Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Doç. Dr. Funda Elmacıoğlu, Türkiye'de genç neslin obez olmaya doğru gittiğini, bunun da abur cubur tabir edilen beslenme tarzından kaynaklandığını belirterek, herkesin hayatında akılcı bir beslenme rejiminin olması gerektiğini söyledi.


Dengeli beslenme kurallarına sağlıklı yaşam için bütün insanların uyması ve 'bol sebze, az yağ, bardak bardak su' kuralının unutulmaması gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Elmacıoğlu, "Hayatımızda akılcı bir beslenme rejimi her zaman olmalı. Kilo vermeyi ertelememeliyiz. Eğer hızla kilo veremiyorsak hayal kırıklığına uğramamalıyız. Keza çok çabuk kilo kaybedilirse yeme alışkanlıklarını değiştirmek imkansız hale gelir. Herhangi bir tatlıyı yemeden veya bisküvi paketini açmadan önce kendi kendimize, 'Ben gerçekten aç mıyım?' diye sormalıyız. Eğer cevabımız olumluysa, on dakika bekleyip bu soruyu tekrar sormalıyız" dedi.


Yiyeceklerin haftalık olarak planlanması, böylece alışveriş yaparken, abur cubur satın almaktan kurtulunması gerektiğinin önemini vurgulayan Doç. Dr. Elmacıoğlu, "Asla süper markete aç gitmemeliyiz. Eğer insanlar tok karnına alışverişe giderlerse, besin değeri daha yüksek yiyecekler alıyorlar. Abur cuburdan da uzak duruyorlar. Daha hareketli olabilmek için hayatımızda, beslenme rejimimizde değişiklik yapmaktan kaçınmamalıyız. Bugün hep beraber bir günlük tutmaya başlayalım. Hem ne yediğimizi, hem de ruh halimizi kaydedelim. Eğer istemediğimiz halde yemek yiyorsak, bir dakika sonra kendimizi kontrol altına alabiliriz. İradeyi kullanmak, dakikalarla başlar, saatlik, günlük, haftalık, aylık, yıllık sürelerle devam eder. Daima geriye dönüp kendimizi kontrol etmeliyiz. Hiçbir zaman neden kilo vermek istediğimizi unutmamalıyız. Sıkıldığımızda veya diyet yapmaktan yorulduğumuzda eski fotoğraflarımıza göz atmalıyız ve her verdiğimiz kiloda kendimizi nasıl hissettiğimizi hatırlamalıyız. Değişimin zamanla ve sabırla olacağını hep aklımızın bir köşesinde bulundurmalıyız" diye konuştu.


İnsanların geçmişi değiştiremeyeceğini ancak sağlıklı bir gelecek için şansını deneyebileceğini, yeryüzünde hiçbir yiyeceğin kişinin kendisini sağlıklı ve zayıf hissetmesinden daha lezzetli olamayacağını dile getiren Doç. Dr. Funda Elmacıoğlu, özellikle obez ve obez olma yolundaki kişilerin kendisine, "Bu yemeğe ihtiyacım var mı, gerçekten onu yemeyi istiyor muyum?" diye sorması gerektiğini vurguladı.


Yemek yemek istemeyenlerin yemek yiyebileceği bir yere gitmemesi gerektiğine de değinen Elmacıoğlu, sosyal zorunluluk olarak gidilen partilerde de kişinin ne yiyeceğini planlaması gerektiğine işaret etti. Açık büfelerle karşı karşıya olanların hemen salata bölümüne gidip tabağını salatayla doldurması gerektiğini ifade eden Elmacıoğlu, şöyle devam etti:


"Açık büfeye ikinci kez gidildiğinde kişi kendini tok hissedecek ve midesini kontrol altında tutacaktır. Unutmayalım ki; her zaman ölçülü olmalı, porsiyonlarımızı küçük tutmalıyız. Bol sebze, az yağ, bardak bardak su sağlık için vazgeçilmez kurallardır. Yemeğe başlamadan önce bir bardak su içmeli ve bu sırada 'Şu anda yemek yiyorum ama hedeflediğim kilodan uzaklaşıyorum' diye düşünmeliyiz. Bilinçli bir şekilde yemek yemeli, yerken yavaş olmalı, ağzımıza götürdüğümüz her lokmaya dikkat etmeliyiz. Her yemekten sonra da dişlerimizi fırçalamalıyız. Çünkü, ağzımızdaki temizlik duygusu bizim bir kaç saat acıkmamızı engeller"

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 593
favori
like
share
MaRaBoGLu61 Tarih: 08.03.2005 22:08
bilgilendirdigin icin tesekkürler
ByStranqe Tarih: 07.12.2004 14:48
Bİlgi İçin Te$ekkürler.......