Günümüzde psikiyatrik bozukluklar arasında belki de en çok adı geçen ve tanınanı depresyondur. Onu sadece yaşamları boyunca kadınların %10-25 gibi yüksek bir oranını etkilediği için değil, ölümle biten intihar girişimlerine dek uzanan ürkütücü sonuçlarından dolayı da tanıyoruz.

Depresyon;

keyifsiz, hüzünlü, mutsuz, ağlamaklı ruh hali,
sevilerek ve ilgiyle yapılan aktivitelere yönelik hevesin azalması, onlardan eskisi gibi zevk alamama,
iştahsızlık, kilo kaybı veya çok fazla yeme,
uykusuzluk veya aşırı uyku,
çoğu zaman başkaları tarafından da gözlenebilen huzursuzluk veya aşırı ağırlaşma hali, hareketleri sürdürmede yavaşlama,
bitkinlik ve enerji kaybı,
kendini değersiz bulma, sıkça eleştirme, gereksiz yere suçlama,
dikkat toplamada güçlük, kararsızlık,
ölüm isteği ('ölsem de kurtulsam') veya kendini öldürme planları yapma, intihar girişiminde bulunma gibi bir dizi belirtiyi kapsar.
Depresyon belirtilerinin bazıları (örneğin keyifsizlik, ilgi azalması veya dikkat dağınıklığı gibi) kısa süreli ve hafif düzeyde yaşanabilir. Bunlar yaşadığmız hayal kırıklıkları veya kayıplar sonrasında beklenebilir tepkilerdir. Ancak sayıca fazla, yoğun ve iki haftadan uzun süren belirtiler daha dikkatli yorumu ve psikiyarik değerlendirmeyi gerektirir.

Depresyon kronikleşme ve tekrarlama olasılığı olan, ancak tedavi edilebilir bir ruhsal bozukluktur. Tedavi biçimine (ayaktan ya da hastaneye yatarak, ilaç ya da ilaç dışı tedaviler gibi) psikiyatri uzmanı karar verir. Erken girişimlerin hastalığın sonucunu olumlu yönde etkileyeceği unutulmamalıdır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 426
favori
like
share
FadiK Tarih: 13.11.2005 12:04
sagolasin bilgilerin icin cok tesekkürler ebruly
Wish Tarih: 01.11.2005 23:40
bilgilerin icin tskrler...