EPİTELYAL DOKUNUN BENİGN TÜMÖRLERİ;

Epitel dokusunun 2 önemli özelliği vardır. Biri,epitel hücrelerinin birbirine benzemeleri ve aralarında her hangi bir bağ olmadan yan yana gelerek kümeler ve kordonlar yapmalarıdır. Diğeri epitelyal dokuların gelişmeleri için bir stromaya gereksinim göstermeleridir. Yüzeyleri örten epitelden köken alan tümörler PAPİLOMları, ekzokrin ve endokrin bezlerden ve karaciğer ile böbrek gibi parankimatöz organlardan köken alanlara ADENOM olarak tanımlanır.

PAPİLLOM; Parmak şeklinde stromayı epitel hücrelerinin örtmesi ile meydana gelen uzantılardan yani villöz yapılardan meydana gelir. Epitelin geliştiği yerde bağ dokusu eşlik eder ve epitel çoğalmasına devam eder. Papillomlar köken aldıkları epitele göre değişiklik gösterir. Yassı epitel hücreli papillom, Değişici epitel hücreli papillom gibi. Papillomların çoğu basit yapıya sahip olsalarda malignite tehlikesi taşırlar bu yüzden bunlara premalignant lezyonlar olarak bakılır. Papillomların malignleştiği onların sap kısımlarında kanser dokusunun bulunması ile kanıtlananbilir.Polip papilomdan farklı bir gelişimdir. Bez içeren organların yüzey kısımlarında oluşan örtücü epitel tabakası ile çevrili papiller küçük çıkıntılardır. Tek bir parmaksı çıkıntı söz konusudur.

ADENOM;Ekzokrinveya endokrin organların duktus ve asinilerinden köken alan bez yapısı ile karakterli tümörlerdir. Köken aldıkları bez dokularına histolojik olarak benzerlik gösterirler. Adenomlar bez epitel hücrelerinin proliferasyonları, küme meydana getirmeleri ve bu kümelerin ortalarında lümenlerin oluşması sonucu meyadana gelir. Lümende salgı birikimi vardır. Adenomlar normal bezde bulunan boşaltıcı duktus sistemine sahip değildir.Köken aldıkları bez epiteline benzer yapılar içerirler. Bazı adenomlar ise köken aldıkları bez dokusuna benzemez. Örneğin; Tükrük bezi adenomu, Overde müsinöz ve seröz adenomlar .Adenomların boşaltıcı duktusları olmadığı için asiniler zamanla genişler ve kistik hal alabilir. Bazen lümene doğru papiller yapılar oluşturur. Bunlara papiller adenom denir.

2.EPİTELYAL DOKUNUN MALİGN TÜMÖRLERİ;Malign epitelyal tümöre karsinom denir. Karsinomlar direkt veya önceden var olan bir benign epitelyal tümörün malignleşmesi ilede olabilir. Benign tümörlerde belirtilen epitelyal yapılar ve stroma ilişkisi kanserler için de doğrudur. Ancak burada hücrelerin diferansiyasyon dereceleri farklıdır. Hücreler köken aldığı dokuya az benzer veya hiç benzemez. Kanserler infiltratif oldukları için çevreleri düzensizdir.Kanserlerin çoğunda damarlar üzerine baskı veya infiltrasyon sonucu lümenin tıkanması iyi beslenmeyi engeller nekroz ve kanamalar oluşur. Nekroz sarı kanama kırmızı renklidir. Yüzeyde yer alan kanserlerde beslenmenin iyi olmaması nedeniyle epitel dökülür ve kanser nodülü dış etkilere açık hale gelir.
Organların yapılarına göre kanser tipleri değişiktir. Yassı epitel hücreli kanser, Değişici epitel hücreli kanser ,adenokanser gibi.

Yassı Epitel Hücreli Kanser; Gerek epidermis gerekse tüm çok katlı yassı epitel ile döşeli mukozalardan köken alan kanserdir. Yassı epitel metaplazisinin ardından da gelişebilir. Bronş kanserleri buna örnektir.Histolojik olarak yassı epitel kanserleri yassı epitel hücrelerine benzeyen hücrelerin oluşturdukları adalar, kordonlar ve tek tek hücrelerin derin dermise doğru ilerlemesiyle karakterlidir. Sitoplazmalarında değişen oranda diferansiyasyon derecesine göre keratohyalen dejeneresans gösterir. Epitel adaları arasında iyi diferansiye alanlarda epitel incileri (Glob korne)denen keratohyalen dejeneresans gösteren geniş eozinofilik hücrelerin oluşturdukları yuvarlak adalar bulunur. Bu görünüm diferansiyasyon ile ilgilidir. Prognoza etkilidir. Diferansiyasyon azaldıkça bu glob korne veya epitel incileri denilen yapılar daha az görülür.

Bazal Hücreli Kanseri; Yassı epitel kanserinin bir diğer tipini oluşturur. Özellikle yüzde, orbita çevresinde, yanak,alın,kulak ve boyunda görülür. Güneş ışınları nedeniyle oluşur. Mitoz sık değildir. Yavaş gelişir. Aslında metastaz yapmadığı kabül edildiğinden bunların kanser olarak adlendırılmalarını yanlış bulanlar da vardır. Bazal hücreli epitelyoma da denilebileceği belirtilmektedir. Cerrahi sınırları iyi temizlenemediği durumlarda yeniden tekrarlama riski (nüks) vardır.
Değişici Epitel Hücreli Kanser;Üriner sistemde bu tipte epitel olduğundan bu bölgeden kaynaklanan tümörlere denir. Değişici epitel papilomundan kaynaklanabilir. İyi diferansiye ise hücre dizilimleri düzgündür. Az diferansiye olanlarda nükleer atipi,organizasyon ve polarite kaybı ve mitoz görülür.

Adenokanser;Adenomlardan ,duktuslardan ve yüzey epitelinden kaynaklanır. Mide,kolon,pankreas,safra kesesi,meme,uterusda görülürler. Adenomlara benzesede çevreye invazyon ve infiltrasyon gösterir. Ayrıca asini veya gland yapılarını döşeyen epitel hücreleri atipiktir.Yer yer gland epitel hücreleri yarım ay şeklinde tamamlanmamış asiniler veya glandüler yapılar vardır. Diferansiyasyon azaldıkça gland yapma özellikleri iyice kaybolur. Papiller projeksiyonlar gösterebilir. Bunlara Papiller adenokarsinom denir. Eğer kistik yapılar içine doğru papiller yapılar varsa papiller kistadenokarsinom denir.


alıntı

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 6490
favori
like
share
BiR-DOST Tarih: 11.11.2009 15:06
KARSİNOMA İN SİTU
Köken aldığı hücrelerin bulunduğu yerde kalan bazal membranı geçmeyen ve infiltrasyon,invazyon göstermeyen kanserlere denir. İn situ kanserin invazif kanser olabilmesi için zaman geçmesi gerekir (15-20yıl).İn situ kanserlerde makroskopik olarak bir şey görülmez. Histolojik olarak epitel dokusu kalınlaşır, yani proliferasyon gösterir. Hücrelerin dizilimleri normale göre bozulmuştur. Nükleusları büyük ve hiperkromatiktir. Mitoz vardır.

Melanotik Tümörler;Melanin yapan hücreler nöral tüpten gelişir ve bunlara melanosit denir. Deri,göz melanotik tümörlerin an sık görüldüğü yerlerdir. Melanositlerin meydana getirdiği benign tümörlere nevüs, malign olaylarına malign melanom denir.

MEZENKİMAL DOKU TÜMÖRLERİ; Yumuşak ve kemik dokusu olmak üzere 2’ye ayrılır. Bağ dokusundan köken alan fakat kemiğin dışında kalan mezenkimal doku tümörlerine yumuşak doku tümörleri denir. Benign olanların sonuna OMA, malign olanların sonuna SARKOM adı verilir.

Yumuşak doku Tümörleri;
Fibröz doku Tümörleri,A.Fibrom:Fibröz dokunun benign tümörüdür. Tümörü fibroblastlar ve bunların matriksini oluşturan kollogen yapar. Fibroblastlar,uzun dar nükleuslu ve iğsi şekillidir.Hücreler arasında yoğun kollogen bantlar bulunur. Bağ dokusunun olabileceği her yerde görülebilirler. B. Fibrosarkom: Fibröz dokunun malign tümörüdür. Fasiya ve deri altı dokusundan kaynaklanırlar. İğsi şeklindeki hücreler atipiktir ve balık sürüsü gibi dizilirler. Arada atipik mitoz vardır. Bazen hücreler oldokça pleomorfizm de gösterir.

Adipöz Doku tümörleri
Lipom: Yumuşak doku tümörleri içinde en sık rastlanan tümör lipomdur. Tek veya çok olabilir. Büyük çoğunluğu yağ metabolizması ile ilgilidir. Yuvarlak ve iyi huyludur. Hücrelerin sitoplazmasında yağ birikir ve hücre şişerek nükleusu bir kenara itilmiş gibi olur. Lipom histolojik olarak yağ dokusuna benzediğinden bazı yerlerdeki yağ dokusu artımını lipomdan ayırmak için kapsülün olup olmadığına bakılır. Lipomlar kapsüllüdür.

Liposarkom
Yumuşak dokunun en sık rastlanan malign tümörü liposarkomdur. Uyluk, popliteal,gluteal bölge ve retroperitonda görülür. Nükleusları büyük, adült yağ dokusunun fuziform ve iğ şeklindeki hücreleri ve lipoblastlardan oluşur.
Kas Dokusunun Tümörleri;Leiomyom: Düz kas dokusunun benign tümörlerine denir. Düz kas olan her yerde gelişebilir. Histolojik olarak birbirinin içine giren iğ şeklindeki nükleuslu hücrelerin meydana getirdikleri birbirini kesen demetlerden oluşur.

Hücreler normal düz kas hücrelerinden biraz daha büyüktür.Leiomyosarkom: Düz kas dokusunun malign tümörüdür. İğsi şekilli atipik nükleus ve sitoplazmaya sahip düz kas hücrelerinden oluşur. Mitoz olabilir.Hücre dizilimi palizatik şekildedir. Rabdomyom; Çizgili kas benign tümörlerine denir. Kalb dışında ender görülür. Histolojik olrak sitoplazma sınırları belirgindir ve nükleusları ortada yerleşmiştir.Sitoplazmalarında ince ipliksi şeritler uzanır.

Rabdomyosarkom; Çizgili kas malign tümörüdür. Çok değişik yapılar gösteren tümördür. Kişilerin yaş durumuna göre çocukluk ve erişkin rabdomyosarkomları diye 2 grupta incelenir. Çocukluk çağındakiler baş boyun ve ürogenital sistemde yerleşim gösterdikleri halde erişkinlerin sarkomları çizgili kasların bulunduğu yerde olur. Histolojik olarak rabdomyoblast varlığı gerekir. Rabdomyoblastlar; yuvarlak uzun birkaç nükleuslu veya tek nükleuslu raket şeklinde olabileceği gibi dev hücreler şeklinde de olabilir.
Damar Tümörleri;Hemanjiyom; Damarların benign tümörlerine denir. Vücudun her yerinde olabilir. Yumuşak,iyi sınırlı,koyu renkte mavi veya şarap renginde kitlelerdir. İnsanda en çok görülen ve nevüslere benzeyen oluşumlardır. Çoğu doğumsaldır. İnce cidarlı kapiller damar şeklinde olanlara kapiller hemanjiyom denir. Kpillerden daha büyük damarlardan olşanlara ise kavernöz hemanjiyom denir.

Anjiyosarkom; Çoğu organ ve kemiklerden köken alır. Nadir görülürler. Mikroskopik olarak atipik birbiri ile anastamoz yapan kapillerler görülür. Kapillerin endoteli şiş görünümdedir.
3)Kemik Tümörleri;Sınıflamaları zordur. Çünkü kemiği oluşturan değişik yapılar vardır. Kemikte oluşan tümörler osteoid doku, kıkırdak doku, diğer mezodermal elemanlardan köken alırlar. Tümör osteoid veya kemik yapıyorsa osteoblastlardan, Kıkırdak yapıyorsa kondroblastlardan köken aldığı düşünülür. Kemiğin benign tümörüne Osteoma malign tümörüne osteosarkom denir. Kıkırdak kökenli olanlar ise kondrom ve malign ise kondrosarkom olarak tanımlanır.

3.MİKST TÜMÖRLER;Bu gruptaki tümörler 1 veya daha fazla dokudan oluşur. Karsinojenik etkinin değişik 2 doku üzerinde ayrı ayrı etkisi sonucu meydana geldikleri ileri sürülür. Biri epitelyal diğeri mezenkimal komponent içeriyorsa KARSİNOSARKOM olarak adlandırılılır. TERATOM mikst tümörlerin en dikkat çekenidir. Her 3 germ yaprağına ait elemanlar bulunur. Örneğin; kemik,kıkırdak,bez epiteli,epidermis,hematopoetik hücrelere ait elemanlar rastlanır.

4.EMBRYONEL TÜMÖRLER;Çocuklarda meydana gelen olgun olmayan dokulardan köken alan malign tümörlerdir. Medulloblastom,nöroblastom, hepatoblastom Wilms tümörü gibi. Bu tümörlerin en sık rastlanılanı Wilms tümörüdür.


alıntı