlenen şarkılarıyla ilgili fikir sahibi olacak, kimi zaman da bir cümle ile geçiştirilen hayat hikayelerini bulacaksınız. Ve bütün bunları Kız Kulesi'nin ağzından dinleyeceksiniz...

60 ihtilali sonrası idamlar gerçekleştirildikten sonra Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın hüküm özetlerinin evlerinin kapısına asıldığını okuyup kendinizi ailelerinin yerine koyduğunuzda acıyı hissederken, Sezen Aksu'nun genç bir sanatçı adayıyken gördüğü rüyanın hayatını nasıl değiştirdiğine şaşıracak, kahve sıkıntısı olduğu dönemde Rodos’tan bir akrabasına mektup içinde bir pişirimlik kahve gönderen kişinin hikayesini tebessümle okuyacaksınız.

Neden 'Kuzey Yanım Ayazım'?
Gazetelerin gün gün taranmasıyla başlayan kitabın taslak sürecini Fügen Ünal Şen şöyle dile getiriyor: "Yaklaşık 200 bin gazete sayfasından günlük yaşamı cımbızla seçerek bir günlük tuttum. Kimi olayların kahramanlarıyla konuştum, benimle anılarını paylaştı. Tarih kitapları, almanaklar, ansiklopediler de büyük destekçim oldu. Yazma aşamasına geldiğimde bunları ben değil de, bütün bunları yaşayan bir tanık anlatmalı diye düşündüm. Bu tanık bütün hüznüyle, yalnızlığıyla karşımdaydı: Kız Kulesi"
Kitabın ilginç adına gelince... Orada da herkesin bilmediği bir detay ortaya konmuş. Kitabın anlatıcısı Kız Kulesi'nin giriş kapısı kuzeye, Boğaz'a dönük. Yani Yukarı Boğaz'a bakan yüzüyle yaşamı izliyor. Buradan esen sert rüzgarlar, ayaz bütün bedenini kaplıyor kulenin. Bu yüzden kendisini "Kuzey yanım, ayazım, hayata bakan yüzüm…" diye tanımlıyor Kız Kulesi.
'Kuzey Yanım Ayazım'ın bir almanak ya da tarih kitabı olmadığının altını çizen Fügen Ünal Şen, "O süreye neler sığdığını, ne kayıplar, ne anılar olduğunu anlatmak istedim. Kitap bitince elde hayat kalsın istedim" diyor.

Kız Kulesi'ne kulak verin...
İstanbul’da, ilk gecekonduyu kim, nerede yaptı? Haşereyle mücadelede İstanbullu bir saatte ne kadar sinek avladı? Dr. Kimble karısını öldürmüş müydü gerçekten, ya Dallas’ta JR’ı kim vurmuştu?

Atatürk’ün naaşı Etnografya Müzesi’nden alınıp inşaatı biten Anıtkabir’e nakledilirken, Ata’nın kız kardeşi Makbule Hanım’ın koluna girip tabuta kadar eşlik eden kimdi?

Çiçek Pasajı çöktüğünde, enkazdan ölüsü çıkarılan yaşlı kadın, hangi Osmanlı Paşası’nın inzivaya çekilmiş kızıydı?
Deniz Gezmiş Ankara’dan kaçıp Gemerek’e saklandı. Onu Gemerek’e çeken neydi? Kız Kulesi, Deniz idam edilirken neden “bırakın ölsün çocuk” diye feryat etti?

Kıbrıs’ta küçük mücahitler el fenerlerini sopaların ucuna bağlayıp hava kararınca bir tepeye doğru yürüyüşe geçtiler. Bu yürüyüşle babalarının hayatlarını nasıl kurtardılar?

Zeki Müren sahneye topuklu çizmeler ve mini etekle çıktığında çok eleştirildi. Sanatçı eleştirilere ne cevap verdi?

Kore Savaşı çok uzaktaydı. Halil Kore’deydi, Samiye İstanbul’da. Bir şehidin vasiyetiyle birbirlerini hiç görmeden nişanlandılar. Peki iki genç insan savaşın getirdiği acıların arasında yeni bir hayat kurabildiler mi?

KUZEY YANIM AYAZIM
Yazar : Fügen Ünal ŞEN
Baskı Yılı : 2005
Sayfa: 448

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 484
favori
like
share
Mr.Kenan Tarih: 15.05.2008 17:41
paylaşımın için teşekkürler
ALP_ Tarih: 29.01.2006 00:51
eyvallah...
ZeuS Tarih: 26.10.2005 11:49
ELLERİNE SAĞLIK cok gusel