Anne karnındaki bebek (fetus) amniyon sıvısı adı verilen bir sıvı içinde bulunur. Bu sıvı
rahim içindeki bebeği dışarıdan gelecek travmalara karşı koruduğu gibi bebeğin büyümesi ve
gelişmesine de olanak sağlar. Gebeliğin çeşitli dönemlerinde değişik miktarlarda olan
amniyon sıvısı dinamik bir yapıya sahiptir. Gebeliğin son aylarında günde yaklaşık 150ml.
sıvı döngüsü olur ve ortalama miktarı yaklaşık 800-1000 mililitredir. Gebeliğin ikinci 3
ayında amniyon sıvısının tamamı 3 saatte değişmektedir.
Amniyon sıvısının döngüsü başlıca fetüsün sıvıyı yutması ve idrarını yapması
fonksiyonlarıyla gerçekleşmektedir. Bu fonksiyonlarda herhangi bir bozukluk amniyon
sıvısının azlığı veya fazlalığı ile sonuçlanabilir. Fetüste ösefagus (yemek borusu)
yokluğu trakeoösefageal fistül (yemek borusu ile nefes borusu arasında delik) varlığı veya
buna benzer durumlarda yutma fonksiyonu normal şekilde olmayacağından amniyon sıvısı
fazlalığı (polihidramnios) görülür. Yine; böbrek yokluğu idrar yollarında tıkanıklık gibi
durumlarda fetüs idrarını yapamayacağından amniyon sıvısının azlığı (oligohidramniyos)
ortaya çıkmaktadır.

Oligohidramniyos amniyon sıvısı miktarının 500ml.'den az olması durumudur.

Oligohidramniyos nedenleri şunlardır:

Böbrek yokluğu (birinin veya her ikisinin)
İdrar yollarında tıkanıklık oluşturan durumlar
Fetüse ait bazı anomaliler
Zarların erken yırtılması
Gün aşımı
Plasentada fonksiyon bozuklukları
İntrauterin gelişme geriliği
Normalde tüm doğumlarda bebekte anomali yaklaşık %18 oranında görülürken oligohidramniyos
olgularında %7 oranında fetüs anomalisi saptanmıştır.

Oligohidramniyos ultrasonografi ile tanısı konulan bir durumdur. Gebeliğin son
haftalarında amniyon sıvısının miktarının hesaplanmasında amniyotik sıvı indeksi (Amniotic
fluid index=AFI) ölçümü kullanılmaktadır. Anne karnı dört bölgeye ayrıldığında her bölgeden
alınan amniyotik sıvı miktarı ölçümleri toplamı amniyotik sıvı indeksini verir. Normali
100-250mm. olan bu ölçüm 50mm.den az olduğunda oligohidramniyos kabul edilir.

Oligohidramniyos varlığında fetusa ait potansiyel riskler göz önünde bulundurulmalıdır.
Sıvı azlığı nedeni ile fetusun rahim içinde hareketinin kısıtlanması oksijen ve besin
alışverişinde bazı aksamalar söz konusu olabilir. Tersi de söz konusudur. Yani; fetusun
sağlığında oksijen alışverişinde bir sorun varsa da yine amniyon sıvısının azalması
görülebilir. İleri gelişme geriliğinde oligohidramniyos fetal stresin arttığını gösterir.

Gebeliğin çok erken dönemlerinde oligohidramniyos tespit edilmesi fetusa ait risklerin
artmasına neden olur.

Oligohidramniyos saptandığında gebeliğin son ayında ise veya gün aşımı varsa bebek
doğurtulur. Daha erken dönemde görülürse ve bebekte bir anomali saptanmamışsa
amniyoinfüzyon yöntemiyle amniyon boşluğuna sıvı verilmesi uygulanabilir. Amniyoinfüzyon
yöntemi her zaman başarılı olamamakta ve erken doğum engellenemeyebilmektedir.



alıntı

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 743
favori
like
share