Aksaraydaki Göller - Tuz Gölü Hakkında


İç Anadolu Bölgesinde, doğudan Kızılırmak masifi, güneyden Obruk, batıdan Cihanbeyli ve kuzeyden Haymana platolarıyla çevrili çukur alanın kuzeydoğusundaki en alçak bölümünde yer almaktadır.

Türkiye'nin Van Gölünden sonra ikinci büyük gölüdür. İdari olarak Aksaray, Konya ve Ankara illeri sınırları içindedir.

Kapalı bir havzada yer alan göl, jeolojik olarak tektonik kökenlidir.

Büyüklüğüne karşın ülkemizin en sığ göllerinden biridir. Derinliği birçok yerde 0.5 metreyi dahi bulmaz. Suyun bol olduğu ilkbahar aylarında göl alanı 164 200 hektara ulaşır. Türkiye'nin en az yağış alan yeri olduğu için akarsu bakımından çok fakirdir. Önemli sayılabilecek akarsuları, güneyden göle giren Bağlıca ve Kırdelik suları, ,Eşmekaya kaynakları ve batıdan giren İnsuyu ile doğudan gelen Peçenek suyudur.

Ancak, bu suların tamamına yakını yazın kurur ve göle ulaşamaz. Aşırı buharlaşmanın da etkisiyle gölün tamamına yakını kurur. Kuruyan bölgelerde 30 cm'yi bulan tuz tabakası oluşur. Sadece ülkemizin değil dünyanın da en tuzlu göllerinden biridir. Suyun yoğunluğu 1.225 gr/cm3'dür. Tuz oranı ise %32'4'dir.


Gölde, tuz konsantrasyonunun yüksekliği nedeniyle sucul bitkilere rastlanmaz. Göl çevresinde, ancak akarsu etkisinde kalan bölgelerde tuza dayanıklı, seyrek bitki örtüsüne rastlanır.


Türkiye'nin tuz ihtiyacının büyük bir bölümü buradan karşılanır. Kuş varlığı yönünden Türkiye'nin en zengin göllerinden biridir. Kışın kapladığı çok geniş su alanı su kuşları için önemli bir kışlama alanı oluşturur. Ayrıca, Tuz Gölü civarında, Tuz Gölü ile ekolojik olarak ilişkili, Kulu Gölü, Samsam Gölü, Uyuz Gölü, Kozanlı Saz Gölü, Boluk Gölü, Tersakan Gölü, Eşmekaya Gölü ve Hirfanlı Barajı gibi değişik karakterde irili ufaklı pek çok sulak alan mevcuttur.

Bu alanların birbirine çok yakın ve değişik karakterde oluşu; farklı habitat istekleri olan değişik türde ve çok zengin bir yaban hayatının barınmasına, beslenmesine ve üremesine olanak sağlayan eşine az rastlanır değerde sulak alanlar kompleksi oluşturmakta, bu durum gölün önemini daha da artırmaktadır.

Göl ve çevresinde, tuzlu ortamlara uyum sağlanmış olan Flamingo, Kılıçgaga, Angıt ve benzeri kuşların yanısıra, yağmurcunlar, turnalar, yaban kazları ve yaban ördekleri gölde büyük topluluklar oluşturmakta, göl çevresinin nisbeten ıssız oluşu nedeniyle, etraftaki su birikintilerinde, mer'alarda ve ekili alanlarda rahatça beslenmekte, kışın en soğuk günlerinde dahi donmayan göl sularında yüzebilmektedirler.

İlkbaharda göl içinde oluşan adalar bataklıklar bataklık kırlangıcı, suna, angıt, çamurcun, kılıçgaga, kocagöz ve martı türlerinin kuluçka yapmalarına imkan sağlamaktadırlar.

Tuz Gölü, flamingoların ülkemizdeki en önemli kuluçka alanıdır. Gölün orta kesimlerinde herbiri 5-6 bin yuvadan oluşan dev kuluçka kolonileri bulunmaktadır.

Ankara'nın güneydoğusundaki Şereflikoçhisar'a yaklaşırken, batıya doğru parlayan ışık size Tuz Gölü'nün yaklaştığını bildirir. Tuz kristallerinin şiddetli beyazlığı ve parıltısı aldatıcı bir biçimde kar ve buz gibi görünür. Kenara yaklaştığınızda bile ayakkabı ve çoraplarınızı çıkarırken kendinizi dondurucu bir duyguya hazırlarsınız. İlk adım sürprizdir, ikincide beklentilerinizi tekrar düzenlersiniz ve üçüncüde ayağınızın altındakinin gerçekten de tuz olduğuna ikna olursunuz. Ve yaşamın en gerekli unsurlarından biri olan tuz hakkında düşünmeye başlarsınız. Tuz, insan vücudunun yüzde 3.5'ini oluşturur. Bu, doğanın dengesinin olağanüstü bir kanıtıdır, çünkü dünya denizlerindeki tuz oranı da yüzde 3.5'tir. Arasıra çamurlu bölgelere batmayı umursamazsanız kauçuk çizmeler giyerek göl boyunca uzun bir yürüyüşe çıkabilirsiniz.

Su yüksekliği çoğu zaman birkaç santimetreyle yarım metre arasında değişir, fakat Beyşehir Gölü'nden taşan su kanallar yoluyla Tuz Gölü'ne döküldüğünde derinlik 30-40 santimetre artar. Su seviyesi yükseldiğinde gölün ekolojik dengesi bozulur. Buharlaşma azalır, suyun atmosfer ve yer arasındaki çevrimi düzensizleşir.

Tuz Gölü, Melendiz ırmağı, pek çok küçük akıntı ve yeraltı tuzlu su kaynaklarıyla beslenir. Göldeki üç tuz yatağı yılda bir milyon ton, yani Türkiye'nin toplam ihtiyacının %64'ü kadar tuz üretir. Doymuş tuzlu suyun Kaldırım, Kayacık ve Yavşan tuz yataklarına dökülmesine izin verilir ve tuz çökeldiğinde su tekrar çektirilir. Sonra tuz, geniş bir demiryolu ağı boyunca göl kıyısındaki ambarlara doğru yol alan vagonlara doldurulur. Tuz buradan kamyonlarla esasen Şereflikoçhisar'da bulunan özel tuz işleme fabrikalarına götürülür. Burada tuz tüm Türkiye'ye dağıtılmak üzere defalarca kez yıkanır, kurutulur ve paketlenir. Osmanlı döneminde göl etrafında doğal olarak oluşan tuz blokları kırılırdı ve göl kıyısında tüccarlara satılırdı. Tuz develere yüklenir ve her yöne taşınırdı. Sonraki yıllarda ambarlar inşa edildi ve sonra her yıl gölün değişik kısımlarından tuz elde edilmesini mümkün kılan ve raylar arası mesafesi dar olan bir demiryolu kuruldu. Bu, bugün kullanılan daha verimli tuz yataklarının kurulduğu 1970lere kadar devam etti.

Tuz Gölü, 1500 kilometrekarelik alanıyla Van Gölü'nden sonra Türkiye'nin ikinci büyük gölüdür. Göl çevresinde ülkenin değişik kısımlarından gelen insanların kurduğu pek çok yeni köy vardır. Burada stok çiftçiliği ve tarım uygulanır. Kıyı kesiminde özellikle kavun ve karpuz tarlalarından çok etkilenirsiniz. Göl sularına batırılan herhangi bir nesnenin kısa sürede tuz tabakasıyla kaplanmasına rağmen göl kıyısına yakın büyüyen kavunlar harika bir şekilde tatlıdır. Burada pek çok çömlekçi bulunur ve ustaların Türkiye'nin ve dünyanın başka hiçbir yerinde üretilmediğini iddia ettiği su kavanozları üretilir.

İç Anadolu Bölgesinde yer alan Tuz Gölü Türkiye'nin ikinci büyük gölü olup meydana gelmesi tektoniktir. Tuz Gölü tüm yağışlarını kış aylarında alırken yazın göle giren su yoktur. Göl içinde suyun tuz konsantrasyonu çok yüksek olduğu için suda yaşayan bitkilere rastlanmaz. Göl çevresinde geniş bir alanda çok zayıf tuzcul floraya rastlanır. Tuz Gölü'nü besleyen sular doğuda Şereflikoçhisar'dan geçen Peçenek Suyu, güneyde Eskil'den göle giren Bağlıca ve Kırkdelik suları ile Eşmekaya kaynakları, güneybatıda Tersakan ayağı ile batıda Cihanbeyli'den gelen İnsuyu'dur.

Tuz Gölü ile yakın ilişkide olan göller Tuz Gölü ile bir ekosistem bütünlüğü arz etmektedir.Yakın çevresindeki göller Tersakan Gölü, Bulak Gölü ve Kulu Gölleridir.
Tuz gölü kışın kapladığı geniş su alanı ile su kuşları için önemli bir kışlama bölgesidir. Uluslararası kriterlere göre A sınıfına giren bir sulak alandır. Kış aylarında çok sayıda Sakarca Kazı gölde barınır ve çevredeki tahıl ekili alanlarda beslenir. İlkbaharda göl içinde oluşan adalarda ve göl kıyısındaki bataklıklarda suna, angıt, çamurcun, büyük yağmurcun, kocagöz, ince gagalı martı, gümüşü martı ve bataklık kırlangıcı kuluçkaya yatmaktadır. Gölün ornitolojik önemi yurdumuzda en büyük flamingo kolonisinin kuluçka alanı oluşudur.




Doğal Hayatı Koruma Vakfı Tuz Gölü Yönetim Planı

Tuz Gölü, sahip olduğu biyolojik çeşitlilik değerleri bakımından hem ülkemizde hem de dünyadaki sayılı alanlardandır. Önemli Bitki Alanı, Önemli Kuş Alanı, 1. Derce Doğal Sit Alanı ve Özel Çevre Koruma Alanı olan Tuz Gölü, aynı zamanda Ramsar Kriterleri bakımından Uluslararası Öneme Sahip bir sulakalandır.

Konya Kapalı Havzası’nın bir parçaşı olan Tuz Gölü’nde başlıca 2 sorun vardır: Öncelikli olarak göl kurumakta, ve aynı zamanda da kirlenmektedir.

Tıpkı ülkemizdeki diğer sulakalanlar gibi, Tuz Gölü de yanlış tarımsal uygulamalar sonucunda kurumakta ve küçülmektedir. Gölü besleyen yüzey sularına barajlar yapılmış (Melendiz Nehri-Mamasın Barajı) ve besleyen kaynaklardaki sular azalmıştır.(Peçeneközü Deresi-Şereflikoçhisar) Gölü besleyen yeraltı suları da yoğun kullanım baskısı altındadır. Tarımsal sulama nedeniyle, Konya Havzası’nda ve Tuz Gölü Alt Havzası’nda her sene yeraltı su seviyeleri ortalama 1-2 metre düşmektedir.

Sonuç olarak havzada kısıtlı olarak bulunan su kaynakları; plansız ve günübirlik hesaplar içinde tüketilmektedir. Başlıca sorun olan kurumanın yanısıra, kirlilik de Tuz Gölü için önemli bir sorundur. Konya ve Aksaray şehirleri ile Kulu – Şereflikoçhisar – Cihanbeyli - Eskil ilçelerinin evsel ve endüstriyel atıkları ve ayrıca binlerce ton tarımsal atık, herhangi bir arıtıma tabi olmadan yıllardır Tuz Gölü’ne akıtılmaktadır.

Alanın 3 farklı ilin idari sınırı içinde yer alması (Konya, Aksaray, Ankara), etkin bir yönetim sürecinin olması için sürekli bir işbirliği, iletişim ve etkili bir koordinasyonu gerektirmektedir.

Tuz Gölünün sorunlarına çözüm bulmak üzere tüm ilgi grupları (özel sektör, kamu, üniversiteler ve STKlar) ÖÇKKB koordinasyonunda ve WWF Türkiye’nin etkin desteğinde katılımcı bir süreçte çözüm önerilerini etkinliklere dönüştürmüş, bu etkinlikleri Yönetim Planı altında bir araya getirmiş ve uygulamaya başlamıştır. 2004 yılından bu yana devam eden Yönetim Planı süreci kapsamında bölgede gerçekleştirilen birçok toplantıda, yöre halkı sorunlarını ve çözüm önerileri kamu kurumu, üniversite ve STK temsilcileri ile tartışmışlardır. Yaklaşık 1 yıl devam bu katılımcı süreç sonucunda Tuz Gölü Yönetim Planı hazırlanmıştır. Özel Çevre Koruma Kurumu ve WWF-Türkiye’nin koordinasyonunda halen Yönetim Planı uygulanmaktadır.

Yönetim Planı’nın daha etkin bir şekilde hayata geçirilmesi ve takip edilmesi için ÖÇKK başkanlığında bir Tuz Gölü Platformu kurulması planlanmıştır. Bu platform kapsamında oluşturulacak Yürütme Kurulu ve Alt Çalışma Grupları’na ilgi grupları temsilcileri doğrudan katılabileceklerdir.

Yönetim Planı kapsamında, ÖÇKK, İller Bankası ve Belediyelerin ortak çalışması sonucunda atıksu arıtma ve katı atık depolama tesisleri ile ilgili önemli gelişmeler olmuş, tesislerin finansman bulma süreci başlamıştır. 2-3 sene içerisinde tesislerin yapımının bitmesi ve kirlilik sorununun öenmli ölçüde çözülmesi hedeflenmektedir.

WWF Türkiye, Tuz Gölü Yönetim Planının etkin, devamlı ve katılımcı yapısı için sürece destek vermektidir. Ayrıca yönetim planında üstlendiği etkinlikleri gerçekleştirmektedir.

Yönetim Planı kapsamında, bölge çitfçisinin tarımsal su tasarrufu ve doğru sulama teknikleri konusunda bilgilendirilmesi ve örnek projelerin hayata geçirilmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda, WWF-Türkiye alanda örnek bir damla sulama uygulama projesi gerçekleştirmiştir. Altınekin ilçesinde bir çiftçiye verilen mali ve teknik destek ile çok su tüketen bir bitki olan şekerpancarından damla sulama uygulaması yapılmış ve %75e varan su tasarrufu sağlanmıştır.

WWF-Türkiye ayrıca, Cihanbeyli Meslek Yüksekokulu tarafından yürütülen “Cihanbeyli-Altınekin Damla Sulama Uygulamaları ve Eğitimi Projesi”’ne mali ve teknik destek vermiştir. Bu proje ile 2 farklı tarlada örnek uygulama ve birçok çiftçi eğitim toplantısı gerçekleştirilmiş, akılcı su kullanımı Cihanbeyli ve Altınekin ölçeğinde yaygınlaştırılması hedeflenmiştir.

Eğitim etkinlikleri, damla sulama tekniklerinin bölgede yaygınlaştırılması, kaçak kuyuların izlenmesi ve atıksu arıtma tesislerinin yapılması Tuz Gölü Yönetim Planı kapsamında devam eden başlıca çalışmalardır.

WWF-Türkiye olarak Tuz Gölü için hedefimiz; alandaki örnek uygulamaların yaygınlaşması, Tuz Gölü Yönetim Planı’nın ÖÇKKB koordinasyonu, Belediyeler Birliği ve WWF Türkiye desteğinde başarıyla uygulanması ve Tuz Gölü Yönetim Platformu’nun Konya Kapalı Havzası için bir model olmasıdır. Benzer bir Yönetim Modeli Konya Havzası için de gelecekte oluşturulmalıdır.


Kaynak: aksaray valiliği

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4852
favori
like
share