prokaryot ve ökaryot hücrelerin özellikleri

PROKARYOT HÜCRE İLE ÖKARYOT HÜCRE ARASINDAKİ FARKLAR
Elektron mikroskobunun geliştirilmesiyle birlikte, biyologlar hücre içi yapıları inceleme fırsatı buldular. Bu araştırmalar sonunda canlılar aleminde iki temel hücre tipi olduğu ortaya çıktı: prokaryotik ve ökaryotik hücre. Yapısal olarak daha basit olan prokaryotik hücre yapısı sadece bakterilerde bulunur. Diğer bütün organizmalar yani protista, fungi (mantarlar), bitkiler ve hayvanlar, daha karmaşık olan ökaryotik hücre yapısına sahiptir.

Prokaryot hücre Ökaryot hücre
Her iki hücre tipinde ortak olan özellikler:
* Benzer yapıda hücre zarı.
* Genetik bilginin DNA aracılığıyla kodlanması ve aktarılması.
* Transkripsiyon ve translasyon mekanizmalarının ve ribozomların benzer olması.
* Ortak metabolik yolların bulunması. (ör: glikoliz)
* Kimyasal enerjiyi ATP olarak depolamak için kullanılan mekanizmanın benzer olması (prokaryotların hücre zarında, ökaryotların mitokondri zarında).
* Benzer fotosentez mekanizmaları.
* Zar proteinlerini sentezleme ve hücre zarına yerleştirmede kullanılan mekanizmanın benzerliği.
* Benzer yapıda proteazomlar (protein sindiren yapılar).
Ökaryotik hücrede bulunup prokaryotlarda bulunmayan özellikler:
* Hücrede, çekirdek adı verilen ve bir zarla sitoplazmadan ayrılan bir bölümün bulunması. Çekirdek zarında bulunan karmaşık yapılı porlar (delikler).
* DNA ile birlikte mitoz bölünme sırasında sıklaşabilme özelliğine sahip proteinlerin bulunması.
* Karmaşık yapılı zarsı sitoplazmik organellerin bulunması.
* Oksijenli solunum için özelleşmiş sitoplazmik organeller: mitokondri.
* Fotosentez için özelleşmiş sitoplazmik organeller: kloroplast.
* Karmaşık yapılı hücre iskeletinin (sitoskeleton) bulunması. (Mikrofilamentler, ara filamentler ve mikrotübüller.)
* Daha karmaşık kamçı (flagella) yapısı.
* Hücre zarıyla kesecikler oluşturarak sıvı ve katı maddeleri hücre içine alabilme yeteneği. (Endositoz ve fagositoz.)
* Bitkilerde selüloz içeren hücre duvarı.
* Hücre bölünmesi sırasında kromozomların ayrılmasını sağlayan ve mikrotübül yapıda olan iğ iplikleri.
* Diploidlik: her hücrede bir genin iki kopya halinde bulunması.
* Mayoz bölünme ve döllenme gerektiren eşeyli üreme.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 9764
favori
like
share
maidenur Tarih: 15.11.2010 13:01
qerçektende bu paylaştıklarınız çok hoş emeğinize sağlık
Leyl-i Lal Tarih: 26.11.2009 00:42
Su Döngüsü

Yaşam İçin Su

Vücudun suya olan ihtiyacı, besine duyduğu ihtiyaçtan çok daha fazladır. İnsan besinsiz 8 haftaya kadar yaşayabildiği halde su içmeksizin 1 haftadan daha fazla yaşayamaz. Yüzde 55 ile 75’i sudan oluşan vücudumuzdan günde, terleme, solunum benzeri aktivitelerle 2-3 litre su kaybederiz. Suyun yaşamsal önemini ortaya koyan vücuttaki fonksiyonları şöyle sıralanabilir:

Karbonhidrat, protein, vitamin, mineral gibi besin öğelerinin, vücudun en uç noktalarına kadar taşınarak, tüm hücrelerin beslenmesi ve yaşamını sürdürmesine olanak sağlamak.

Hücrelerde oluşan artık maddelerin böbreklere taşınıp, vücut dışına atılımına yardımcı olmak.

Bağırsaklarda biriken artık maddelerin, vücut dışına atılımına yardımcı olmak.

Eklemlerimizi kayganlaştırmak.

Gözlere, ağza, burna nemlilik sağlamak.
Derinin nemini kontrol etmek.

Kanımızın yeterli hacimde olmasını sağlamak.

Vücudumuzun ısısını düzenlemek.

Soğuk havalarda ısıyı izole etmek.
İlaç kullanıyorsak, ilacın gerekli yerlere taşınmasını sağlamak, ilaçtan oluşan artık maddelerin vücuttan atılımına yardımcı olmak.