Çocuklar her yaşta arkadaş edinme potansiyeline sahiptir. En küçük bebek bile bir yaşıtını gördüğünde ona yaklaşmaya çalışır. Sesle veya dokunarak tepki verir. Bu zararsız dokunuşlar şiddetlenmeye başladığında arkadaşlarla ilgili problemler de başlamış olur.

“Dostluk mantar yemeği gibidir. Zehirli olup olmadığı ancak yendikten sonra belli olur.”
Uzakdoğu Atasözü

Çocuk küçükken anne-babalardan sık sık duyulan “arkadaşı kızımın saçını çekti” “eyvah oğlum kötü sözler söylüyor arkadaşlarından öğrendi herhalde” ya da “çocuğumuz arkadaşlarını ısırıyor” sözleri çocuk ilkokul çağlarına geldiğinde tatlı birer anı olarak hatırlanır. Çünkü başka başka problemler başlamıştır. Arkadaşlar arasında gruplaşmalar bu dönemde başlar. Gruplar arasındaki çatışma ve kıskançlıklar da bu dönemin problemlerindendir. Arkadaşlardan yeni ve hoş olmayan sözlerin öğrenilmesi de muhtemeldir. Bu dönemde bütün kaygıların arasına bir de akademik başarı kaygısı eklenir ve anne-baba başarısızlık durumunu arkadaş seçimine yükleyebilir. Bu kısmen doğrudur da. Arkadaşlar çocukları ve hatta yetişkinleri sandığımızdan daha kötü ve sandığımızdan daha iyi yönde etkileyebilirler. İyi bir arkadaş insanı doğruya yaklaştırırken kötü bir arkadaş yanlışa sürüklenmesine sebep olabilir. Ki çocuklar dış etkenlere çok daha fazla duyarlı olduğundan arkadaşların onlar üzerinde etkisi daha çoktur.

Eğer çocuğunuzun arkadaşları tarafından kötü etkilendiğini düşünüyorsanız problemin gerçekten arkadaştan kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılmasıdır. Çünkü arkadaş ne kadar önemli olsa da tek etken değildir. Bunun için o arkadaş ve hatta ailesi yakından tanınmaya çalışılabilir. Bu araştırma sonucunda da çocuk için uygun arkadaş olmadığına karar verilirse çocuğa arkadaşların önemi ve nasıl olması gerektiği konusu uygun bir dille açıklanmalıdır. Zaten doğru arkadaş konusunda bilinçli olan bir çocuğun hata yapma ihtimali düşüktür. Yalnız bazı durumlarda çocuk arkadaşının yanlış taraflarının farkında olmayabilir ve sizin göstermeye çalıştığınız şeyleri görmeyi reddedebilir. Ne de olsa çocuklar inatçı olma özelliğine sahiptir.

Böyle zamanlarda sabırlı olunması fevri davranılmasından daha iyi sonuçlar verecektir. Eğer arkadaşlık okul ortamında sürmekteyse öğretmenle irtibata geçmek de bir yoldur ancak çocuğun bundan haberdar olmaması gerekir. Çünkü böyle bir durumda arkasından iş çevrildiği fikrine kapılabilir ve bu da güven kaybına ya da sizinle daha da zıtlaşmasına sebep olabilir.
Sonuç olarak arkadaşlığın sizin kontrolünüzde sürmesini sağlamak en iyi yoldur. Çocuğun arkadaşını eve davet etmesi sağlanabilir ya da birlikteyken neler yaptıkları konusunda çocuktan bilgi alınabilir. Bu şekilde ılımlı davranmanın iki sonucu olabilir ya çocuk arkadaşının kendisine uygun olmadığını anlar ve bu olay ona bir hayat tecrübesi olarak yazılır ya da sizin çocuğunuz o “kötü” çocuğun “iyi” arkadaşı olur ve buradan güzel bir dostluk doğar.
Ne kadar kontrol
Çocukların arkadaş seçimlerinde her an müdahil olmak ne kadar yanlışsa hiç karışmamak her şeyi onların kararlarına bırakmak da o kadar yanlıştır. Anne-baba ilk olarak çocuğa yol göstermeli sonrasında da denetleyici olmalıdır. “Onu bırak bunu al” dememeli ancak aldığı şeyin ne olduğunu da yakından incelemelidir. Kontrol olmazsa “iyi” arkadaşlarla bile kötü yollara girmek mümkündür.

Çocuklar kötü arkadaş problemi yanında iyi arkadaşlarıyla da problem yaşarlar. Böyle durumlarda çok üzülmelerinin yanı sıra sinirli tavırlarıyla anne babayı da üzmeleri olasıdır. Burada sizin de sinirlenmeniz olayı daha da zora sokacaktır. Bunun yerine çocuğun problemi paylaşması sağlanabilir. Bazen problemi paylaşmak bile çocuğun rahatlamasına sebep olur. Bunun yanı sıra bir de kendinizden örnekler vererek durumun geçici olduğunu anlatmanız olayın daha çabuk çözülmesine yardımcı olur.

Çekingen içine kapanık çocuklar arkadaşlık kurmakta zorlanabilirler. Bu tip durumlarda anne babanın çocuğu aktif olabileceği hatta bazı becerilerini geliştirip gösterebileceği sosyal ortamlara sokması yarar sağlayabilir. Böyle ortamlarda çocuk grup çalışmasında bulunmak zorunda kaldığı gibi gelişen bireysel yeteneklerini de etrafındakilere göstermekten çekinmeyecektir. Böylece iletişim kurmanın bir yolunu keşfeder ve bunu zamanla bulunduğu diğer ortamlara da taşıyabilir. Bazı vakıfların ve belediyelerin düzenlediği kurslar yaz spor okulları çocuğa gereken sosyal çevreyi yaratabilir.

ZORAKİ ARKADAŞLAR

Çocukların karşısına anne babanın seçtiği zoraki bir arkadaş sunmak çocuğun yapısına göre değişik tepkilere yol açabilir. Kimi çocuk ilk defa karşılaştığı bir uyarıcıya karşı beslediği merak duygusunu bu yeni arkadaşa doğru yönlendirirken kimisi de zorla önüne sunulan birçok şeye yaptığı gibi elinin tersiyle itebilir. Böyle durumlarda çocuğu arkadaşlık kurması istenen çocukla daha doğal bir biçimde karşılaştırmak olumlu yanıt verebilir. Örneğin bir misafirlik ortamında çocukların birbirlerine yaklaşması için itici kuvvet olmadan hatta biraz da ilgisiz davranarak onların kendi girişimleriyle iletişim kurmalarını beklemek yarar sağlayabilir. Bir süre sonra çocukların birbirlerine yaklaşmaları kaçınılmazdır. Ortada hiçbir zorlayıcı unsur bulunmadığından
“İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.“

Mevlana
“Müdahaleci değil denetleyici olun”
Unutulmamalıdır ki arkadaş yalnızca problem değildir. Aynı zamanda çocuğun psiko-sosyal gelişiminin çok önemli bir parçasıdır. Arkadaşlıklarını yaşamalarına müsaade edin. Müdahaleci değil denetleyici rolünüzü ön plana çıkarırsanız çocuğunuzla her konuda olan iletişiminizin olumlu yönde değiştiğini göreceksiniz. Her şey sizin kontrolünüzde ancak onların elinde olmalı
Yapılması gereken en doğru hareket yaştan bağımsız olarak kurulan bu yeni arkadaşlıkta her şey sizin kontrolünüz altında ancak onların elindedir.



alıntı

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 393
favori
like
share