[COLOR="#9A8570"]

Acı nedir diye sordu çocuk.
Acı unutulan her şeydir dedi anne kılıklı kedi mırıldanarak.

-I-
Bir varmış hiç olmamış bir düşselliğin mi yoksa gerçeğin tam kendisinin içine düştü. Yağmur yağıyordu inceden inceye.Gözlerini hafifçe araladı. Etrafına bakındı iniltiyle. Sararmış beyaz duvarlar vardı.Baş ucuna kırık bir vazoya iğreti, soluk birkaç erguvan yerleştirilmişti. Yanında da isimlerini göremediği birkaç kitap. Kırık dökük ahşap pencereden yağmurun inişini izledi bir süre. Birilerinin gelmesini bekledi ihtiyatsızca. Kimse yoktu anlaşılan. Birazdan gelirler diye düşündü. Can sıkıntısıyla uyumak istedi . Şekiller belirdi gözlerinin önünde.Anlam veremediği garip şekiller. Sesler yaklaştı bir an. 5 cc biraz daha acı diyordu ses. Nasılsa unutacak.Uyanmadan 5 cc acı verin.

-II-
Soğuk kavurucu bir rüzgar esiyordu. Yıkılan duvarların arasından sendeleyerek çıktı. İniltiler, acı haykırışlar geliyordu kulağına. Her şey bir anda olmuştu. Garip, ürkütücü bir ses ve duvarların başına geçmesi. Nereye gittiğini bilmeden sağa sola koşan insanlar. Sonra ürkütücü ses tekrar duyuldu. Her şey birden toprağın altına gömüldü sanki. İniltiler arttı. Yere düşmüştü. Ayağı kanıyordu. Ayağının acısı bütün vücudunu sarıyordu hızlı bir şekilde. Koparmak istedi acıyı. Seslendi, yardım istedi. Sesi diğer seslere karıştı bir anda... Acıyla kafasını kaldırdı. Yıldızlar dedi. Yıldızlar dökülüyorlar üstüme.Gözlerini kapadı bir kere daha yardım istedi acı içinde.

-III-
Vapur iskelesinde elinde valizlerle alınmayı bekliyordu. Gelecekti biliyordu. Sözleşmişlerdi. Saat 8’de demişlerdi birbirlerine. Biraz zamanım var dedi. O gelmeden bir şeyler atıştırmalı diye aklından geçirirken kendini çay bahçesindeki sandalyede bulmuştu bile. Çıkmaz sokaktaki oyunları geldi aklına. O oyunlardaki gibi dedi ve gülümsedi. Garson kendisine gülümsendiğini sanarak gülümsemeyle cevap verdi. Saat 8'e geliyordu. Hızla vapur iskelesine ilerledi. Kalbi deli gibi atıyordu.Gidiyordu, gidiyorlardı işte. Ama neden kimseler yoktu. Bir şeyleri kaçırdım mı diye düşünürken, denizi değil de sanki kendi kalbini yarıyormuşçasına vapur iskeleye yanaştı. Son bir umutla etrafına bakındı. Vapur denizi yararak karanlıkta kayboldu.

-IV-
Son bir sefer dedi, bu son olmalı. Elini şişeye götürdü. Bir dikişte şişenin dibini getirdi. Genzinin yandığını hissetti. Bulandı her şey. Bulutların üzerinden geçti .3000 fit diye bir ses yankılandı. Bu son olmalıydı. Eve gitmeli ayaklarını uzatmalıydı sonra. 2500 fit dedi aynı yankı. Şimdi düğmeye bas dedi yankı. Eli titredi. Eve gitmeli uzanmalıydı. Elini düğmeye götürdü ve bütün her şeyi unutarak bastı. 1500 fit deyiz yükselmelisin dedi yankı. Hızla yükselmek için kolu çekti.Bir terslik vardı sanki. Kolu çekmesine rağmen yükselmiyor alçalıyordu sanki. Eve gitmem lazım dedi panikle.

-V-
Sımsıkı sarıldı bezden, iğreti dikilmiş bebeğine. Korkusu arttıkça sarılışındaki şiddette artı. Sesler kesilmiyordu bir türlü. Keskin, ürkütücü. Sıktı bebeğinin kolunu. Seslerin gitmesi umuduyla. Karanlık ve seslerin yaklaştığını duyumsadı bir an. Bebeğinin kolunu biraz daha sıktı güç almak için. Her şeyin çabucak bitmesini diledi bir an.Yüreğinin yeriden çıkacakmış gibi atan sesinin duyulmasından korktu. Bebeğinin kolunu bir kez daha sıktı hızlıca. Karanlığın içinden gelen ses kopardı aldı. Geriye kolu kopmuş bezden bebeği bırakarak.

-VI-
19:30 haberlerinden kısa başlıklar.Dün gece sıcak çatışmalar yaşandı.Bomba atan uçaklardan biri düşürüldü.Uçaktaki asker yaralı ele geçirildi. Ölü sayısı bilinmiyor. Bilinse de sizin için önemli değil. Kendi acınızı ve başkalarının acılarını unutmak için kanal değiştirebilirsiniz.

-VIII-
"Hüzün acının unutulmaması için kalplere verilendir" dedi 6.yy Arapça'sı. "Acı uzun bir yolculuğun soluklanmasında hissettiğindir" dedi 11 yy. Latince'si. "Acı ruhun fiyakasıdır" dedi 20.yy. Türkçesi. "Acı geleceği olmayan birbiri ardı sıra tamamladığın günlerde hissettiğin ve unuttuğunu zannettiğin anların sana tecrübe olarak dönüşümüdür" dedi 3 yy.’dan gelen bir ses. Son noktayı "Acı unuttuğun ve unutturulan her şeydir" diyerek noktaladı 21.yy’dan gelen rüya.

“Unutamıyorsam, acı nedir o zaman?” diye sordu çocuk anne kılıklı kediye.





-alıntı-

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 401
favori
like
share