çevre ve çocuk
Gelişen teknoloji, dünya genelinde sanılanın aksine yaşamı tamamen olumlu etkilemiyor. ‘Teknolojinin arka bahçesi’nin neden olduğu kirlilik gibi etkenler en çok çocukları vuruyor.

Çocuk sağlığını olumsuz etkileyen faktörler ülkeden ülkeye farklılık gösterirken, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki durumun ayrı ayrı irdelenmesi gerekiyor. Örneğin, gelişmemiş ülkelerde açlık, gebelik takiplerinin mümkün olmaması, doğum öncesi ve doğum sonrasında verilmesi gereken tıbbi bakımdaki yetersizlikler, bulaşıcı hastalıklara karşı aşılama işlemlerinin yetersiz olması gibi çok temel sorunlar yaşanıyor. Madalyonun diğer yüzü olan gelişmiş ülkelerde ise hareketsiz ya da az hareketli yaşam ve dengesiz beslenme gibi yaşam tarzı değişikliklerinin neden olduğu obezite, çocuklar için çok ciddi sağlık problemleri oluşturuyor. Genel anlamda, küresel ısınma, güvenilir su kaynaklarının giderek azalması ve çevre kirliliği gibi sorunlar, tüm dünya çocuklarının yarınları için ciddi tehdit oluşturuyor.

Özellikle, çevre kirliliği, çocuklarda bulaşıcı ve zaman içinde alerjik hastalıklarda artışa yol açıyor. Ayrıca, yaşlılık hastalığı olarak bilinen ‘Tip 2 Diyabet’ denilen bir şeker hastalığı türü, 1980′li yıllar öncesinde, sadece erişkin yaş grubuna ait bir hastalık iken, şişmanlığın arttığı gelişmiş ülke çocuklarında da sıklıkla görülüyor. Bu sorun, çocukları, erken yaşta görülecek kalp ve damar rahatsızlıkları için de ciddi bir tehlikeye sokuyor.

Türkiye, çocuk hastalıkları açısından, gelişmemiş ülkeler statüsünde yer alıyor. Ülkemizde, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi aşırı ve dengesiz beslenmenin aksine, yetersiz beslenme gibi sorunlar ön plana çıkıyor.

Anadolu Sağlık Merkezi’nden Pediatri ve Pediatrik Endokrinoloji Uzmanı Dr. Neslihan Güngör, Türkiye’ deki en önemli çocuk sağlığı sorununun ‘yenidoğan ölümleri‘ olduğunu belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü 2003 istatistiklerine göre Türkiye’de her bin canlı doğumdan 39′u (37-41) ölüm ile sonuçlanıyor. Yenidoğan bebek ölümlerinin nedenleri arasında, ilk sırada erken doğumlar (yüzde 19), ardından doğum asfiksisi (yüzde 23) ve ciddi enfeksiyon (yüzde 19) geliyor. Türkiye’de beş yaş altı ölümlerde; yenidoğan bebek ölümleri yüzde 49 ile ilk sırada olup, bunu yüzde 14 ile pnömoni (zatürree), yüzde 12 ile ishal, yüzde 20 ile diğer sağlıksal nedenler ve yüzde 4 ile de kazalar izliyor. Beslenme sorunları arasında ise en başta demir eksikliği anemisi (demir eksikliğine bağlı kansızlık) geliyor. Özellikle hamile kadınlarda, süt çocuklarında ve ayrıca ergenlik dönemi gibi hızlı büyüme aşamalarında, ülkemizde demir eksikliği, büyük sorun yaratabiliyor. Ayrıca, sanayileşmenin bir getirisi olan çevre kirliliği, Türk çocuklarının sağlığını ciddi anlamda tehdit ediyor. Özellikle meyve ve sebzelerde kontrolsüz hormon kullanımı, zirai ilaç kalıntıları çocukların sağlığını vuruyor. Sağlık Bakanlığı, son yıllarda yeni projelerle bu alanlarda gelişmeye yönelik adımlar atıyor. Ancak yukarıda belirtilenlerin yanı sıra ev ve trafik kazalarının önlenmesi ve pasif sigara içiciliğinin çocuklarımızın sağlığında sorun oluşturmaması için toplum olarak da bilinçlenmek gerekiyor.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1325
favori
like
share
crazyossie Tarih: 12.11.2009 03:03
dikkat etmek lazım gerçekten ellerine sağlık