[COLOR=chocolate]
Göz yaşlarımı biriktiriyorum, ilerde kendime ait bir göl yapacağım. Kenarında küçük, ağaçtan bir ev olacak. İçine küçük çiviler çakıp, özenle sakladığım büyük özlemlerimin resmini asacağım. Şömine de yalnızlığımdan kestiğim kuru odunlar yanacak ve ısıtacak içerisini, içimi...Serseri ruhumun postunu önüne serip, üstünde, itinayla yaşadığım sevdalarımın yıllanmış şarabını içeceğim. Neden çalmıyor diye düşünebileceğim bir telefonum olmayacak. Beni bulmak isteyenler, sessizliğimin içindeki sesi takip ederek kapımı çalabilecekler..ki bu ses sadece duymak isteyenlere duyuracak kendini....Kapımın önünü, filtresini çocukluğumun renkli düşlerinin ateşlediği bir gaz lambası aydınlatacak. Bahçemde umutlarımla sulayacağım ve her mevsim yüzünü gösterecek çiçekler açacak. Pencere kenarlarına, tutkularımı yoğurarak yaptığım saksıları yerleştireceğim. Perdeler, inatçılığımın işe yaramayan parçalarından arta kalanlardan yapılacak ve güneş her sabah o perdelerin arasından sızarak, vücudumun bir kadın olduğunu unutan yaralı yanlarını uyandıracak. Şarkılarımın öksüz kalan notalarını, bir anne iç güdüsüyle büyütüp; yemeyip yedirecek, giymeyip giydireceğim..Şarkılarım bir aile özlemi çekmeden atılacak hayata..bildiğim her şeyi onlara öğretip, gün be gün güzelleştiklerini görerek sevineceğim. Kelimelerimin bekareti zamanı gelince bozulacak ve kelimelerim istedikleri cümlelerin içine girip, orgazmın doruklarına onları okuyan gözlerle beraber çıkacaklar.

Güneş batımlarında, üstüme, yaklaşan karanlığın montunu alarak, kurduğum iskeleden göle olta atacağım. Misinama takılan balıklar, mangalda bekleyen heyecanlarımın kömüründe kızaracak. Her akşam masamda bir otuzbeşlik hüzün, bol zeytinyağlı gönül salatası, üstünde bir demet maydanoz olan umut dolu bir haydari ve beyazlığını düşlerimden alan bir parça peynir olacak. Sigaramın dumanını alsın diye masanın bir köşesine de, cevapsız kalan sorularımdan yaptığım bir mum yakacağım.

Şarkılar sırayla dudaklarımı ziyarete gelecek, hüznümün tuzlu göz yaşlarını melodilerimin içinde başıma taç yapacağım. Sıradan bir günün sıradan bir gecesinden geçerken, şarkılar gözlerimi uzaklara taşıyıp yakınlarıma getirecek. Özenle sakladığım bol köpüklü isyanlarımı yolluk namına içeceğim...sorhoşluğum sadece sadık yarim yalnızlığımdan gelecek. Başımı yalnızlığımın omzuna yaslayıp, ıslanan gözlerimi ellerimin yorgun parmaklarıyla sileceğim. Hiç belli olmaz, belki de gereksiz korkularımın tahtalarından yaptığım sallanan saldalyemde geceye dalacağım. Olur da sızmazsam eğer, içimde hep benimle beraber olan sevimli haylazlığıma sarılarak uyuyacağım. Vadesi çoktan dolmuş ve sabırla beklenilen sıcak kavuşmalar girecek düşlerime ve her sabah yüzümde bu düşlerin bıraktığı buruk gülümsemelerle uyanacağım. İnkar edeceğim aynaya yansıyan sevimsiz bakışlarımı ve endişelerime inat, elinde balonla bekleyen çocuk yüreğimin kapısını sevdaya aralık bırakacağım.

Evet...göz yaşlarımı biriktiriyorum..İlerde kendime ait bir göl yapacağım. Kenarında küçük ve ağaçtan bir ev olacak. Evim çok güzel olacak...ve ben utanmadan sevişeceğim o evde bütün güzelliklerle..Ağaçlar bile kıskanacak ve gölgesini düşürecek en derin sohbetlere.

Göz yaşlarımı biriktiriyorum...İlerde kendime, sularında çırılçıplak yüzebileceğim bir göl yapacağım..

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 311
favori
like
share
suskun yüregim Tarih: 08.11.2005 01:17
yarali yagan yagmurlarin gözyaslari gibi bende gözyaslarimi biriktiriyorum nedenini sorma bende bilmiyorum belki bir gün lazim olur diye belki kanyan yaralarima sararim diye belkide senin icin biriktiriyorum..

ellerine yüregine saglik güzel bir paylasim
hOney Tarih: 05.11.2005 14:53
Ellerine yüregine saglik.. :79: