Saçların çözsün bulutlar ra'd kılsın nâleler
Kabrim üzre Haşr'e dek yansın göyünsün lâleler

Şâh-ı gül devrânıdır yelsin yöpürsün bâd-ı subh
Gonca vü servin ayağına su döksün jâleler

Hastelikten şöyle tenhâyım bu gurbet-hânede
Penbe ile ağzıma sû damzurur tebhâleler

Kan yudup ölenlerin derd-i derûnun yazmağa
Bir varaktır lâlenin ağzında her pergâleler

Şol kadâr od yaktı âhım başlarınâ Âhî kim
Göklere ağdı göçüp benden figâan ü nâleler.


Günümüz Türkçe'siyle:

Saçlarını çözsün bulutlar gök gürlemesi kılsın iniltiler
Kabrim üzre Kıyamet'e dek yansın göyünsün lâleler

Gülün sürgün zamanıdır yelsin yüpürsün tanyeli
Koncanın ve selvinin ayağına su döksün çiyden taneler

Hastalıktan öyle yalnızım ki bur gurbet evinde
Pamuk ile ağzıma damlatarak uçuklar su verirler

Kan yutup ölenlerin gönül dertlerini yazmaya
Birer yapraktır lâlenin ağzındaki çiçek dilimler

O kadar ateş yaktı ki ahım başlarına Âhî ki
Göklere ağdı göçüp benden çığlık ve inlemeler



Ahde vefâ eylemedün öyle mi (Gazel)
Ahde vefâ eylemedün öyle mi
Terk-i cefâ eylemedün öyle mi

Bir dem ayağun tozını gözüme
Kuhl-i cilâ eylemedün öyle mi

Gül yüzüne karşı gönül bülbülin
Perde-serâ eylemedün öyle mi

Şemme-i zülfünle meşâmın dilün
Gaaliye-sâ eylemedün öyle mi

Ahmed'i öldüriserin der idün
Ahde vefâ eylemedün öyle mi


Açıklama: Müfteilün müfteilün fâilün

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 7991
favori
like
share