[FONT="Franklin Gothic Medium"]Mevsimler öfkelenip koparırken fırtınalarını bir akşam üstü…
Adın yazılıyordu, sağır bir geceyi taşıyan gökyüzüne..
Vedaları ıslatırken yağmurlar,..
İntihar çiçekleri yetiştiriliyordu her surette.
Adın ile başlamayan bir masal duyarsam eğer.. ,
Dilimin kemiği kırılır, sözcükler içinde kalır..
Antik acılar düşürür o an göz bebeklerim..



[FONT="Arial Narrow"]Mavisini şakağına dayarken bir gökyüzü..
Ürkek bir gecenin koynunda saklanıyordu bulutlar...
Radara yakalanırken bir kaç alkolik yıldız yer yüzünde,
Şişede durduğu gibi durmuyor diyordu tutulmuş tüm dilekler....
İnadına kahkahalar koparırken yüzünden sobelenmiş bir çocuk …
Dengesini yitiriyordu hayat..
Elim şimdi sende!



Hangi zaman kipinde özlesem seni..

Ağzımda geniş bir uçurum..

Kirpiklerimden o an düşersin korkusu..


Anla işte.
Naaş’ı henüz kaldırılmamış bir ölüden farksızım sensiz..

Yok olmanın kaçta biri sen eder?
Az değildir bilirsin, tesadüflerin denkleştirilmesi..
Ve biriktirilip tekrar rastlaşmak hayali …
Zaman ağzından düşen milyon küfür sayılırken..

Ellerinin arasından kayıp gidiyorsa yarınlar,..
Martılar yakıyorsa denize karşı birer sigara..
Eziliyorsa, rüzgarın altında papatyalar … .
Lekesi üzerinde kalmış bir doğumun çocuklarıyız biz
... bırak dokunma üstü kalsın...

İsmet BAYGIN

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 213
favori
like
share