Kanser tüm malign tümörlere verilen addır. Amerika Birleşik devletlerinde (ABD) ikinci en sık ölüm nedenidir.Her yıl 1.380.000 yeni vaka görülmektedir. 900.000 ‘i non melanotik deri kanserleridir. Ki bunlar yassı hücreli karsinom ve bazal hücreli karsinomdur. Erkeklerde en sık akciğer kanseri görülmekte bunu prostat,kolon,pankreas izler. Akciğer kanserinin % 90 nedeni sigaradır. Kadında ise akciğer kanseri,meme ,kolon,pankreas ve over kanseri sıktır.Uterus Kanserleri azalmıştır. Bunun da nedeni Pap smear ile taramanın yapılıp jinekolojik kanserlerin tanısının erken dönemde konulması olmuştur. Buna rağmen ayrıca dünyada kanser sıklığı değişkendir.
2. Tanım;
Neoplazm yani tümör herhangi bir sınırlanma veya sonlanma göstermeyen konak canlının kontrol mekanizmalarının etkisinde kalmayan,hızlı,sınırsız ve anormal bir hücre çoğalması ile karakterlidir.Çoğu neoplazmlar tek hücrenin neoplastik transformasyon sonucu klonal çoğalması ile olur. Transformasyon kimyasal,fiziksel,veya biyolojik ajanlarla direk ,indirek olabilir.Neoplastik hücreler hücrelerin bazı özel fonksiyonlarını yitirip yeni biyolojik özellikler kazanmasıyla ortaya çıkar. Özellikle otonom,kontrol edilemeyen büyümedir.Neoplastik hücreler kalıtsal biyolojik özelliklerini yeni hücrelere aktarırlar.Neoplazmların sınıflandırılmasında 3 yöntem kullanılmaktadır.Bunlar
Biyolojik davranışa göre ;a).Benign b) Malign Benign; daha az otonom,genelde invazif değil metastaz yapmaz,yeterli tedavi ile zarar vermez. Malign tümör ise otonomisi fazla,invazyon ve metastaz yapar,tedaviye dirençli olabilir ve ölüme neden olur.Kanser malign neoplazmdır. Anaplazi kanser hücresinin karakteristik özellğidir. Normal yapısal ve fonksiyonel özelliklerini kaybeder. Andifferensiye hücre de denir.

OMA eki tümör anlamına gelir. Genelde benign tümör anlamındadır. Örneğin;Lipom, Fibrom, Osteom. Bazen oma ekine rağmen tümör malign karakterdedir. Bu tümörler;melanom,hepatom,seminom,disgerminom. Bazen ise tümör olmasına rağmen sonu oma ile biten lezyonlar vardır. Bunlar ise;Hematom,granulom,hamartom gibi örneklerdir.BLASTOM embryonik hücre kökenli olduğunu gösterir. Nöroblastom, Retinoblastom gibi.
2) Histogenetik sınıflandırma; Tümörün köken aldığı doku veya hücre tipine göre yapılan sınıflamadır.Buna göre;a) Epitelyal b) Mezenkimal c) Hematopoetik d) Sinir Dokusu
3) Morfolojik Özelliklerine göre;Makroskopik özelliğe göre;Polipoid,ülseratif ve diffüz
Milroskopik özelliğe göre; Papiller foliküler gibi.
Onkoloji tümör bilimidir. Tümörün etiyolojisi ve patogrnezi yanı sıra tedavi ile ilgilenir.
Bazı hücresel proliferasyonlar neoplaziden ayrılmalı. Hiperplazi dokunun birim alanına düşen hücre miktarında artıştır. Metaplazi,matür bir hücre tipinin birbaşka matür hücre tipine dönmesidir. Bu bir adaptif cevaptır. İnflamasyon veya anormal stimulusa karşı ve sıklıkla reversibldir. Displazi ise anormal atipik hücresel proliferasyondur,genelde reversibldir,bazen tümöre prekürsör bir lezyon olabilir.

BENİGN-MALİGN TÜMÖR BİYOLOJİK KARAKTERLERi
Tümör ve tümör hücrelerinin yapısal özellikleri;Tümörlerin gros görünümü değişkendir. Orijin,büyüklük ve biyolojik davranışa bağlı değişir. Yumuşak,sert; Solid,kistik; Soluk,koyu; Homojen,heterojen; Hemoraji,nekroz şeklinde değişiklik gösterebilir.Benign tümöre ekspansif büyür,iyi sınırlıdır,bitişik dokudan kolay ayrılır,yavaş büyür.. Malign tümör infiltratif gelişir,kapsülsüzdür,irregüler sınırlıdır ve hızlı büyür.Histolojik özellikler şöyledir. Tümörün 2 temel komponenti vardır.

Parankim; Tümör hücrelerinden oluşur. Stroma;Tümörü destekleyen dokudur.İster benign ister malign tümör olsun tümörlerdeki stroma normal dokulardaki bağ dokusundan farklı değildir. Ancak normal dokudaki stroma parankim ilişkisi tümörde izlenmez. Bazı tümörlerde bağ dokusu çok azdır. Böyle tümörler çok yumuşak kıvamlı oldukları için beyin dokusuna benzetilerek ansefaloid veya medüller adıyla da tanımlanır. Bazı tümörlerde ise bağ dokusu oluşumu aşırı miktardadır. Bağ dokusu ve kollojen miktarındaki fazlalık nedeniyle böyle tümörler çok sert kıvamda olduklarından bunlara desmoplastik veya skirö adıyla tanımlanır.

Tümörde Hücre Morfolojisi;Benign tümör hücreleri köken aldıkları dokuya çok benzer, bu nedenle bunlara tipik hücre denir. Malign tümör hücresi ise köken hücreye olan benzerliğini büyük ölçüde kaybeder. Bu nedenle bu hücrelere tipik olmayan hücre anlamında atipik hücre denir. Tümör hücresindeki değişiklik normal hücrenin diferensiyasyonla kazandığı karakterlerin kaybı ile birlikte olduğundan bunu bir dediferensiyasyon olayı kabul ederek malign tümör hücrelerine indiferensiye hücre veya anaplastik hücre de denebilir.Işık mikroskopunda atipik hücre özellikleri şunlardır.
Nükleus büyümüştür. Nükleus sitoplazma oranları büyümüştür.
Nükleus koyu boyanır buna hiperkromazi denir. Bunun nedeni hızlı çoğalmayı sağlamak üzere DNA sentezinin hızlanması sonucu nükleustaki DNA miktarının artmış olmasıdır.3.Aşırı anizokaryoz görülür. Büyüklük ve şekil bakımından nükleuslar arasında büyüklük farkı vardır.4. Nükleollerin sayısı ve büyüklüğünde artış olur.5. Kromatin kaba taneli ve düzensiz dağılımlıdır.


Hücre dizilişi ve organizasyon;Normal organ ve dokularda hücrelerin dizilişi ve stroma ile ilişkisi fonksiyonel bir ünite oluşturacak tarzdadır. Buna organizasyon denir. Örneğin bez (Glandüler) dokusunu ele alacak olursak epitel hücreleri bir lümen oluşturacak şekilde dizilirler. Böylece ortaya çıkan asinüsler salgılarını döktükleri boşaltıcı kanallara açılırlar.,stromadan bir bazal membranla ayrılırlar ve epitel hücreleri bazal membrana dik olarak dizilir. Epitel hücrelerinin bazal membrana dik dizilimleri hücre polaritesi olarak tanımlanır. Benign tümörlerde organizasyon ve polarite bozukluğu fazla belirgin değildir.Organizasyon ve polarite normal dokudakine benzer. Ancak malign tümörlerde organizasyon çok bozuktur ve polarite kaybı belirgindir. Hücre dizilişindeki bozukluk nedeniyle asinüs oluşturma yeteneği kaybolur. Mitoz;Benign tümörde mitoz seyrek görülür. Malign tümörlerde mitotik aktivite daha yüksektir. Mitoz sıklığı ile tümör büyümesi arasında kaba bir paralellik vardır. Hızlı büyüyen bir tümörde mitoz sayısı o kadar çoktur. Bazen bu kural geçerli değildir. Anaplastik bir tümörde tek tük mitoz veya yavaş büyüyen bir tümörde beklenenden çok mitoz bulunması olabilir.Bu çelişkinin nedeni mitoz süresinin değişik olmasıdır. Mitoz uzun sürede tamamlanıyorsa sayıca çokmuş gibi görünür,tersine çok kısa sürede tamamlanan mitozu görme şansı daha azdır. Malign tümörde atipik mitoz şekilleri ortaya çıkar. Kutuplara giden mitoz sayısı eşit olmayabilir veya kutup sayısı artabilir.Dev Hücreler;Malign tümörlerde çok nükleuslu dev hücreler oluşabilir.

Diğer dev hücrelerden ayrılabilir. Tümör dev hücresinin özellikleri
nükleusları sayıca daha azdır.
belirgin anizokaryoz,kaba kromatin ve hiperkromazi vardır.
Damarlanma;Benign tümörlerde normal dokulardakine benzer gelişmiş bir damar sistemi vardır.Malign tümörlerde damarlar ilkel yapıdadır. Tümördeki hızlı büyümeye ayak uyduramayan damarlar arter ve ven şeklinde olgunlaşma gösteremezler. İlkel kan damarları nedeniyle yeterince beslenemeyen tümör dokusunda yer yer nekroz alanları oluşur.Gelişme Hızı;Benign tümörler yavaş büyürler.Malign tümör ise çok hızlı büyür. Ancak bu hız tümörden tümöre değişir ve bazı tümörler yavaş büyüyebilir.

Gelişme Şekli;Benign tümörler büyüdükçe çevrelerindeki dokuları iterek kendilerine yer açarlar buna ekspansif büyüme denir.Genellikle tümör çevresinde bağ dokusu bir kapsül oluşur.Malign tümörler hem ekspansif hem infiltratif gelişim gösterir.Tümör hücreleri çevredeki normal dokuların içerisine ilerleyerek zamanla normal dokuyu ortadan kaldırırlar. Buna infiltratif gelişme denir. İnfiltratif gelişmeyi sağlayan faktörlerin neler olduğu kesin bilinmememkle beraber hızlı hücre çoğalması ,ameboid hareket etme yeteneği, Hücreler arası bağlantı zayıflığı ve karşısındaki dokunun direncici azaltan enzim salgılanması gibi faktörlerin rolü üzerinde durulmaktadır.

İnfiltratif gelişmeye karşı dokular farklı direnç gösterirler. Direnç ile damarlanma arasında ilişki olduğu düşünülmektedir. En fazla direnç gösteren dokular kıkırdak, fasiya, periost, tendon ve statris dokusu gibi damardan fakir olan dokulardır. Buna karşın kemik damardan zengin olduğu için daha kolay infiltrasyona uğrar.
Malign tümörler kapsülsüz oldukları için çevre dokuya sıkıca yapışır, elle muayenede hareket ettirilemez,yani fiksedir. Benign tümörler ise kapsülle çevrili olmaları nedeniyle komşu dokular arasında kolay hareket ettirilirler, yani mobildir.Nüks;Benign tümörler kapsüllü oldukları için tüm olarak çıkarılır bu nedenle nüks olmaz. Ancak malign tümörler kapsülsüz olduklarından tam çıkarılamaz ve nüksler olur.Metastaz;Tümörün uzak organ ve dokularda kendine benzer yavru tümörler oluşturması olayına metastaz denir. Bu olay benign tümörlerde rastlanmaz. Buna karşılık malign tümör metastaz yapması olağandır. Hatta bir tümörün metastaz yapması onu malign bir tümör olduğunu kanıtlar. Yani metastaz yapan her tümör malign olarak kabul edilir. Sonuç olarak malign ve benign tümör arasında 4 biyolojik fark vardır. Bunlar;
Büyüme hızı
İnvazif büyüme özelliği
Yapısal özellikleri
Metastaz Buna göre


alıntı

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 6932
favori
like
share